4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/9591 E. , 2023/18055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ..
. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 442 gün karşılığı 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, haksız tahrik hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, hakkında şikayet bulunduğu gerekçesi ile kendisini karakola davet eden polis memurlarına yönelik "O...çocukları, sizi sinkaf ederim." dediği kabul edilerek hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde tutanak, tutanak tanıkları, mağdur ve tanıkların aşamalardaki beyanları, sanığın suçlamayı kabul etmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmedilmemesinin ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre adli para cezası hesaplanırken cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yıl üzerinden hesaplama yapılmasının sonuca etkili olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında cezanın adli para cezası yerine hapis cezası olarak belirlenmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.