4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/16086 E. , 2023/2504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin esastan reddi/Asıl davanın reddi, birleşen Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...'ın 30.03.2014 tarihli 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkiline borcu olduğunu, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4550 sayılı dosyasıyla başlatılan takibin kesinleştiğini, araştırmalarda borçlunun Torbalı'da bulunan taşınmazını diğer davalı ...'a 2.000,00 TL bedel göstererek muvazaalı olarak devrettiğinin öğrenildiğini belirterek, taşınmaz devrine ilişkin bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 30.09.2014 tarihli, 125.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacıya borcunun bulunduğunu, çekin tahsili için İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13979 sayılı takip dosyası üzerinden başlattıkları icra takibinin kesinleştiğini, davalı ...'ın maliki olduğu İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Köyü'nde bulunan 591 ada, 10 parselde kayıtlı zemin kat, 11 ve 12 nolu dükkanlarını 13.03.2014 tarihinde davalı ...'e, bu davalıdan da 16.05.2014 tarihinde diğer davalı ...'a devredildiğini öğrendiklerini, yapılan bu devirlerin alacaklıları zarara uğratmak için muvazaalı olarak yapıldığını belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmazın alım satımından dolayı borcunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, kendi evini 15.05.2013 tarihinde 15.000,00 TL peşinat, 09.01.2014 tarihinde tapu tesliminde 55.000,00 TL vererek teslim aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı ...'ın inşaat işinde çalışıp davaya konu taşınmazları da yaptığı demir işine karşılık ve ayrıca üzerine bir kısım ödeme yapılarak devraldığını, gerçek bir devir bulunup muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eşi ... Makas'ın Torbalı-Ayrancılar Mah. 591 ada, 4 nolu parseli 205.000,00 TL bedelle eski malik Baki Yıldırım'dan 12.03.2013 tarihinde satın aldığını, bedelini banka yoluyla ödediğini, ayrıca 3 parseli 160.000,00 TL bedelle Zarife Yalçınkaya'dan aynı tarihte satın alıp bedelini 3 parçada ödediğini, 20.03.2013 tarihinde Torbalı 2. Noterliğinin Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin davalı ... ile akdedilerek bu parsellere bina inşa edilmesi için anlaştıklarını, inşaa edilecek binada yarısının kendilerine yarısının ...'a kalacağını, inşaat yapıldıktan sonra ...'dan arsa sahibi sıfatıyla 2 daire alacağı bulunduğunu, haricen sattığını beyan ettiği dairelerden 2 tanesinin müvekkilinin eşine ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 79.131,00 TL olarak belirlenip, 70.000,00 TL bedel karşılığında ... tarafından satın alınması karşısında ivazlar arasında misli ile fark bulunmadığı, aksine satış bedelinin neredeyse rayiç değer ile eşdeğer olduğu, devrin gerçek bir satış olduğu, alacaklılardan mal kaçırma amacının da güdülmediği, davalı ... ile davalı borçlu ... arasında hısımlık, arkadaşlık, yakınlık, tanışıklık ispat edilememekle işbu davalı yönünden İİK 277., 280. maddesinde aranan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, birleşen davada davalı ... 'e ve davalı ...'e, borcuna karşılık taşınmazların devredildiği ileri sürülmekle devir işleminin İİK 279/2. maddesi kapsamında iptale tabi olduğu, mutat ödeme vasıtası sayılamayacağı, davalı ... davalı ...'ın inşaatında çalışmakla, davalı ...'in eşi ile de ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi tanzim edilmekle borçlunun mali durumunu bildikleri ve alacaklılarını zarara uğratmak kastını bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle birleşen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/574 Esas sayılı dosyasındaki davanın kabulü ile İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Mahallesi'nde bulunan 591 ada 10 parselde kayıtlı 11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerle ilgili 13.03.2014 ve 16.05.2014 tarihli tasarrufların, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13979 sayılı takip dosyasındaki alacak ile sınırlı olmak üzere iptaline, alacaklıya İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13979 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçlu davalı ...’ın, İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Köyü 591 Ada 10 Parsel 83 Cilt 8152 Sayfa Zemin Kat 2 Nolu Bağımsız Bölümdeki meskeni diğer davalı ...’a 2.000,00-TL bedel göstererek 09.01.2014 tarihinde devrettiğini, taşınmazın devri konusunda tarafların aralarında protokol ve buna istinaden ödeme yapılmış olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, davalı tarafça sunulmuş olan her iki belgenin de geriye dönük her zaman düzenlenmesi mümkün olan adi nitelikte belgeler olduğunu, davalının iddialarının bir an için doğru olduğu yani taşınmazın (15.000 TL + 55.000 TL) 70.000,00-TL bedel ile devredilmiş olduğu kabul edilse dahi taşınmazın değerinin pek aşağısı bir bedelle devredilmiş olduğunun sabit olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin asıl davaya ilişkin verdiği kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının borçludaki alacağının gerçek olup olmadığının araştırılmadığını, davalı müvekkilinin eşinin kaymakam olup 19.09.2011-15.09.2014 tarihleri arasında Bayındır Kaymakamlığı görevini ifa ettiği sırada Torbalı-Ayrancılar Mah. 591 ada, 3 ve 4 nolu parselleri satın alıp, 20.03.2013 tarihinde Torbalı 2. Noterliğinin Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin davalı borçlu ... ile akdedilerek bu parsellere bina inşa edilmesi için anlaştığını, yapılacak binadaki dairelerden yarısının kendilerine, yarısının ...'a kalacağını, inşaat yapıldıktan sonra ...'dan arsa sahibi sıfatıyla 2 daire alacağı bulunduğunu, haricen dava dışı kişilere sattığını beyan ettiği dairelerden 2 tanesinin müvekkilinin eşine ait olduğunu, dava konusu edilen taşınmazların da bu alacaklarına karşılık üzerine bedel ödenmek suretiyle satın alındığını, 02.10.2014 tarihinde de eşi ve ...'ın ibralaştıklarını, davalı borçlu ile müvekkili arasındaki ilişkinin tamamen gerçek olduğunu, belirterek, ilk derece mahkemesinin birleşen davaya ilişkin verdiği kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden ispatlanan ödeme ile bilirkişiler tarafından belirlenen değer arasında mislini aşan fark bulunmadığı, tanışıklık da ispat edilemediği, birleşen dava yönünden davalı-3. kişi ile davalı-borçlu ... arasında iş ilişkisinin olduğu, 3. kişinin davalı-borçlunun inşaatında üstlendiği işlerin karşılığı olarak taşınmazın kendisine devredildiği, davalı-4. kişi ile davalı-borçlu arasında mevcut tasarruftan önce bir tanışıklığın olduğu, İİK'nun 280/1 maddesinde vücut bulan haliyle tarafların birbirini tanıdığına, durumu ve amacının biliniyor olduğuna dair yeterli emarenin de bulunduğu gerekçesiyle İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2022 tarih ve 2021/240 E. 2022/115 K. sayılı kararına yönelik, asıl dava için davacı vekilinin, birleşen dava için davalı-4.kişi ... vekilinin istinaf başvurularının HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, asıl davada davalı 3. kişi ...'un tasarruf tarihi olan 09.01.2014 tarihinde Vakıfbank A.Ş hesabından 37.311,72 TL, kardeşi İsmet Bilir'in aynı gün hesabından 20.000,00 TL para çektiğinin anlaşılmasına, çekilen bu paranın taşınmaz devri için ödendiğinin kabulü gerekmesine, bu durumun aksinin ve davalı borçlu ile 3.kişi ... arasında herhangi bir tanışıklığın ispatlanamamasına göre, usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir ( İİK.md.283/1 ). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır ( İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) Genelde, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Tasarrufun iptali davalarında 3.kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Birleşen davada dava konusu taşınmazlardan İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Köyü'nde bulunan 591 ada, 10 parselde kayıtlı zemin kat, 11 ve 12 nolu dükkanlar; davalı borçlu ... adına kayıtlı iken 13.03.2014 tarihinde davalı 3.kişi ...'e devredilmiş, ... tarafından da 16.05.2014 tarihinde davalı 4.kişi ...’a devredilmiştir.
İlk derece mahkemesince; davalı borçlu tarafından davalı 4.kişi ...'e, borcuna karşılık taşınmazların devredildiği ileri sürülmekle devir işleminin İİK 279/2. maddesi kapsamında iptale tabi olduğu, mutat ödeme vasıtası sayılamayacağı, davalı borçlunun, başkaca taşınmazlarla ilgili tasarrufun iptali davaları da dikkate alındığında birden fazla taşınmazını elden çıkarıp alacaklının alacağına engel olmak amacıyla 11 ve 12 nolu dükkanların devir işleminin yapıldığı, davalı 4.kişi ...'in eşi ile de davalı borçlu ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi tanzim edilmekle borçlunun mali durumunu bildikleri ve alacaklılarını zarara uğratmak kastını bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Dosya kapsamından, müteahhit olan davalı borçlu ... ile davalı 4.kişi ...'ın eşi arasında, davalı ...'ın eşine ait İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Köyü'nde bulunan 591 ada, 3 ve 4 nolu parseller üzerine bina yapılması için Torbalı 2. Noterliği 20.03.2013 tarih ve 2672 yevmiye nolu işlemle kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme gereğince sözü edilen arsa üzerine yapılacak binadaki dairelerden yarısının arsa sahibi olan davalı ...'ın eşine kalmasının kararlaştırıldığı, ancak daha sonra davalı ...'ın eşine kalacak olan dairelerden 2 tanesinin, davalı ...'ın eşinin muvafakatiyle davalı borçlu müteahhit ... tarafından dava dışı kişilere devredildiği, buna karşılık olarak da dava konusu edilen 11 ve 12 nolu dükkanların da arsa sahibi olarak davalı ...'a devredilmesinin kararlaştırıldığı ve bu nedenle devredildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle dava konusu taşınmazların ...'a devredilmesi, mutad ödeme vasıtası olup İİK'nun 279/2 maddesi gereğince iptale tabi olduğunun düşünülmesi mümkün değildir. Öte yandan, davalı ... veya eşi ile davalı borçlu ... arasında herhangi bir akrabalık, arkadaşlık, devam eden bir ticari ilişki, ortaklık veya tanışıklık bulunduğuna dair delil olmadığından, davalı ...'ın eşinin arsa sahibi olarak arsası üzerine bina inşaa ettirmek amacıyla müteahhit olan davalı borçlu ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemiş olması hayatın olağan akışına aykırı olmayıp, yalnızca bu husus davalı ...'ın borçlunun mali durumunu bildiği veya alacaklılarını zarara uğratmak kastını bilebilecek durumda olduğunu göstermeyecektir. Bu durumda; birleşen davada davanın davalı 4. kişi ... yönünden reddi ile, taşınmazların devredildiği davalı 3. kişi ...'in İİK’nın 283/2. maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle (davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere) sorumlu tutulması düşünülerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... 'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.