3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/15289 E. , 2023/2045 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.....Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2017/339 Esas, 2018/161 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/3213 Esas, 2019/699 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli, 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddelerinin birlikte uygulanması halinde suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 150/3 üncü maddesine göre sanığa zorunlu müdafii tayin edilerek savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanarak hüküm kurulması, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMK'nın 302 nci maddesi gereğince hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle;
1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bildiği her şeyi anlattığına,
3.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
4.Müdafii atanmadan yargılama yapıldığına,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ByLock haberleşme ağına dahil olması, örgüte ait evlerde kalması, örgüt içerisinde ev abiliği ve BTM'lik görevlerini üstlenmesi, kod adı (Mahmut) kullanması, FETÖ/PDY üyeleri tarafından askeriye'ye yerleştirilmesi gibi hususlar nazara alındığında hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilerek örgüt içerisindeki konumu ile faaliyetleri, suçun önem ve değeri, dikkate alınarak eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçun 3713 sayılı TMK'nin 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca cezasından yarı oranında artırım yapılmasına; Sanığın evlerde kaldığı sürece ilşkin samimi bilgiler verdiği sabit olmakla birlikte askeriyeye yerleştirilme süreci ve asker olduktan sonraki kendisinden sorumlu abiler ve birlikte sohbet ve örgütsel faaliyet yaptığı kişilerin ifadesinde eksik kalması, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 01.03.2018 tarih ve 2017/3283 Esas ve 2018/527 sayılı ilamı ışığında sanığın örgüt içerisinde geçirdiği süre, konumu ile bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili verdiği bilgiyle orantılı, makul bir indirim esas alınarak,
TCK'nın 221/4 üncü maddesi ikinci cümlesi gereğince cezasından 2/3 oranında indirim yapılmasının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 Esas 2019/6048 sayılı Kararında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/3213 Esas, 2019/699 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.