8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/9437 E. , 2023/3951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2012 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve kasten yaralama suçundan; sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açıldığı kabul olunmuştur.
2.Altınözü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli kararı ile ;
a)Sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan 5 ay hapis cezası ve erteleme ; kasten yaralama suçundan 6000 TL adli cezası ve erteleme;
b)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 6000 TL adli para cezası ve ertelemeye hükmolunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz isteği kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, temyiz dışı müşteki sanıklar ... , ... , ... , ... , ...., ...in gece vakti müşteki ....ın evine zorla girerek müştekiyi yaralamaları üzerine bu olayı duyan ve müşteki ...nın akrabası olan sanıklar ... ve ...ın olay yerine geldikleri, sanık ...'ın ele geçirilemeyen av tüfeği ile .... soyadlı müşteki sanıkları yaraladığı, sanık ... Bayraktarın da ele geçirilemeyen sopayla ... soyadlı müşteki sanıklara saldırdığı ve vurduğu diğer tarafın da aynı şekilde karşılık verdiği ve tarafların birbirlerini basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 170 inci maddesinde,
Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamede hangi hususların yer alacağı ve iddianamenin ne şekilde düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemelerce yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. İddianame ayrıntılı olmalı, şüpheliye isnat edilen eylemlerin nelerden ibaret olduğu hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açık bir biçimde belirtilmelidir.
Yine aynı Kanunun 225 inci maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 230 ve 223 üncü maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkalrın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekmektedir .
2.Anılan yasal düzenlemelere göre, somut olay incelendiğinde, Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin başlık kısmında yer alan sevk maddeleri bölümünde sanık ... hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması istemi bulunduğu halde, iddianame metninde bu eylemden bahsedilmediği , yine iddianamenin anlatım kısmında sanıklar ... ve ...'ın, ... soyadlı dosya şüphelilerini yaraladıklarının belirtilmesine ve dosya kapsamında bu soyadı taşıyan 6 kişinin bulunmasına rağmen iddianame başlığında sanık ...'ın yaralama eyleminin beş kişiye yönelik olduğunun gösterildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, belirtilen bu eksikliklerin ancak 5271 sayılı maddesine göre mahkemenin iddianameyi iade yetkisinin gerekçesi olabileceği, mahkeme tarafından iddianame kabul edildikten sonra ise, varsa eksiliklerin kovuşturma aşamasında mahkemesince giderilmesi gerekeceği, bu kapsamda mahkemece iade edilmeyip kabul edilen anılan iddianameye göre, gerekirse iddianamenin açıklattırılması suretiyle, iddianamenin açıklattırılması suretiyle de eksikliğin giderilmesi mümkün değilse, eksikliği tespit edilen hususlarda iddianame düzenlenmesi için Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulup, anılan eylemlere ilişkin suçlar yönünden dava açılması sağlandıktan ve açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesinden sonra yapılacak yargılama neticesinde sanıklar hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmemiştir.
3.Mahkemece sanıklar hakkında hüküm kurulurken hangi sanığın hangi eylemden dolayı sorumlu tutulduğu, buna ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu belirtilmemiş, hükmün gerekçe kısmı, Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz dışı sanık ... hakkında bu dosya ile birleştirme talepli olarak düzenlenen 16.07.2014 tarihli iddianamesi içeriği aynen kopyalanmak suretiyle eksik ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde oluşturulmuştur.
4.Kabul ve uygulamaya göre de ;
a)Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan mağdur sayısınca hüküm kurulması gerekirken tek birer hüküm kurulması,
b)5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak cezanın paraya çevrilmesi ,
c)5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci ve 52 nci maddesi uygulanmak suretiyle suretiyle tespit edilen sonuç cezanın 4500 Türk Lirası yerine, 6000 Türk Lirası olarak belirlenerek fazla ceza tayin edilmesi ve hükmolunan hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesinin akabinde "hapis cezalarının ertelenmesine" karar verilerek hükümlerde çelişkilere yol açılması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle Altınözü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.