3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/2908 E. , 2023/2722 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2017/76 Esas, 2018/5 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 /2., 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1., 5237 sayılı Kanun'un 62., 53., 63., 58/9 uncu maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2..... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2018/965 Esas ve 2019/780 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunda gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "20.07.2016" olarak düzeltilebilir olduğu dışında isabetsizlik görülmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3..... Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanlığının 10.12.2018 tarihli ve 2018/2788 Esas, 2018/4962 sayılı Kararı ile özetle; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ile müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ve başka soruşturma dosyalarında şüpheli sıfatıyla verdikleri ifadelerinde sanık hakkında beyanlarda bulunan B.E. ile A.A duruşmada tanık sıfatıyla dinlenip sanıkla ilgili detaylı beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, adli emanetin 2016/2674 ve 2017/10504 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında bir karar verilmemesi, duruşmada Segbis vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin Segbis çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi," gerekçesiyle daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 14.11.2019 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/723 sayılı Kararı ile .... Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarih, 2017/76 Esas ve 2018/5 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2 nci maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasa'nın 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62., 53., 58/9 ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2020 tarihli onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına, yalnızca uygulamaya hayatın olağan akışına aykırı sayıda ve sıklıkta erişim sağlandığını gösteren çelişkili BTK, HTS, CGNAT ve ByLock sunucu kayıtlarının hükme esas alınamayacağına,
2.Suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığı,
3.Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiası ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "... Tanıklar B.E. ve A.A'nın beyanlarına göre sanığın anılan terör örgütünün sohbet adı altında düzenlenen örgüt toplantılarına katıldığı, kendi evinde de toplantı düzenlendiği, maaşının %10'unu himmet olarak verdiği ve kurban bağışında bulunduğu, çevresinde de bu örgüt mensubu olarak bilindiği anlaşılmaktadır. Savunma tanığı M.D., tanık B.E.'nin beyanında adı geçen ve abi konumunda bulunan kişi olup, sanık hakkında bilgisi olmadığını ifade etmiştir. Diğer savunma tanığı M.A. ise daha çok tanık B.E.'nin beyanlarının doğru olmadığını ifade etmeye çalışmıştır.
Her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu yönünden bu örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock kullanımının kesin delil olduğu kabul edilmiş ise de CGNAT kayıtlarının tek başına ByLock kullanımını ispatlamayacağı, zira diğer uygulamaların yönlendirmesi nedeniyle bu kayıtların oluşma ihtimalinin mevcut olduğu Yargıtay kararlarında belirtilmiştir.
Ancak tüm dosya kapsamına ve özellikle tanık anlatımlarına göre sanığın en azından 2011 yılına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altında düzenlenen örgüt toplantılarına katıldığı, kendi evinde de toplantı düzenlendiği, maaşının %10'unu himmet olarak verdiği ve kurban bağışında bulunduğu, çevresinde de bu örgüt mensubu olarak bilindiği, sanığın örgüt ile bağlantısını koparmadığı ve HSK tarafından ihraç edildiği, CGNAT (HIS) kayıtlarına göre kullandığı cep telefonunun internetinden ByLock sunucularına 6124 giriş kaydının bulunduğu anlaşıldığından ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının beklenilmesine gerek görülmemiştir.
Sanığın kullanmış olduğu 0541 (...) (..) (..) nolu telefonlarında yukarıda özelikleri anlatılan ByLock uygulamasını kullandığına dair mevcut rapor ve bunu doğrulayan terör örgütünün kiralamış olduğu IP adreslerine bağlantılarını gösteren Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu tarafından düzenlenen CD içeriği, sanığın en azından 2011 yılına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altında düzenlenen örgüt toplantılarına katıldığı, kendi evinde de toplantı düzenlendiği, maaşının %10'unu himmet olarak verdiği ve kurban bağışında bulunduğu, çevresinde de bu örgüt mensubu olarak bilindiği ne dair tanık beyanları, sanığın örgüt ile bağlantısını koparmayarak HSK tarafından hakimlik görevinden ihraç edilmesi hususları birlikte nazara alındığında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının beklenilmesine gerek bulunmadığı kanaati oluşmuş, mevcut delil durumu itibarıyla söz konusu eylemlerin sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk unsurlarını oluşturduğu, dosyadaki delillere göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübut bulduğu Dairemizce kabul edilmiş, sanığın sübutu kabul edilen eylem ve faaliyetlerine göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair vicdani kanaat oluşmuş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanığın ByLock kullanıp kullanmadığının tespiti için ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme raporu beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
1.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, dosya kapsamında alınan tanıkların beyanları ve sanık savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, kendi evinde toplantı düzenlediği, örgüte kurban ve maaşından himmet adı altında bağışta bulunduğu anlaşılmış olup örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/99 Esas ve 2019/723 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...