(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/6933 E. , 2007/11871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı Köy Tüzel Kişiliği 17.02.2005 tarihli dilekçesiyle, Çağlarca (Akdamlar) Köyünde sınırlarını bildirdiği 2 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastro işleminin, 1341 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan yerler için, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.1942 gün ve 1942/27 - 464 sayılı kesinleşmiş kararı ile iptal edildiğini, buna rağmen taşınmazın 1744 sayılı yasa döneminde yapılan işlemde yeniden orman sınırları içinde aplike edildiğini, bu durumun kadastro mahkemesinin 1996/21 Esas ve 1999/18 karar sayılı dosyasında da irdelendiğini, taşınmazın köyün ortak malı olduğunu, bu nedenlerle taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının tesbiti ile köy tüzelkişiliği adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ve tapuya tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 1981 yılında yapılıp 24.09.1982 tarihinde, ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasının 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1984 yılında yapılıp 11.12.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 25.05.1988 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın 1940 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, bir kısım gerçek kişilerin açtığı tapuya dayalı orman kadastrosuna itiraz davası sonunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 1942 yılındaki kararı ile dokuz parça tapu kaydı içinde kalan taşınmazlar için orman kadastrosuna itiraz davasının kabul edilerek orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu tapu kayıtlarının içinde davacı köy tüzelkişiliğinin de dayandığı 11 numaralı tapu kaydının da olduğu, 1981 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sırasında, kesinleşmiş mahkeme kararı ... alınmadan çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde aplike edildiği, bir kısım gerçek kişinin itirazını inceleyen komisyonca 1984 yılında yapılan çalışmada itirazların red edilip, 11.12.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı
Yasanın 2/B madde uygulaması, her hangi bir nedenle orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan ormanlar ile sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu sırasında orman sınırları içinde aplike edildiği, bu işlemin ilanından sonra 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, Tapu sahiplerine 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi ile tanınan 10 yıl yıl içindeki dava açma hakkının ilan tarihinde söz konusu olamayacağı, hak düşürcü sürenin geçtiği, her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1942 yılındaki kararına ilişkin dosya aslı bulunamamış ve yöntemince uygulanamamış, yine davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı tesis ve tedavülleri ile birlikte yöntemince uygulanmamışsa da, bir an için bu mahkeme kararının ve kararda sözü edilen tapu kayıtlarından her hangi birinin çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilse dahi, Asliye Hukuk Mahkemesinin 17 t.sani 1942 tarih ve 27 esas 464 kararının, bu karara konu taşınmazların tapula olması nedeniyle 3116 sayılı yasa hükümlerine göre devlet orman sayılmayan yerlerden olması esasına dayandığı, ancak karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile devlet ormanları dışında sahipli ormanların da devletleştirildiği, bu nedenle 1942 yılındaki bu mahkeme kararının, bu karada sayılan tapu kaydı kapsamındaki taşınmazların 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığını belirlemede kesin ölçü olmayacağı, devletleşen orman alanlarındaki tapu kayıtlarının hukuki değerini kayıp edeceği, bu hususun 1984 yılında orman kadastro komisyonunca da gözetilerek, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olduğundan söz edilerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerlerin ve sözü edilen mahkeme kararında sözü edilen tapu kayıtlarının kapsamındaki yerlerin orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, bu nedenlerle Asliye Hukuk mahkemesinin 17 t.sani 1942 tarih ve 27 esas 464 kararına ve bu kararda geçen tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği belirlenip gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.