Esas No
E. 2021/2949
Karar No
K. 2023/2621
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Ceza Dairesi         2021/2949 E.  ,  2023/2621 K.

"İçtihat Metni"

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2017 Tarihli ve 2015/335 Esas, 2017/96 sayılı Kararı ile;

1.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Devletin birliğini ve ülkü bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülkü bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesinin, 19.10.2017 Tarihli ve 2017/1217 Esas, 2017/1263 sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 02.05.2018 Tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/1334 sayılı Kararı ile; "1.Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; Kırsaldaki silahlı terör örgütü mensupları ile irtibata geçerek şantiye alanındaki iş makinaları ve araçları yakarak zarar veren suça sürüklenen çocuğun eyleminin,

TCK'nın 302 nci maddesinde yazılı, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun amacına yönelik olarak vahamet arz eden nitelikte bulunmadığı ancak; suça sürüklenen çocuğun savunması, tanık beyanları, tape kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde olduğu anlaşılan ve kırsaldaki örgüt mensuplarının talimatları doğrultusunda hareket eden suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Sanık ... yönünden; sanığın, kırsaldaki silahlı terör örgütü mensuplarının talimatı üzerine şantiye alanındaki iş makinaları ve araçlarına yakarak zarar verilmesi eyleminin, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun amacına yönelik olarak vahamet arz eden nitelikte bulunmadığından TCK'nın 302 nci maddesinde yazılı suçu oluşturmayacağı gözetilerek, sanığın savunmasında, polis ve jandarma görevlilerine terör örgütü ile ilgili bilgiler aktardığını bildirmesi karşısında, istinaf aşamasından sonra sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen ve bu dosyaya konu olaya ilişkin olduğu anlaşılan bylock yazışma içeriklerinde belirtilen hususların doğru olup olmadığı, savunmayı doğrular nitelikte bulunup bulunmadığı araştırılıp, gerekirse adı geçen polis memurlarının tanık olarak dinlenmesi suretiyle, sanığın emniyet ve jandarma görevlileri tarafında istihbarat elemanı/muhbir olarak kullanılıp kullanılmadığı belirlenip, savunmanın aksinin ispatlanamaması durumunda, gerçekleştirilen dayanak eylemin suç teşkil etmesi sebebiyle, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturacağı düşünülebilir ise de, sanığın silahlı terör örgütü adına ve yararına hareket etmek kastıyla eylemi gerçekleştirmediği nazara alındığında unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesinin, 17.12.2019 Tarihli ve 2018/2065 Esas, 2019/1303 sayılı Kararı ile;

1.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 10 ay 20 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sanık Aboullah Tapkan hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına yönelik hüküm kurulmuştur.

E. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.06.2020 tarihli, suça sürüklenen çocuk ...

yönünden onama, sanık ... Taptan yönünden bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk ... müdafiiinin temyiz isteminde özetle;

1.Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

3.Dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,

4.Sanık hakkında aleyhte beyanda bulunan diğer sanık ...'ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına,

5.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak, sanığın beraatine karar verilmesine,

6.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara, Sanık ... müdafiilerinin temyiz istemlerinde özetle;

1.Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

3.Dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,

4.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak, sanığın beraatine karar verilmesine,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine kurulan hükümde,

A. Suça sürüklenen çocuk ...

hakkında; iddia, savunma, müzekkere cevapları, tanık beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 21.08.2015 tarihinde saat 00.30 sıralarında, kırsaldaki silahlı terör örgütü mensuplarının talimatı üzerine, Hasankeyf ilçesi Kesmeköprü köyünde faaliyet gösteren Şimşekler inşaat firmasına ait, şantiye alanındaki iş makinaları ve araçlarını yakarak zarar verdiği anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin,

TCK'nın 302 nci maddesinde yazılı, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun amacına yönelik olarak vahamet arz eden nitelikte bulunmadığı ancak; suça sürüklenen çocuğun savunması, tanık beyanları, tape kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde olduğu anlaşılan ve kırsaldaki örgüt mensuplarının talimatları doğrultusunda hareket eden suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan TCK'nın 302 nci maddesi gereğince hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirlenerek, suça sürüklenen çocuğun sübut bulan eyleminden dolayı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmış, netice ceza olarak 3 yıl 10 ay 20 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Sanık ...

hakkında; iddia, savunma, müzekkere cevapları, tanık beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda sanığın istihbarat elamanı/muhbir olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda araştırma yapılmış; Batman İl Jandarma Komutanlığının 03.08.2018 tarihli yazısı ile; Hasankeyf ilçe J.K.lığı,... J.K.lığında kayıtlı haber elemanı bulunmadığı, Krk.K.lığı tarafından istihbarat/muhbir olarak kullanılan şahıs bulunmadığı, istihbarat şube müdürlüğü kayıtlarında görüşülen şahıs kategorisindeki şahıslardan olmadığı, bylock yazışmalarındaki hususların tespit edilemediğinin bildirilmesi, 15.08.2018 tarihli Hasankeyf İlçe Emniyet Amirliğinin yazısı ile; sanığın, Hasankeyf İlçe Emniyet Amirliği birimlerince istihbarat/muhbir olarak kullanılmadığı, ByLock içeriklerinin doğru olup olmadığının teyid edilemediğinin bildirilmesi, yine 12.09.2018 tarihli Hasankeyf İlçe Jandarma Komutanlığının yazısı ile de; sanığın, istihbarat/muhbir/tasnif dışı olarak kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği, bylock içeriklerinin doğru olup olmadığı konusunda herhangi bir bilgiye ulaşılamadığının bildirilmesi, Batman İl Emniyet Müdürlüğünün 13.12.2018 tarihli yazısı ile de; söz konusu bylock içeriklerinde geçen yazışmaların net ve anlaşılır olduğu, bylock içerikleri haricinde başkaca bir bilgi ve belge olmaması nedeni ile doğruluğunun tespitinin mümkün olmadığının bildirilmesi, İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenen Jandarma görevlileri Z.A. ve U.P. ile polis memuru E.D.'nin; sanığın, istihbarat anlamında doyurucu olmayan bilgiler verdiğini beyan etmeleri, ayrıca mahkeme kararında belirtildiği şekilde; Sanık ... Tapkanın eylem sırasında görüştüğü Jandarma Personelini de "abe bak bugün ne olursa olsun siz dışarı çıkmayın pusu var, sizi pusuya düşürecekler, ya ihbar ederler ya da farklı birşey, dediğim gibi siz dışarı çıkmayın, komple uyar ne olursa olsun dışarı çıkmasınlar" şeklinde beyanda bulunarak pusu kurulacağı yönünde bilgi vererek güvenlik güçlerinin olay yerine gelmesini engellemesi, olaydan sonra yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen delillerden kendisine ulaşılacağını düşünen sanık Abudullah Tapkan'ın tape kayıtlarına göre Almanya'ya kaçmaya çalıştığının belirlenmesi, sanığın, Z.T. adlı Whatsapp konuşmalarında kırsala çıkma ile Almanya'ya gitme konusunda tereddüt yaşadığının anlaşılması karşısında istihbarat elemanı/muhbir olarak kullanılmadığı tespit edilmekle; 21.08.2015 tarihinde saat 00.30 sıralarında, kırsaldaki silahlı terör örgütü mensuplarının talimatı üzerine, Hasankeyf ilçesi Kesmeköprü köyünde faaliyet gösteren Şimşekler inşaat firmasına ait, şantiye alanındaki iş makinaları ve araçlarının yakılarak zarar verilmesine iştirak ettiği anlaşılan sanık ...'ın eyleminin, TCK'nın 302 nci maddesinde yazılı, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun amacına yönelik olarak vahamet arz eden nitelikte bulunmadığı ancak; sanık savunması, tanık beyanları, tape kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde olduğu anlaşılan ve kırsaldaki örgüt mensuplarının talimatları doğrultusunda hareket eden sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan TCK'nın 302 nci maddesi gereğince hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirlenerek, sanığın sübut bulan eyleminden dolayı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmış, netice ceza olarak 7 yıl 6 ay 20 hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A-Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının "Silahlı terör örgütüne üye olma" yerine "Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.

Bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, karar gerekçelerine göre suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. B-Sanık ... yönünden;

1.Oluş, iddia, mahkeme kabulü, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın emniyet ve jandarma görevlileri tarafından istihbarat elemanı/muhbir olarak kullanıldığı hususunda yeterli kanaat oluşmakla birlikte, bu durumun resmi ve yasal bir prosedür çerçevesinde gerçekleşmediğinin, emniyet ve jandarmadaki bazı kamu görevlilerinin şahsi inisiyatifi ile yapıldığının anlaşılmasına ve bu durumun sanığa suç işleme yetkisi vermeyeceğinin de anlaşılması karşısında; kasıtlı şekilde terör örgütü mensubu olduğu ispatlanamayan ancak iki taraflı hareket etme veya başka bir saikle terör örgütü adına yakarak mala zarar verme suçuna iştirak ettiği sübut bulan sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Kabul ve uygulamaya göre ise; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının "Silahlı terör örgütüne üye olma" yerine "Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma" şeklinde yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/2065 Esas, 2019/1303 sayılı Kararında suça sürüklenen çocuk müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/2065 Esas, 2019/1303 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.