Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/17252
Karar No
K. 2007/17224
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2007/17252 E.  ,  2007/17224 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler, katılan davacı ... ve davalılardan Behire ve ... Likoğlu tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1970 yılında yapılan kadastro sırasında, Köyü 278 ada 41 parsel sayılı 6.095 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, K.Sani 1314 tarih 5 nolu tapu kaydı ile gittileri ve 1939 tarih 668 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 3/8 payı ... , 3/8 payı ... ... , 1/8‘... payı ... ... ve Şükran adlarına tesbit edilmiştir. İtirazları kadastro komisyonunca reddedilen ... ve .... ; çekişmeli taşınmazdaki 6/8 payı kayden satın aldıkları, 2/8 payı ise tapu dışı satış yoluyla satın aldıkları, bu yönde açtıkları davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/354-1144 sayılı dosyasında kabul edilerek 2/8 payın adlarına tapuya tesciline karar verildiği, ancak bu karar henüz kesinleşmediğinden kadastro sırasında 2/8 payın ... ... ve ...adlarına tesbit edildiği, 2/8 payın K.Sani 1314 tarih 5 nolu tapu ile davalıların miras bırakanı olan ... ...’nin üzerinde kaldığı, taşınmazın tamamını 20 yılı aşkın süreyle kullandıkları, tapunun hukuki değerini yitirdiği, tespitin iptal edilerek taşınmazın tamamının adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/354-1144 sayılı kararının 8. Hukuk Dairesince 9.4.1971 gün 2248-2097 sayılı karar ile onandığı, karar düzeltme yoluna başvurulmadığından kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılardan...., ve ... ’nun temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 25.5.1992 gün 1991/10922-1992/7806 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın ... sınırının açıkta bırakıldığı, bu nedenle yüzölçümünün belirlenmediği, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/354-1144 sayılı dosyasının bulunduğu yerden getirtilerek temyize konu dosya içine konulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenemediği” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra taşınmazın ... sınırında orman bulunduğu gerekçesi ile Hazine ve orman yönetimi davaya dahil edilmiştir. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/354-1144 sayılı kararının kesinleştiği, davacıların davalarını ispatladıkları, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak ... sınırda eylemli olarak orman bulunduğundan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, davacıların tapu miktar fazlasını iktisap etmedikleri gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek ... bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 2.757 m2 yüzölçümlü bölümünün eşit paylarla davacılar adlarına, (A) ile işaretlenen 3.338 m2 yüzölçümlü kesiminin tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı kişiler, katılan davacı ..., davalılardan....., ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/354-1144 sayılı kararının temyize konu davanın devamı sırasında kesinleştiği ve Tapu Sicil Müdürlüğünce kesinleşen karar uyarınca 10.07.1972 tarihinde 634 yevmiye 16 sıra numarasıyla ... çocukları ... ve ...'ye ait toplam 2/8 payın eşit paylarla davacılar adlarına tescil işleminin yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın doğusunda Devlet Ormanı bulunduğundan dayanak tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerli olduğu, taşınmazın ... Bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 2.757 m2 yüzölçümlü bölümünün dayanak tapu kaydının miktarıyla geçerli kapsamı içinde kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın (A) ile işaretlenen kesiminin hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, 1960 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda, 1944 çekim tarihli ... fotoğrafında çalılık olarak gözüktüğü, % 15 eğimli olduğu, kısmen ... ve ... olduğu, üzerinde meşe, defne, yılgın cinsi orman bitkileri bulunduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramından % 12’den fazla eğimli çalılık yerlerin orman ve ... muhafaza karakteri taşıdığından orman sayılacağına, kaldı ki, bu yerin halihazırda eylemli orman niteliğinde bulunduğu ve yörede yapılan orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, (A) ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tespitteki (tarla) niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmekle, hüküm fıkrasının 1. bendinin üçüncü cümlesinde yer alan “tespitteki vasfı ile” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak; bunun yerine, Hazine kelimesinden önce “orman niteliği ile” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 31/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K1144 md.438/7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog