10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/384 E. , 2023/2012 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2009 yılında vefat eden babası ...'dan ve 13.12.2011 tarihinde vefat eden eşi ...'dan maaş aldığı, ancak 17.05.2019 tarihinde Adapazarı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen bir telefon ile çift maaşı aldığı belirtilerek, eşi ya da babasından aldığı maaşının kesileceği söylenerek babası ... 'dan almakta olduğu aylığın kesildiği, daha sonra 49.190,00 TL borç çıkarıldığı, ancak Kurum hatası nedeniyle aylıkların bağlandığı belirtilerek 2 yıllığını almayıp geriye kalan 5 yıl toplam tutarı 40.638,00 TL'nin borç kaydedildiği, Kurumların ayrı olması nedeniyle çift maaş alabileceği belirtilerek; “Vefat eden babası ... 'dan ve eşi ...'dan kesilen emekli maaşlarının tarafına bağlanmasına, davalı Kurum tarafından çıkarılan 49.190,00 TL borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan incelemeler neticesinde mevzuata göre babasından dolayı yetim aylığı alamayacağı tespit edildiğinden, eşinden almakta olduğu aylığı devam ettirilirken babasından yana Bağ Kur'dan kız çocuğu olarak almış olduğu aylığın kesildiği, yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanunun 23 ve 68 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanunun 46, 5434 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde yüksek olan aylığın ödeneceğinin öngörüldüğü, iki aylığın da ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 506 sayılı Kanunun geçici 91 inci maddesi ile yapılan düzenlemenin Kanunun 23 ve 68 inci maddelerindeki hükümleri yürürlükten kaldırdığının söz edilemeyeceği, davacının hem eşinden hem babasından aylığa hak kazandığında yüksek olanın ödenmeye devam edeceği, Kurum işleminde hata bulunmadığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın davacıya babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış olan ölüm aylığının iptal edilerek, ödenmiş tutarın davacı adına borç çıkartılmasına yönelik işlemlerin iptali ile tekrar aylık bağlanmasına yönelik olduğunu, Müvekkilinin babası sebebiyle almış olduğu ölüm aylığının kesilmesi için aranan şartın diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamımda çalışma, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma olduğunu, müvekkili açısından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, Kız çocuklarının, diğer sosyal güvenlik kurumlarından kendi çalışmaları dışında (kocalarından- çocuklarından) aylık almalarının 1479 sayılı Kanuna tabi ana veya babadan ölüm aylığı bağlanmasına engel olarak kabul etmediğini, Mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, Müvekkili açısından kazanılmış hakkın ihlal edildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Geçici 91 inci madde ile 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi olan kız çocuklarının kendi çalışmaları dışında isteğe bağlı sigortalı olarak veya hak sahibi olarak gelir veya aylık almaları halinde önceden aldıkları ölüm geliri veya aylığın kesilmesini önlemek, 5510 sayılı Kanunun düzenlemesine kadar gelir/aylık almalarını devam ettirmek ve gelir/aylık kesilmişse istirdadını engellemek ve 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile ilgili farklı uygulamaları gidermenin amaçlandığını, kurum işleminde herhangi bir hatalı bulunmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının ve davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davanın davacıya babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış olan ölüm aylığının iptal edilerek, ödenmiş tutarın davacı adına borç çıkartılmasına yönelik işlemlerin iptali ile tekrar aylık bağlanmasına yönelik olduğunu, Müvekkilinin babası sebebiyle almış olduğu ölüm aylığının kesilmesi için aranan şartın diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamımda çalışma, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma olduğunu, müvekkili açısından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, kız çocuklarının, diğer sosyal güvenlik kurumlarından kendi çalışmaları dışında (kocalarından- çocuklarından) aylık almalarının 1479 sayılı Kanuna tabi ana veya babadan ölüm aylığı bağlanmasına engel olarak kabul etmediğini, Mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, Müvekkili açısından kazanılmış hakkın ihlal edildiğini belirterek kararın bozulması talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Geçici 91 inci madde ile 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi olan kız çocuklarının kendi çalışmaları dışında isteğe bağlı sigortalı olarak veya hak sahibi olarak gelir veya aylık almaları halinde önceden aldıkları ölüm geliri veya aylığın kesilmesini önlemek, 5510 sayılı Kanunun düzenlemesine kadar gelir/aylık almalarını devam ettirmek ve gelir/aylık kesilmişse istirdadını engellemek ve 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile ilgili farklı uygulamaları gidermenin amaçlandığını, kurum işleminde herhangi bir hatalı bulunmadığını belirterek kararın bozulması talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.3.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...