Esas No
E. 2021/14235
Karar No
K. 2023/1234
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Ceza Dairesi

E. 2021/14235 K. 2023/1234 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/14235, K. 2023/1234, T. 14.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14235
Karar No
2023/1234
Karar Tarihi
14.03.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Ceza Dairesi         2021/14235 E.  ,  2023/1234 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/812 E., 2018/1896 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünülmüştür:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2017/61 Esas, 2018/113 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/812 Esas, 2018/1896 sayılı Kararı ile gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.03.2017 yerine 15.07.2016 olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası kabul edilerek; sanık müdafinin istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın üzerine atılı suçu kasten işlemediğine, dini saiklerle cemaat olarak bildiği örgüt ile yakınlık kurduğuna, masumiyet karinesi uygulanarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısıyla sanığın 25.08.2017 tarihli güncel ByLock sorgulamasında adına kayıtlı 0505 (...) (..) 86 numaralı hat üzerinden 356829050665010 IMEİ numaralı cep telefonu ile ByLock isimli programı kullanmış olup, ilk tespit tarihinin de 16.02.2015 olduğu, 17.10.2017 tarihli HTS analiz raporunda, sanığın kullandığı 0505 (...) (..) 86 numaralı GSM hattıyla, ByLock uygulamasına ait 46.166.164.181 IP adresine Şubat 2015 ile Eylül 2015 tarihleri arasında 369 kez ByLock adlı programa bağlantı sağladığının tespit edildiği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün finans kaynağı durumunda olan Bank ... isimli bankada 1768940 müşteri numarasıyla 26.05.2008 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, TMSF'ye yazılan müzekkereye 18.09.2017 tarihli cevabında sanığın hesabın açılış tarihinden 14.09.2017 tarihine kadar her hangi bir hesap hareketinin bulunmadığının tespit edildiği, sanık ...'ın Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğinde görevli iken 03.10.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 22.11.2016 tarihinde de 677 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, sanığın adına kayıtlı olan 0505 (...) (..) 88 ve 0505 (...) (..) 86 numaralı hatları fiilen kendisinin kullandığını, 0505 (...) (..) 86 numaralı hat üzerinden ByLock isimli gizli haberleşme programı kullanmış olduğuna dair tespitin doğru olduğu, keza bu programı telefonuna S.T. isimli öğretmen şahsın yüklediğini, aynı şekilde cep telefonuna Bluetooth üzerinden EAGLE ve TANGO programlarının da aynı şahıs tarafından yüklendiğini, özellikle Tarsus ilçesi dahilinde görev yaptığı sırada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına gerçekleştirilen sohbet toplantılarına katıldığını, bu sohbetlerde anılan terör örgütü ele başı Fetullah Gülen'e ait vaaz CD'lerinin izletilerek kitaplarının okunduğunu, bu şekilde 2 ayrı sohbet gruplarının olduğunu, sohbetlerin 2015 yılı Kasım ayına kadar aralıklarla devam ettiğini, bu kapsamda sanığın silahlı terör örgütüyle iltisakını ve irtibatını kabul ederek, etkin pişmanlık göstermek suretiyle gerek Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünde, müdafii huzurunda alınan ifadelerinde, gerekse mahkememizde müdafii huzurunda alınan savunmasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı olduğunu iddia ettiği şahıslarla ilgili beyan ve teşhiste bulunduğu, sanığın adına kayıtlı olup kendisi tarafından fiilen kullanıldığını kabul ve beyan ettiği cep telefonu hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları arasında gizli-kriptolu haberleşme imkanı sağlayan ByLock isimli programı kullanmış olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına gerçekleştirilen sohbet toplantılarına katılması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, yoğunluğu ve sürekliliği bir bütün olarak dikkate alındığında, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'e organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp, emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği dikkate alınarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği yerel mahkemece sabit görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı ve sanığın; silahlı terör örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılması, örgütün mütevelli üyesi olması, örgüte yardımlarda bulunması, örgüt talimatı doğrultusunda Bank ... isimli örgüt finans kuruluşuna para yatırması ve örgütün protesto eylemlerine katılması, örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra da örgütsel faaliyetler içinde yer alması ve dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığın bilgileri ile uyumlu olduğu değerlendirildiğinde ve tüm dosya kapsamıyla uyumlu olarak sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, sanığın örgütteki konumuna göre, örgütün nihai amacını öğrendikten sonra örgütsel faaliyetlerine devam ederek hiyerarşik ilişkiyi sürdürdüğüne ve kastının bulunduğu kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 30 maddenin birinci fıkarası kapsamında belirtilen hata hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak; Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü,

TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/680 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog