7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/10958 E. , 2023/3440 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tarihinde kolluk görevlilerinin önleme arama kararına istinaden sanığa ait Göktürk İletişim isimli işyerinde yaptıkları aramada, tezgah içerisindeki kayıt dışı olduğu tespit edilen ve faturası sunulmayan toplam 7 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği cihetle; dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir adli arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı adli arama kararının da bulunmadığı, buna göre, yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38 ... maddesinin altıncı fıkrasının “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı CMK’nun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler ile dosyada bulunan kamuya açık alanlarda suçun önlemesi amacıyla verilen önleme arama kararına istinaden sanığın işyerinde arama yapılamayacağının anlaşılması karşısında; hiçbir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale gelmekle birlikte, 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece tekerrüre esas alınmamış olsa da, sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/645 E., 2018/529 K. sayılı ilamı ile ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nun 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 ... maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın gereği için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.