3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16355 E. , 2023/1182 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/679 Esas, 2018/148 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/795 Esas ve 2019/182 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özet olarak; hükmün gerekçesiz verildiğine ve vasıflandırmada hata yapıldığına, deliller başlığı altında sayılan delillerin hükümde tartışılmadığına, terör örgütünün varlığına, hiyerarşik yapısına, işleyişine ve kuruluşunun ortaya konulamadığına, sanıkla ilgili iddiaların somut delillerle dosyada bulunmadığına, sanığın örgüt hiyerarşisi içindeki konumunun tespit edilmediğine, resmi izinle çalışan bankada hesap açmak ya da derneğe üye olmak gibi yasal faaliyetlerin örgütsel delil olarak değerlendirilemeyeceğine ve sanığın illegal oluşumlarla ilgisinin olmadığına, eksik araştırma yapılarak savunma hakkının sınırlandırıldığına, özel kast dahil suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hüküm verildiğine, tüm terör dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerektiğine, yeterli delil olmadan iddianame düzenlendiğine, sanığın FETÖ/PDY örgüt üyesi profilinde olmadığına ve örgütle ilgisinin bulunmadığına, lehe delillerin toplanmadığına ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, Kimse Yok Mu Derneğine 1 yıl süreyle ve insani amaçla üye olduğuna, iş adamı olan sanığın ticari amaçla yıllar önce GESİAD üyesi olduğuna, camide gerçekleşen olayla ilgisinin bulunmadığına, tanık H.H.K.’nin sanık ile husumetli olduğuna, sosyal medya paylaşımlarının sanığa ait olmadığına, aksinin kabulü halinde de düşünceyi açıklama hürriyeti kapsamında olduğuna, Bank ...’da ticari işlemler yaptığına, tanıklara soru sorma imkanının tanınmadığına ve tanıkların beyanlarının alınmadığına, polis memurlarının kasti olarak hatalı teşhis tutanakları düzenlediklerine, kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik soyut tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ilgili dönemde yapılanmanın silahlı terör örgütü niteliğinin bilinmediğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
Sanığın temyiz aşamasında sunduğu 03.03.2023 tarihli dilekçesi kapsamında; kendisinin ve başka şahısların örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarını sunmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı iltisaklı olması nedeni ile çıkartılan OHAL KHK'sı ile kapatılan GESİAD üyesi ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu, yine sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne ait olan ve kapatılan Kimse Yok Mu derneğinin Kayseri Şubesinde yönetim kurulu üyeliği yaptığı, tanık H.H.K.' nin anlatımlarından da anlaşılacağı üzere, tanığı FETÖ'nün toplantılarına çağırarak örgüte adam kazandırmaya çalıştığı, yine cami görevlisi İ.H.H.'nin ülkemizde meydana gelen bir takım terör faaliyetleri konusunda insanları uyarmasına tepki gösterip görevlinin üzerine yürüyerek yanında bulunan diğer şahıslarla birlikte örgütsel faaliyette bulunduğu, yine sanığın sosyal medya hesaplarının araştırılmasında FETÖ lehine birçok paylaşımda bulunarak örgütsel sadakat ve bağlılığını ortaya koyduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı ile ... Katılım Bankasında 10.01.2014 tarihinde hesap açarak bu hesaba 20.000-TL para yatırdığı, S.Ö.'nün şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda verdiği emniyet ifadesinden, sanığın örgüte destek amacıyla sürekli şekilde himmet verdiğinin anlaşıldığı, F.S.'nin soruşturma ifadesine göre sanığın Aliye ... İlköğretim Salonunda Melikşah Üniversitesinin Konferans Salonunda, Necip Fazıl Konferans Salonunda, Hommer Otelinde, Bank ... ve Zaman Gazetesinin kapatılması süreci ve örgüt üyelerinin birlik ve beraberliğini sağlamak amacıyla düzenlenen toplantılara katıldığının anlaşıldığı, böylece sanığın yukarıda anlatılan tüm eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde faaliyetlerinin devamlılık, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermek sureti ile örgüt hiyerarşisine dahil olduğu gerekçeleriyle ve eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de (Bank ...) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmekle,
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı ve ayrıntılı tanık beyanları itibarıyla esnaflar arasında düzenlenen örgütsel sohbetlere katıldığı, himmet verdiği, örgüte müzahir derneklere üye olduğu ve dernek organında görev aldığı, örgüt liderinin talimat vermesinden sonra Bank ...'da hesap ve katılım hesabı açıp hesaba para yatırarak bakiye artırımında bulunmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu, örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonra da eylemlerine devam ettiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığın temyiz aşamasında sunduğu 03.03.2023 tarihli dilekçesi itibarıyla, kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ve hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen A.E.'nin beyanlarının, A.E.'nin ve S.K.'nin kullandığı değerlendirilen ByLock içeriklerinde sanığa ilişkin bilgilerin de sanığa okunması suretiyle ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/795 Esas, 2019/182 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2013 tarihinde karar verildi.