Esas No
E. 2021/16478
Karar No
K. 2023/1054
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/16478 E.  ,  2023/1054 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1851 E., 2018/2546 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/16 Esas ve 2018/86 sayılı Kararı

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1851 Esas, 2018/2546 sayılı Kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi,

Sanık hakkında, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına ilişkin taleplerine, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, adil yargılanma hakkı ve nesafet kuralları gereğince savunmaları takrar ile ve temyiz incelenmesinde bu savunmalara değinilmesine, suçun maddi ve marevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince " belirtilen deliller ve bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ... A.’ın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir irtibatını olmadığını ısrarla savunmasına karşın, ByLock isimli programı adına kayıtlı her iki hattında kullanılmış olması, örgüte irtibatlı ve iltisaklı Bank Asyada hesabının bulunması örgüt liderinin talimatından sonra para yatırması, Akhisar Körfez dershanesine gitmesi ve Manisa Kızılay Öğrenci yurdunda kalması, dosyada bulunan mevcut bilgi ve delilleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık ... A.’ın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanığın FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu,örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden eylem ve faaliyetlerde bulunması bir bütün olarak değerlendirilmiş ve örgüt üyesi olduğuna dair mahkememize kanaat hasıl olduğunda aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

" gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, duruşmaya CMK'nın 191/1 inci maddesi gereğince iddianamenin kabulü kararının okunması ile başlanarak, sonrasında aynı maddenin diğer fıkralarında belirtilen sıralamaya uyularak duruşmaya devam edilmesi gerekirken, gelen yazı cevaplarının okunması sonrası sanığın kimlik tespitine geçilmesi şeklinde devam eden işlemlere ilişkin uygulamanın CMK'nın 191/1 inci maddesine aykırı olduğu anlaşılmış ise de, maddedeki sıralamaya uyulmamasına ilişkin usul hatasının nispi bir hukuka aykırılık olması karşısında, kuralın koruduğu amaca bir zarar gelmediği ve bu durumun sonuca etkili olmadığı anlaşılmış olup, bu hususun eleştiri konusu yapılmış, sanıktan el konulmuş olup Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/851 sırasında kayıtlı eşya hakkında bir karar verilmemiş ise de, CMK'nın 256/2 v.d. md. gereğince her zaman karar verilebilmesi mümkün olduğundan ayrıca hükümden sonra dosyaya gelmiş olan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının içeriğinde yer alan bilgiler dikkate alındığında, bu hususun suçun sübut ve vasfı ile belirlenmiş olan ceza miktarına bir etkisinin bulunmadığı, hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan delillerin kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu anlaşılmakla bahsedilen durumların sonuca etkili görülmeyerek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Sanığın örgüte müzahir dersanelere gitmesinin, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla bu husus değerlendirme dışı bırakılarakılarak sonuca etkili görülmemiştir. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması itibariyle, suç tarihinin sanığın gözaltına alındığı tarih olan "06.10.2017" olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında "15.07.2016" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

Toplanan deliller itibariyle örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın, 252574 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyaya destek olarak örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylem ve faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla; yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1851 Esas, 2018/2546 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ilgili fıkrasındaki "delaletiyle 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog