Esas No
E. 2019/10404
Karar No
K. 2023/3344
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2019/10404 E.  ,  2023/3344 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/388 E., 2016/62 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ: 12.05.2014 ve 19.06.2014
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 15 gün erteli hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; usul ve kanuna aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Hakkında daha önce işlem yapıldığı için tanınan sanığın kaçak cep telefonu getirip, satacağı bilgisi üzerine sanık 19.06.2014 tarihinde sokakta görülmekle, elinde bulunan çantada önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 2 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın bu eylemine ilişkin açılan dava dosyasının kovuşturma aşamasında 12.05.2014 tarihli eyleme ilişkin dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

2.12.05.2014 tarihinde sanığın sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada ... iç döşeme kısmına gizlenmiş 91 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık 19.06.2014 tarihli eyleme ilişkin savunmasında; cep telefonunun birini kendisinin kullandığını, diğerini ise hediye olarak aldığını, 12.05.2014 tarihli eyleme ilişkin savunmasında ise; cep telefonlarını tanımadığı kişiden aldığını, telefonculara götüreceğini, kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Sanık üzerine atılı suçları kabul etmemiş, bu nedenle de kamu zararını gidermeyeceğini beyan etmiştir.

4.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun cihaz sorgulama raporuna göre ele geçen cep telefonlarının kaçak olduğu anlaşılmıştır.

5.Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre cep telefonlarının tamamı yeni ve kaçak olup, bir kısmının orijinal, bir kısmının ise taklit ürün olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunmasına, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak;

1.Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7 nci maddesi nazara alınarak, olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek;

17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinde yer alan geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması yönüyle kurulan hükümde isabetsizlik görülmüştür.

3.Dava konusu nakil aracı hakkında iadesi ya da müsaderesi yönünde karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 7188 sayılı Kanun 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.