3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/9515 E. , 2023/1144 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli ve 2017/307 Esas, 2018/15 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/1150 Esas, 2018/2111 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık tutuklu bulunduğu halde cezaevinde sanığın müdafiisiyle yalnız görüşmesi engellendiğinden savunma hakkının ihlal edildiğine, MİT raporlarının delil teşkil edemeyeceğine, sanığın ByLock kullanıcısı olmamakla birlikte ByLock delilinin elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesinin örgütsel faaliyet olmadığına, sanık hakkında beyanda bulunan Y.Ö'nün mahkeme huzurunda dinlenilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın polis memuru olarak görev yaptığı, sanığın adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattının takılı olduğu 353*********** IMEİ nolu telefona ByLock programını yükleyerek "283509" ID numarasıyla ve "osman4642" kullanıcı adıyla CGNAT 20.12.2014 ile 14.04.2015 tarihleri arasında 39 kez bağlantı kurmak suretiyle; sanığın adına kayıtlı olup kendi kullandığı diğer hattı olan 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattının takılı olduğu 359*********** IMEI nolu telefona ByLock programını yükleyerek "266962" ID numarasında "kubra50" kullanıcı adı ve "z1976." şifresiyle 09.11.2014 ile 14.07.2015 tarihleri arası 102 kez bağlantı kurmak suretiyle ByLock programını kullandığı, çocuğunu 2014 ile 2016 yılları arasındaki eğitim yıllarında örgüte müzahir olup KHK ile kapatılan Özel Çağlayan Ömer Türkmen orta okuluna gönderdiği, dava dosyasında beyanı bulunan Y.Ö'nün beyanına göre sanığın adı geçen ile birlikte Konya İlinde birlikte çalıştıkları ve sanığın ByLock listesinde ekli olduğu, bu hususun ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile de doğrulandığı tespitlerine yer verilerek sanığın silahlı terör örgütüne üyesi olduğunun kabul olunduğu anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak; sanıktan ele geçirilen ve adli emanete alınan herhangi bir eşyaya ilişkin kayıt bulunmadığı halde kurulan hükümde "sanıktan ele geçirilen materyallerin delil olarak dosyasında muhafazasına" şeklinde ibareye yer verilmesinin eleştirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın çocuğunu örgüte müzahir eğitim kurumuna göndermesinin atılı suç yönünden örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı" kabul edilmektedir.
3.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; polis memuru olarak görev yapan ve örgüt içi gizli iletişim ağı olan ByLock uygulamasını kullandığı amlaşılan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, eleştiri dışında hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/1150 Esas, 2018/2111 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.