4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2020/34411 E. , 2023/17075 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı hakaret suçundan katılan ...'ın zarar görmediği bu nedenle katılan vekilinin bu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların suçları işlediklerine, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın dükkanına haciz işlemi yapmak için gelen alacaklı vekilinin katibi olan ... ve icra memurunun, görevli polis memurları ..., ... ve ...'e borçlunun üzerinin aranmasını istedikleri, polis memurlarının haciz mahallinde güvenlik amacıyla bulunduklarını, üst arama yetkilerinin olmadığını söyledikleri, ısrar üzerine görevli Cumhuriyet savcısını ve karakol amirini arayarak üst araması yapıp yapamayacaklarını sordukları, talimat verilmediği için üst araması yapmadıkları, o sırada borçlu olan sanık ...'ın alacaklı vekilinin katibi katılan ...'ye yönelik hakaret ettiği ve polis memuru olan sanıkların görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla dava açıldığı, sanıkların suçları işlediğine dair delil bulunmadığından, Mahkemece beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde Mahkemece kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikâyetçi ...'a bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanunun 317 inci maddesi uyarınca şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanıkların savunmalarının alındığı tarihler dikkate alınarak, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştiği belirlenmiştir. V. KARAR
1.Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.