Esas No
E. 2021/16605
Karar No
K. 2023/1247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Ceza Dairesi

E. 2021/16605 K. 2023/1247 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16605, K. 2023/1247, T. 14.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16605
Karar No
2023/1247
Karar Tarihi
14.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Ceza Dairesi         2021/16605 E.  ,  2023/1247 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1166 E., 2018/1512 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarih ve 2017/232 Esas, 2017/136 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.05.2018 ... ve 2018/1166 Esas, 2018/1512 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında somut bir delil bulunmaksızın mahkumiyet kararı verildiğine, 17-25 Aralık öncesinde tamamen dini saiklerle sohbet toplantılarına katılmasının TCK 30 kapsamında değerlendirilebileceğine, sanığın örgüt yapılanması içerisindeki konumu ve yeri konusunda hazırlık aşmasında kendisine sorulmadan tüm esasa ilişkin konularda samimi beyanlarını sunduğuna, sanığın vermiş olduğu bilgilerin terör örgütünün deşifresine yönelik gerekli katkıyı sağladığı ve samimi olduğu gözetilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanmadığına, verilmiş kararın sanık hakkında şahsileştirilmesinde hatalı ve hakkaniyetsiz davranıldığına, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden üst hadden faydalandırılmasına karar verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın mahkemece alınan savunmasında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne tamamen dini duygularla dahi olduğunu, bu yapıya ait öğrenci evlerinde kaldığını, bu yapının sohbet toplantılarına 2016 Temmuz ayından bir iki ay öncesine kadar katıldığını, sohbet toplantılarında fitre, zekat, bağış, himmet, burs, kurban adı altında istenen paraları verdiğini, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyaya para yatırdığını, Zaman Gazetesine ve Sızıntı Dergisine abone olduğunu, örgüt ile iltisaklı Nüans Turun düzenlediği umre gezisine gittiğini, çocuğunu örgüt ile iltisaklı okula gönderdiğini, bu yapıya dahil olduğu için pişman olduğunu beyan etmiştir.

Bank Asyadan gelen hesap kayıtları incelendiğinde; sanık adına 2060465 müşteri numaralı, 26.11.2008 açılış tarihli mevduat hesabının bulunduğu, 2013 Aralık ve 2014 Ocak aylarında 0 bakiye bulunduğu, 2014 Nisan ayında 21.840,04 TL bakiye olduğu, 2014 Ağustos ayına kadar miktarlarda azalma olduğu, 2014 Eylül ayında 29.500,14 TL mevduat bulunduğu, 2015 Aralık ayındaki miktarın 35.386,03 TL olduğu, 2016 Temmuz ayında ise 183,54 TL'lik mevduat olduğu, 04.04.2014 tarihinde 10.310 Amerikan Doları meblağlı 62 günlük katılım hesabı açılmış olduğu, yine 11.09.2014 tarihinde 17.234 TL'lik 35 günlük katılım hesabının bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığın kamuoyunda Bank Asyanın kurtarılması amacıyla ... çağrısı olarak bilinen çağrısından sonra yukarıda anılan tarihlerde Bank

Asyaya para yatırarak katılım hesabı açmasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ...'in talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bir para yatırma eylemi olduğu mahkemece sabit kabul edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığından gelen cevabi yazı içeriğinden, sanığın oğlu olan O. Y. A.'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Özel Ödemiş Çakırağa Temel Lisesinde eğitim-öğretim gördüğü anlaşılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü Hudut Daire Başkanlığından gelen cevabi yazıda, sanığın 1 adet yurda çıkış ve giriş kaydının bulunduğu bildirilmiştir. Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısında sanığın kolluk aşamasında vermiş olduğu şahıslar ile ilgili yapılan araştırmada bu şahısların gerçek şahıslar olduğu, şahıslar hakkında soruşturma başlatıldığı, şahıslar hakkında verdiği bilgilerin örgüt üyeleri ile ilgili delilleri kuvvetlendirici nitelikte olduğunu, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 tarihli ve 2017/1735 soruşturma sayılı dosyasında açıkça sanığın beyanı ile soruşturma başlandığının, sanığın ifadesinin örgütün dağılması ve mensuplarını yakalamaya elverişli bilgi niteliğinde olduğu, sanığın beyanında geçen 30 kişiden 24 kişi ile ilgili sanığın beyanından önce başka kişilerin beyanları ile soruşturmaya başlandığı, 6 kişi hakkında da sanığın beyanı üzerine soruşturmaya başlandığı bildirilmiştir. Sanığın savunmasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan tüm ilişkisini ikrar etmiştir. Sanığın ikrarında beyan ettiği hususlar, Bank ... hesap kayıtları, eğitim-öğretim kayıtları ve yurtdışı giriş-çıkış kayıtları ile birlikte desteklenmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'nun FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak yapılan sohbet ve toplantılara katıldığı, örgüte ait iş yerinde çalıştığı, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank ... Katılım Bankasına para yatırdığı, himmet ve kurban adı altında örgüte yardımda bulunduğu, tüm aşamalarda bu hususları açıkça ikrar ettiği gibi Ödemiş ilçesinde cemaat yapılanması ile ilgili tüm bildiklerini anlattığı, ayrıca yine örgüte ait bilgisayarların da bazı dokümanlarına el konulmasını sağladığı, bu durumda sanık ...'nun üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübuta erdiği, sanığın tüm eylemleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyesi olarak cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak sanığın alt sınırdan uzaklaştırmayı gerektirir herhangi bir neden olmaması nedeniyle alt sınırdan ceza tayini ile cezalandırılmasına; sanığın cezası 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesi delaletiyle 5/1 maddesi gereğince yarı oranında arttırılmasına,

TCK 221/3 üncü maddesi dikkate alındığında sanığın ifadesinin örgütün dağılması ve mensuplarını yakalamaya sağlamaya elverişli bilgi niteliğinde olduğu, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca bildirildiğinden ve sanığın yakalandıktan sonra 6 kişi hakkında soruşturmaya başlanmasını sağladığı, yine örgüte ait bilgisayar ve bir kısım dokümanların bulunmasını sağladığı, bu durumda etkin pişmanlık gösterdiği, sanığın gösterdiği etkin pişmanlığın TCK'nın 221/4-2 nci cümlesinde belirlenen şekilde olduğu ve bu kapsamda değerlendirildiğinden sanığın cezasından TCK 221/4-2 nci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama öncesi ve yargılama sürecinde sözlü veya eylemli pişmanlıklarının gözlemlenmesi ve hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasını gerektiren hal ve vaziyetinin bulunduğu nazara alınarak TCK'nın 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin sanık hakkında uygulanması gerektiği vicdani kanaatine varıldığı,

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde; hakkında soruşturma aşamasında beyanları alınan tanıklar tarafından mütevelli heyeti üyesi olduğu ve örgüte himmet verdiği, örgütün operasyonel eylemlerine başladığı dönemde sohbet toplantılarına katıldığı yönünde beyanlar bulunan sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde örgütünün düzenlemiş olduğu sohbet toplantılarına katıldığını, örgüte ait mutfaklarda çalıştığını, örgüte ait gazete ve dergilere abone olduğunu, Bank ... Katılım Bankasına para yatırdığını, himmet ve kurban adı altında örgüte yardımda bulunduğunu beyan ettiği bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hükmedilmesi, V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.05.2018 ... ve 2018/1166 Esas, 2018/1512 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog