Esas No
E. 2021/11572
Karar No
K. 2023/4058
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/11572 E.  ,  2023/4058 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2.İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına usulüne uygun şekilde davanın ihbar edilmesine rağmen duruşmalara katılmadığı, katılma talebinde de bulunmadığından temyiz isteminin reddine; sanık ...'nin temyiz itirazı yönünden ise sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, katılma taleplerinin kabul edilmesine, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, cezalardan indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği, cezanın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ...'ın 2012 doğumlu olan kızı ...'i, sanık ...'in ise 2010 doğumlu olan kızı ...'i camı çıkışında dilendirdikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE

A. Tebliğname yönünden, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, Bakanlığın çocuğa karşı işlenen suçlarda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmaktadır. Somut olayda, yargılama sırasında davanın ihbarı için İzmir Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildiği, yazılan müzekkerenin bir suretinin dava dosyası içerisinde bulunduğu, gerekçeli kararın kuruma tebliği üzerine kurum vekilinin katılma istemli olarak hükümleri temyiz ettiği belirlenmiştir.

Davanın kuruma müzekkere yazılmak suretiyle ihbar edilmek istendiği, ancak ihbarın kime , ne şekilde ve hangi tarihte yapıldığı hususu dava dosyası içeriğinden belirlenemediğinden usulüne uygun bir şekilde ihbar yapılmadığının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenle müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden,

Çocuğa yönelik işlenen dava dosyasına konu suç yönünden müşteki Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;

1.Sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezalarının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.5237 sayılı Kanun'un 229 uncu maddesinde düzenlenen dilencilik suçunun hareket unsuru "çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma" olarak belirlenmiştir. Failin, çocuğu veya bedenen ya da ruhen kendisini savunamayan bir kişiyi, araç olarak kullanıp kullanmadığı hususu, dilenme anında dilenen kişinin ve dilencilikte araç olarak kullanılan kişilerin konumları, birbirlerine yakınlıkları, dilenen kişi ile dilencilikte araç olarak kullanılan kişinin hangi konumda bulunduğu ve sair hususlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Araç olarak kullanma deyiminden, suçun konusunu oluşturan kimselerin, muhatabın (menfaat talep eden kişi) algılayabileceği bir şekilde beraberinde (yanında, elinden tutarak veya sırtında v.s.) ya da muhatabın görebileceği bir yerde bulundurmak anlaşılmalıdır.

Yukarıda yazılı bilgiler ışığında, sanıkların kendi öz kızlarını Balçova ... Cami öğle namazı çıkışında dilendirdiklerine dair kolluk görevlileri tarafından tutulan 25.06.2015 tarihli tutanak içeriği, ekindeki fotoğraflar, dava dosyası içerisinde bulunan nüfus kayıt örnekleri ve tüm dava dosyası kapsamına göre, mahkemenin sübuta, suç niteliğinin belirlenmesine, dilencilikte araç olarak kullanılan çocukların yaşları dikkate alınarak cezaların teşdiden takdir edilmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararında katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık ... 'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.