(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2006/7283 E. , 2006/6532 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, S.S.K.'lı hizmetleri ile çakışan dönemdeki tarım ... sigortalılığının iptali ile 01.01.1987 tarihinden itibaren tarım ... sigortalılığının geçerli sayılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm fıkrasının 2. bendinde “davacının tevkifat kesintisi yapılan 1994, 1995 ve 1996 yıllarında ve Ziraat Odası kaydının bulunduğu 06.04.1999 tarihinden itibaren SSK’na tabii zorunlu sigortalılığı dışında Tarım ... sigortalısı olduğu tespit edildiğinden ...” denilmiş, SSK’na tabii zorunlu sigortalılık süreleri belirtilerek, 3. bendinde ise “bu dönem dışında ilk tevkifatın yapıldığı 01.05.1995 tarihinden itibaren davacının tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Öte yandan, aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksama gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, hüküm fıkrasında birbirine aykırı iki bendin bulunması infazda tereddüde yol açacak nitelikte olup, usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.