3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16627 E. , 2023/1155 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2017/237 Esas, 2018/21 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/638 Esas, 2018/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; ByLock isimli haberleşme programının hukuka aykırı şekilde elde edildiğinden delil olamayacağına, raporlarda çelişki bulunduğuna, kendisine müdafii atanmaması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığına, duruşmalara SEGBİS marifeti ile katıldığından duruşmalarda hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine, savcılığın esas hakkındaki mütalaasından sonra savunmasını hazırlaması için yeterli süre verilmediğine, Bank Asyaya para yatırmanın suç teşkil etmeyeceğine, kararın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına (17.10.2017 havale tarihli yazı eki) göre, sanığın 166676 ID numarasını kullandığı ve eklerindeki mesajlaşma uygulaması bilgilerine göre 144389 ID numaralı kullanıcıyı aradığı; 144389 ID numaralı kullanıcı tarafından arandığı tespit edilmiş olup, ByLock görüşmelerinin veya mesajlaşmalarının içeriğinin henüz çözümlenememiş olmasının sanığın ByLock kullanmadığını göstermeyeceği zira sanığın yukarıda izah olunduğu üzere münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla kodlanan ByLock programı yüklendikten sonra "166676" ID, "zek06" kullanıcı adı ve "zeki1976." şifresi ile sisteme defalarca giriş yaparak silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olma kastını ortaya koyduğu (diğer bir değişle bilerek ve isteyerek örgütsel talimatların kabul edilmesi, iletilmesi ve organizasyonların planlanması adına haberleşmeye yönelik belirli süreyle sisteme dahil olma imkan ve kabiliyetine eriştiğinin) internet trafik kaydı içeriğine göre bilimsel olarak anlaşıldığından ByLock değerlendirme ve tespit tutanağı ile yazışma içeriğinin tespitinin, verilerin tespit edilme yöntemi itibariyle her zaman mümkün ve zorunlu olmadığı; sanığın savunmalarına itibar edilemeyeceği, sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla kodlanan ByLock programını bilfiil kullandığı yönünde mahkemede vicdani kanaat oluştuğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından cd ile gönderilen iletişimin tespiti bilgilerine göre sanığın kullandığı 5-- --- 3230 numaralı gsm hattından 35911-------3301 imei numaralı cihaz ile ByLock sunucusunun hizmet verdiği ip adreslerinden olan 46.166.160.137 (hedef ip) numaralı adrese 29.08.2014 tarihinden itibaren başlamak ve 26.09.2014 tarihinde son bulacak (27 ... süre ile) şekilde toplam 2930 kez gidiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443 Esas, 2017/4758 sayılı Kararında da açıklandığı üzere teknik özellikleri, indirilmesi, dahil olunması ve kullanılması itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan kapalı devre kriptolu iletişim ve haberleşme programı olan ByLock adlı programı kullanan FETÖ/PDY'ye müzahir Bank Asyaya 25.000 TL para yatıran sanığın ByLock programına giriş yaptığının kesin olarak belirlendiği cihetle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik, hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sabit olduğu, sanığın örgüt içerisindeki konum ve faaliyetleri, sanığın ByLock programına giriş sayısı ve süresi ve suç tarihinde sanığın yaptığı görevin niteliği gözetildiğinde suç nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanığa ceza tayinine gidilirken cezanın alt sınırından ayrılmayı gerektirir neden bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ıncı maddesi uyarınca da hakkında resen bir müdafii görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/638 Esas, 2018/410 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.