4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/9145 E. , 2023/17118 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; karar tarihinde cezaevinde bulunduğuna, karar duruşmasında hazır edilmediğine, bu nedenle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükümlerin bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 2014 yılı ekim, kasım ve aralık aylarında bir çok kez katılanın kullandığı telefon hattını arayarak rahatsız ettiği, 03.12. 2014 tarihinde yaptığı aramada "Senin karını sinkaf e..., senin karının a.. güzelmiş." şeklinde sözler söyleyerek kişilerin huzur ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddia olunmuştur.
1.Sanık üzerine atılı suçlamaları inkar etmiştir.
2.Katılan benzer anlatımlarda bulunmuştur.
3.Tanıklar ... ve ...'nin, sanık savunmasını doğrulamayan anlatımlarda bulundukları belirlenmiştir.
4.İletişimin tespitine ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
5.Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı örneği dava dosyasında mevcuttur.
6.Yerel Mahkemece, "Sanığın 2014 yılı ekim, kasım ve aralık aylarında bir çok kez katılanın kullandığı hattı arayarak onu rahatsız ettiği, katılanın ve ailesinin huzur ve sükununu bozduğu, 03.12.2014 tarihinde yaptığı aramada hakaret içeren söylemlerde bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı suçları ayrı ayrı işlediği iddia, sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, dosya içerisindeki HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamından sübuta ermiştir." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Olan Savunma Hakkı Yönünden
Karar tarihinde ...-... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulundan sanığın talimatla savunması alınmadan önce "Savunmamı şimdi bizzat kendim yapacağım, duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum, duruşmaya ara verilmesini istemiyorum." şeklinde beyanda bulunması nedeniyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacak herhangi bir usule aykırılık tespit edilmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayacağı belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir; Ancak,
1.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan cinsel taciz suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında suçun vasfı değiştirilerek hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından hükümler kurulduğu anlaşılmış olmakla, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları yönünden aynı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "basit yargılama usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.