3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/163 E. , 2023/1443 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/132 Esas, 2019/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1199 Esas, 2019/916 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun' un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle;
1.Sanığın örgütle iltisaklı Karadeniz Sanayi ve İş Adamları Derneği'ne üye olduğu,
2.FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynaklarından olan Bank Asyada 24.01.2014, 13.08.2015, 28.08.2015, 30.01.2014, 06.02.2014 ve 07.11.2014 tarihli hesap hareketleri bulunduğu,
3.Dosya arasında bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağından 172807 ve 316600 ID nolu ByLock kullanıcıları arasında 28.01.2016 tarihinde gerçekleşen yazışmada sanığın isminin geçtiği, 54767 ID nolu ByLock kullanıcısı olan E. K.' ın 29.01.2016 tarihinde yazdığı mailde sanığın isminin mütevelli olarak geçtiğinin tespit edildiği,
4.Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçundan mahkumiyeti yerine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın beraatine dair karar verildiği,
5.Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; banka hesap hareketleri, dernek kaydı, ByLock yazışma içerikleri ile tüm dosya kapsamından sanığın örgüte müzahir Bank ... isimli bankada 09.04.2001 günü açılmış 176327 müşteri numaralı hesabı bulunduğu, hesap hareketleri incelendiğinde sanığın sözde örgüt liderinin Bank Asyanın kurtarılması talimatından sonra 30.01.2014 günü 97.500,00 TL, 07/11/2014 günü 23.450,00-TL katılım hesabı açma işlemleri gerçekleştirdiği, örgüte müzahir bankanın TMSF' ye devri sonrası bankadan paraların çekilmesi talimatından sonra 13.08.2015 günü 20.000,00 dolar tutarında katılım hesabı açma işlemi gerçekleştirdiği ve hesabını açık tuttuğu, bankada rutin bankacılık işlemleri yaptığı, örgüt mensuplarının gizli haberleşmede kullandığı ByLock uygulama yazışma içeriklerinde sanığın isminin geçmesinin ve örgüte müzahir Karadeniz Sanayici ve İşadamları Derneği üyeliğinin örgüt üyeliği suçunun ispatında yeterli olmadığı vicdani kanısına varılmakla sanığın örgütün hukuki kılıflar altında örgütsel operasyonlarına başladığı ve örgütün gerçek yüzünün belirmeye başladığı dönem sonrasında örgüte hiyerarşik manada girdiğine, örgütten emir ve talimat alarak bu emir ve talimatları sorgulamaksızın yerine getirdiğine, örgüt içinde vazife alarak yürüttüğüne ve kriminalize olduğuna ilişkin somut kanıtlar ileri sürülemediği, sanığın eylemlerinin örgüte sempatizanlık boyutunda kaldığı, bu itibarla sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna, hülasa örgüt mensubu olduğuna dair kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı ve kanaat verici mahiyette delil elde edilemediğinden kuşkudan sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi nazara alınarak atılı suçtan beraatına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Dosya arasında bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağından 172807 ve 316600 ID nolu ByLock kullanıcıları arasında 28.01.2016 tarihinde gerçekleşen yazışmada sanığın isminin geçtiği, 57767 ID nolu ByLock kullanıcısının 02.01.2016 tarihli mesajında sanığın isminin geçtiğinin tespiti ile tespit ve değerlendirme tutanaklarından kimlikleri belirlenmiş Z.Y. ve E. K.'ın ve mesajlaştıkları şahısların varsa soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki beyanlarının duruşmada okunarak sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, gerekirse tanık sıfatıyla dinlenilerek tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi,
Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme gayesiyle hareket edip etmediğinin her türlü kuşkudan uzak olarak tespiti açısından; Bank Asyada bulunan tüm hesap kayıtları getirtilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açma, para yatırma vb. işlemlerinin bulunup bulunmadığına ilişkin uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi,
UYAP' ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması ve hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1199 Esas, 2019/916 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun' un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.