12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/6715 E. , 2023/1298 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacının duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 25.07.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/301 esas, 2001/434 esas, 2002/25 esas, 2002/64 esas, 2002/96 esas, 2004/259 esas, 2006/380 esas sayılı dosyalarında hakkında yapılan yargılamalarda karar veren hakimlerin ve görev yapan Cumhuriyet savcılarının kendisine karşı özel kast ve husumetleri olduğundan, kişisel kusurları ile yanlış ve hatalı kararlar verdiklerinden bahisle toplam 106.000,00 TL maddi, 43.000 TL manevi tazminatın mağduriyet tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.10.2012 tarih, 2012/17 Esas, 2012/4 sayılı kararıyla tazminat davasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 47 nci maddesi gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesi görevli olduğundan bahisle görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermiştir.
3.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.12.2014 tarih, 2013/19 Esas, 2014/125 sayılı kararıyla 6545 sayılı Kanunun 70 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 142 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.01.2016 tarih, 2015/4-1373 Esas, 2016/3 sayılı kararıyla görevsizlik kararının onanmasına karar verilmiştir.
5.Dosyanın gönderildiği ... Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/281 Esas, 2018/266 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
6.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2018/3127 Esas, 2018/3879 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi, tazminat davasına konu edilen karara konu suçların yeniden incelenmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve davanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde görülmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkemece, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, birinci fıkrada yazılan haller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil olmak üzere hakimler ve C. Savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak devlet aleyhine açılabilir." şeklinde düzenleme olduğu, davacının dava dilekçesinde dosya numaralarından bahsetmesine rağmen hakim ve C. Savcılarının hangi kişisel kusurları işlediklerinden, haksız fiillerinin somut olarak ne olduğundan bahsetmediği, genel olarak aleyhine kararların çıkması nedeniyle buradan hareket ederek çok sayıdaki ceza hakimlerinin birlik olup özel kasıtla kendisine karşı hareket ettiklerinden bahsettiği, söz konusu hakim ve savcıların hangi davranışlarıyla tazminata sebebiyet verdiklerinin davacı tarafından somut ve dayanağı belgeleri ile ortaya konamadığı, yasa yollarına açık olan kararlar yönünden yasal hakların kullanılması yönünde davacıya haklar tanındığı ve söz konusu kararların yasa yolu incelemeleri neticesinde kesinleştiği, hakim ve Cumhuriyet savcılarının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kişisel kusur ve haksız fiillerine rastlanmadığı, davacı tarafından da somut olarak bu hususların ifade edilmediği, sadece kararın neticesinin aleyhine olmasından hareket ederek talepte bulunduğunun anlaşıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığı gibi mahkemenin 2001/301 Esas, 2002/25Esas, 2002/64 Esas, 2006/380 Esas sayılı dosyaları yönünden de tazminat davası açma sürelerinin de geçirildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine hükmedilen "4.360 TL" vekalet ücretinin "845,00 TL" şeklinde değiştirilmek suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Davacının tazminat davasına konu dilekçesinde yedi ayrı olay başlığı altında ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen yedi dosyayı dava konusu ettiği, bu dosyalar ...
1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2001/301-2010/16, 2001/434-2008/340, 2002/25-2007/321, 2002/64-2004/221, 2002/96-2011/435, 2004/259-2014/141, 2006/380-2007/452 esas sayılı dosyalarının olduğu; ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/301-2010/16 sayılı kararıyla davacı hakkında Kaçakçılık Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılması kararı verildiği, bu kararın 10.05.2010 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/434-2008/340 sayılı kararıyla davacı hakkında Kaçakçılık Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılması kararı verildiği, bu kararın 13.02.2013 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/25-2007/321 sayılı kararıyla davacı hakkında Kaçakçılık Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılması kararı verildiği, bu kararın 29.04.2010 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/64-2004/221 sayılı kararıyla davacı hakkında Kaçakçılık Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda beraatine kararı verildiği, bu kararın 09.09.2004 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/96-2011/435 sayılı kararıyla davacı hakkında Kaçakçılık Kanununa Muhalefet ve Sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılması kararları verildiği, kararın 18.09.2013 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/259-2014/141 sayılı kararıyla davacı hakkında Sahtecilik ve Kaçakçılık Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama sonunda sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeni ile davanın düşmesine karar verildiği, Kaçakçılık Kanunu'na Muhalefet suçundan ise mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sırasında gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bu suçtan davanın düşürülmesine karar verildiği, kararların 16.05.2019 tarihinde kesinleştiği, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/380-2007/452 sayılı kararıyla davacı hakkında Ölüme Sebebiyet Verecek Şekilde Kasten Yaralama suçundan yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın 23.02.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava tarihinden sonra, yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. " şeklindeki düzenleme ışığında davanın yetkili ve görevli mahkeme tarafından karara bağlandığı anlaşıldığından davacının, davanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesince görülmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacının davasına konu ettiği kararların yasal kanun yollarından geçerek kesinleştiği, verilen kararların usul ve kanuna uygun olduğu, bir kısım kararların kesinleşmesinin ardından dava açmak için gerekli hak düşürücü bir yıllık sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından mahkemece süre ve 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacının talep ettiği tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücret üzerinden verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2018/3127 Esas, 2018/3879 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2023 tarihinde karar verildi.