10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1151
- Karar No
- 2023/2370
- Karar Tarihi
- 13.03.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/1151 E. , 2023/2370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye'de ilk defa 01.05.1972 tarihinde sigortalı olduğunu 1975 yılına kadar muhtelif iş yerlerinde sigortalı olarak çalıştığını 1979 yılında yurt dışına giderek Almanya'da ikamet ettiğini Türkiye'de isteğe bağlı sigorta primlerini ödediğini yaşlılık aylığına hak kazandığı için yaşlılık aylığı bağlandığını daha sonra yaşlılık aylığı kesilerek 29.01.2009 - 18.02.2019 tarihleri arasında yersiz ödendiği belirtilen 159.839.00 TL borç çıkartıldığını 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1a bendi gereğince sigortalının kusurundan kaynaklanan işlem kabul edilip tahsil yoluna gidildiğini kurum işleminin usul ve yasaya uygun olmadığını müvekkilinin yaşlılık aylığının kesilmesi ve kesilen aylıkların tahsiline ilişkin kurum işleminin iptaline ve kesinlen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini davacının iptal edilen aylıklarından dolayı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu davacıya 01/03/2003 tarihinde aylık bağlandığını davacının emekliliğinden sonra yurt dışında çalışması nedeniyle gelir elde ettiğini bu nedenle yaşlılık aylığı bağlanması kurum işleminin iptal edildiğini 1996 - 1997 yılında ki çalışmalarının Almanya'da ki hizmeti ile çakışması nedeniyle bu dönem aylıkları hak etmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalılıkta Türkiye'de ikamet etme şartının arandığını davacının bu dönemde Almanaya'da çalıştığını davacıya yapılan ödemelerin kesilerek 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine göre tahsiline göre kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "açılan davanın kabulü ile, davacının yaşlılık aylığının kesilmesi kurum (Bağcılar SGK) işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, yaşlılık aylığının kesilmesinden itibaren tahakkuk ettirilen 159.839.91 TL borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili, mahkeme hükmünün gerekçesinin maddi ve hukuki unsurların özeti ve yüzeysel bir biçimde açıklanmasından ibaret olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacıya 01.03.2003 tarihinde aylık bağlandıktan sonra davacının yurt dışında çalışması olması gelir elde etmesi nedeniyle usul ve yasaya göre aylığın kesildiğini, bu itibarla 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine göre yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin işlem yapıldığını, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının isteğe bağlı sigortalılığının 506 sayılı Kanun döneminde olması sebebiyle 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin uygulanması zorunlu olup, buna göre Türkiye ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunan Almanya’da oturan davacının isteğe bağlı sigorta yaptırmasına engel bir durum olmadığı gibi “herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna” deyiminden Türkiye’deki Sosyal Güvenlik kuruluşlarının amaçlanması karşısında ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin geçerli olduğu, hizmet başlangıç tarihinin 01.05.1972 tarihi olduğu, 4/a sigortalılık süresinin 1972-1975 arası devam ettiği, daha sonra ise 01.09.1996 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigorta kolundan prim ödemeye başladığı, 07.02.2003 tarihinde Türkiye'de yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu bu talebe istinaden tüm koşulları elde ettiğinden 01.03.2003 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 506 sayılı Kanun'un 85 inci madde hükmüne göre yurtdışında geçen çalışmaların isteğe bağlı sigortaya engel olmadığı bu nedenle zaten 2003 yılında kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, bu itibarla kurum işleminin yerinde olmadığı mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olup olmadığı, davacının bu nedenle borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Mülga 506 sayılı Kanun'un 50 ve 85 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...