3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15895
- Karar No
- 2023/932
- Karar Tarihi
- 02.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2021/15895 E. , 2023/932 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/70 Esas, 2018/341 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62'nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2019/21 Esas, 2019/132 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.)
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, bylock verilerinin hukuki delil olmadığına ve tek başına mahkumiyete yeterli olmadığına, haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğine, tanık A.A.'nın beyanlarının tanığa mahkeme huzurunda okunmamış olmasına, soru sorma hakkının kullandırılmamış olmasına ve etkin pişmanlıktan yararlanan tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'un ByLock sorgu sonuç raporu içeriğine göre kullandığını beyan ettiği (0531) xxx xx (..) nolu GSM hattı ile 3569370559132401 IMEİ numaralı telefon cihazı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock isimli gizli, kriptolu programı kullandığı Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü yazılarında bildirilmiş olup, belirtilen telefon hattı üzerinden ByLock uygulamasının kullanımı için Litvanya’da sunucu kiralama hizmeti veren “Baltic Servers” şirketinden kiralanan 46.166.160.137 ile 46.166.164.181 IP adresine 11.08.2014 ve 26.05.2015 tarihleri arasında 156.999 kez bağlantı gerçekleştirildiği İnternet Bağlantı (CGNAT) sorgu sonucundan, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre sanığın ByLock programını 88788 ID numarası ile, sayran Kullanıcı adı ile cemiloglu.a şifresi ile Eagle134116sayran adı ile BDurmuş965adslQturk.net üzerinden indirilerek 0(531) xxx xx 23 numaralı GSM hattı üzerinden kullandığı, sanığın bu program üzerinden B.G., S.M.M., H.E., F.Ö., B. D.(eşi), R.S., K.D. (kullanıcı nicki selma), Y.D., S.B. ile iletişim halinde olduğu, sanığın savunması ve nüfus kaydı birlikte değerlendirildiğinde kızlık soyadının "Cemiloğlu" olduğu sanığında ByLock programının şifresini "cemiloglu.a" olarak belirlediği anlaşılmakla sanığın bu proğram üzerinden büyük bir çoğunlula bayan kullanıcılar ile iletişim kurduğu ve kızlık soyadı ile şifre oluşturduğu gözetildiğinde sanık ve müdafiinin bu programın eşi B.D. tarafından kullanılmış olabileceği savunmasına itibar edilmemiş olup ayrıca hakkında benzer suçtan soruşturma bulunan A.A.'nın Bursa TEM şube müdürlüğünde müdafii huzurunda alınan beyanında;"..2011 yılında Kocaeli Üniversitesi Sağlık Okulunu kazandığını, kendisi Kocaeli FEM dersanesinde üniversite okuyan kız öğrencilerin karşıladığını, kendisine örgüt evlerinde kalması teklifinde bulundukları, kendisinin de maddi durumu nedeni ile kabul ettiğini, kendisini İzmit Sekapark civarında bir eve yerleştirdiklerini bu evde M.M., S.B., B.G. ile kaldığını, kendileri ile D. isimli bir şahsın ilgilendiğini kendilerine sohbet verdiğini Fetullah Gülen vaazlarının dinletildiğini ve kitaplarının okutulduğunu, D. isimli şahsın kendisine tuşlu bir telefon vererek kendi hatları üzerinden görüşmemeleri gerektiğini söylediğini ve kendisine sohbet verme yetkisi verme teklifinde bulunduğunu kendisinin bunu kabul etmediğini, zaman zaman farklı illerde kamp yaptıklarını, bu kamplarda sohbet, kahvaltı proğramları, sure ezberleme, Fetullah Gülen vaazları izleme kitaplarını okuma gibi aktivitelerin bulunduğu, yine 2014 yılından Yalova Armutlu'da kamp düzenlendiği bu kampa A. isimli bir kız bir erkek çocuğu olan ve eşi polis olan bir kişinin sohbet grubunda yer aldığını, 2015 yılı Ocak ayında Aysun isimli bir kişinin evinde günü birlik kamp yaptıklarınıi bu kampa B.G., N. ve A. isimli bir kişinin de katıldığını Aynur'un hemşire veya ebe olduğunu Seka Devlet Hastanesinde çalıştığını, bu kampta yine Fetullah Gülen argümanlarının kullanıldığını ve dini içerikli kamp olduğunu beyan ettiği ve fotoğraf teşhisinde sanık A.D.'yi A. veya A. olarak hatırladığını sosyal aktivitelerde bir araya geldiklerinde kendilerinin durumlarını sorduğunu ve kendileri ile ilgilenen N.'nin bir üstünde yeraldığını düşündüğünü," beyan ettiği, A.A.'nın beyanlarında ismi geçen ve örgüt evlerinde kalıp örgüt üyelerinin düzenlediği kamplara katılan M.M., S.B., B.G.'nin sanığın bylock proğramında ekli olması birlikte ve sanığın görev yeri ve mesleği hakkında verdiği bilgiler doğrultusunda sanığın A. ismi ile tanıdığı kişinin sanık A.D. olduğunun yönünde mahkememizce sabit görülmüş, A.A.'nın beyanları son duruşmada okunduğu ancak sanığın bu hususta herhangi bir savunmada bulunmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını kullanması dikkate alındığında, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, bu ağa dahil olan sanığın ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, bylock iletişim sisteminin, açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, sanığın bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, dosyaya getirtilen ve sanığa ait olduğu ileri sürülen Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının ekleyenler ve eklenenler kısmı incelenmesinde eğitim faaliyetinde bulunanların da kayıtlı olduğu dikkate alındığında öğretmen olan eşi tarafından da Bylock iletişim sistemine dahil olunduğu ihtimali gözetilerek; sanığın eşi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa ilgili dosya getirtilip incelenerek söz konusu dosyada sanık hakkında bilgi yahut beyan bulunup bulunmadığı belirlenip, keza olayın tek tanığı konumunda bulunan A.A.'nın, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180, 181 ve 210 uncu maddeleri uyarınca etraflıca beyanları alınıp, ayrıca örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı da tespite çalışılarak varsa dosyaya getirtilip, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2019/21 Esas, 2019/132 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.