Esas No
E. 2021/5740
Karar No
K. 2023/365
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2021/5740 E.  ,  2023/365 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Esastan Red

Taraflar arasındaki İİK'nın 94. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici şirkete inşaat malzemesi satmasına rağmen bedelinin ödenmemesi üzerine Antalya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/10332 esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, takibin kesinleştiğini, davalılardan yüklenici şirket ile diğer davalı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme gereğince davalı şirketin hak ettiği bağımsız bölüm tapularının verilmediğini veya davalı şirket adına tescil edilmediğini, bu sebeple alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek davalı şirketin hak ettiği tapuların adına tescilini ve alacağının tahsil imkanı sağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı arsa sahibi ... vekili cevap dilekçesinde özetle; A blok 14 no.lu bağımsız bölüm dışında diğer davalı şirketin hak ettiği bağımsız bölümlerin tapuda ferağlarının verildiğini, yüklenici davalı şirketin sözleşme koşullarını yerine getirmediğini, bu sebeple yüklenici aleyhine Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/423 esas 2013/163 karar, 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/715 esas sayılı dosyaları ile dava açtığını ve alacakları sebebiyle hapis hakkını kullandığını bildirip davanın reddini istemiştir.

2.Davalı arsa sahibi ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı yüklenici şirketin sözleşme şartlarına uymadığını, inşaatı süresinde bitiremediğini ve şirket aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/314 esas ve 2014/288 karar, 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/208 esas ve 2014/610 karar sayılı ilamı ile dava açtığını ve davanın lehine sonuçlandığını, infazı için icra takibi yaptığını, ancak tahsilatı gerçekleştiremediğini, ayrıca B blok 5 ve 6 no.lu bağımsız bölümlerin ek protokol ile kendisine düştüğünü, 7 ve 4 no.lu bağımsız bölümlerin ise yükleniciye geçtiğini, bunlarında tapudan ferağının verildiğini bildirip davanın reddini istemiştir.

3.Davalı yüklenici şirket dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket ile diğer davalılar arsa sahipleri arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek protokole göre yüklenici şirketin sözleşme kapsamında talep edebileceği A blok 14, B blok 2, 3 ve 21 no.lu bağımsız bölümlerin kaldığı, bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle bağımsız bölümlerin toplam değerinin 457.574,00 TL olduğu ancak inşaata ilişkin iskan belgesi bedelinin 35.788,60 TL, SGK borcunun 3972,13 TL, yapı denetim firması ücretinin 76.285,44 TL, mimarlık hizmet bedelinin 35.070,00 TL olduğu, eksik imalat bedelinin 115.270,00 TL ve ruhsat yenileme bedelinin ise 9.253.78,00 TL olduğu, buna göre iskan alınabilmesi için toplamda 275.939,95 TL gerektiği ayrıca davalı arsa sahipleri tarafından açılmış ve kesinleşmiş kira tazminatı, eksik ve ayıplı iş bedeli kapsamında kesinleşen icra takipleri bedelleri de bu miktara eklendiğinde müteahhit davalı şirketin hak edeceği kalan bağımsız bölümlerinden fazla borcunun arsa sahiplerine mevcut olduğu, bu sebeple arsa sahiplerinin söz konusu bağımsız bölümleri ellerinde tutmalarının yasal hakları olduğu ve davalı müteahhit şirketin talep edebileceği bağımsız bölümün şu anda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile inşaat için imar affı ile iskan verildiğinden yüklenicinin eksik işler bedeli ile iskan için gerekli olan paranın yüklenicinin hak edişinden düşülemeyeceği, fiili iskanın başladığı tarihten sonrası için kira tazminatı istenemeyeceği, arsa sahiplerinin kötüniyetli oldukları, yükleniciye ait dairelerin satışı için mahkemeden izin almadan, yükleniciye ait dairelere elektrik ve su aboneliği tesis edip kiraya verdikleri, buradan elde edilen kira gelirinin kira tazminatından düşülmesi gerektiği, yükleniciye ait elektrik ve su aboneliği bulunan dairelerden arsa sahiplerine ait dairelere hat çekilip bu dairelerin kiraya verildiği, kira bedellerinin kira tazminatından düşülmesi gerektiği, kira tazminatı için hesaplama yapılırken sözleşmeye uyarınca aylık kira bedelinin 500 TL olarak esas alınması gerekirken 750 TL olarak esas alındığı, sonuç olarak yüklenicinin hak edişinin bulunduğu ve dairelerin yükleniciye verilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçlu yüklenicinin gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini dava tarihi itibariyle yerine getirmediğinden bağımsız bölümleri hak etmediği, davalı arsa sahiplerinin bu daireleri devretmeyip ellerinde tutmalarının yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, davacı alacaklı davasını ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ile inşaat için imar affı ile iskan verildiğinden yüklenicinin eksik işler bedeli ile iskan için gerekli olan paranın yüklenicinin hak edişinden düşülemeyeceği, fiili iskanın başladığı tarihten sonrası için kira tazminatı istenemeyeceği, arsa sahiplerinin kötü niyetli oldukları, yükleniciye ait dairelerin satışı için mahkemeden izin almadan, yükleniciye ait dairelere elektrik ve su aboneliği tesis edip kiraya verdikleri, buradan elde edilen kira gelirinin kira tazminatından düşülmesi gerektiği, yükleniciye ait elektrik ve su aboneliği bulunan dairelerden arsa sahiplerine ait dairelere hat çekilip bu dairelerin kiraya verildiği, kira bedellerinin kira tazminatından düşülmesi gerektiği, kira tazminatı için hesaplama yapılırken sözleşmeye uyarınca aylık kira bedelinin 500 TL olarak esas alınması gerekirken 750 TL olarak esas alındığı, sonuç olarak yüklenicinin hak ettiği dairelerin yükleniciye verilmesi gerektiği ileri sürülerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık İİK'nın 94. maddesine dayalı olarak açılan, yüklenicinin arsa sahibinden hak ettiği ancak tapuda adına intikal ettirilmemiş taşınmazlardan, tahsil tarihi itibariyle icra dosyası alacağını karşılayacak miktarda bağımsız bölümün yüklenici adına tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 94 ncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97/1 nci maddesi ile 470 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.

İİK'nın 94/II. maddesi gereğince borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya ve gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer ayni hakların borçlu namına alacaklı tarafından istenebileceği, talep üzerine icra dairesinin alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildireceği hükmü getirilmiş olup;

İİK'nın 94/II. maddesine göre icra müdürlüğünden alınacak yetki belgesine istinaden sadece mülkiyet ve ayni hakların borçlu adına tescilinin istenebileceği bir davadır. Buradaki amaç alacaklının alacağını karşılamak için yüklenicinin malvarlığına katılmak üzere dava açılması, daha sonra alacağın bu dava konusundan karşılanmasıdır. TBK’nin 97/1. maddesi gereğince karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.

Davacı alacaklı, davalı borçlu yüklenici şirketten alacağının tahsili için başlattığı ve kesinleşen icra takibinde alacağının tahsil edememiş olup,

İİK'nın 94/II. maddesine göre icra müdürlüğünden alınan yetki belgesine istinaden yüklenicinin hakettiği halde adına tescil edilmemiş mülkiyet hakkının borçlu yüklenici adına tescilini talep etmişse de, davalılar arasında akdedilen Antalya 3. Noterliğinin 19/02/2010 tarihli ve 02883 yevmiye numaralı ve Antalya 10. Noterliğinin 24/04/2009 tarihli ve 13021 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve adi yazılı protokol gereğince yüklenicinin yapımını üstlendiği inşaatı büyük ölçüde tamamlamasına rağmen bitirmediğinin ve genel iskanı almadığının tespit edilmesine ve inşaatın geldiği aşama ile eksik işlerin giderim bedeli ve yüklenici aleyhine arsa sahiplerince sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili için ikame olunan davalar nedeniyle yüklenicinin talep edebileceği bağımsız bölümün bulunmamasına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle genel iskan yükümlülüğünün üstlenildiği bir sözleşmede yapı kayıt belgesinin alınması edimin ifa edildiği anlamını taşımayacağından kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog