3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13699
- Karar No
- 2023/1307
- Karar Tarihi
- 16.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2022/13699 E. , 2023/1307 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli 2017/308 Esas ve 2019/252 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3-5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53/1,2,3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 5 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 11.06.2020 tarihli ve 2019/1626 Esas, 2020/1167 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.03.2022 tarihli usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; *Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, *Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine, *ByLock tespit değerlendirme tutanağının dosyada bulunmadığına, *Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, *Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına *Tanık beyanlarının 2005 yılı öncesine ilişkin olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü "Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun' un 314 üncü maddesi 2 nci fıkrası gereği silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Hükme esas alınan tanık ifadelerinin 2003 - 2008 yılları arasındaki döneme ilişkin olmaları da gözetilerek,
I. Yargıtay (Kapatılan)16
. Ceza Dairesinin 20.02.2018 tarih ve 2017/3618 Esas 2018/705 sayılı kararı ile “ByLock iletişim sisteminin” FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın üzerine kayıtlı bulunan hatlar bakımından ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ByLock “tespit ve değerlendirme tutanağı”nın dosyaya getirtilmesi, gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2019/1626 Esas, 2020/1167 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.