3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/38773 E. , 2023/1436 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2017/75 Esas, 2019/121 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2019/493 Esas ve 2021/758 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanığın istinaf başvurusu üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanlığının 23.12.2020 tarih ve 2019/9270 Esas, 2020/6711 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156 ncı maddesi gereğince de re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği dikkate alındığında,
CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi; kabul ve uygulamaya göre de; sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezaların artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan Kanun maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi olarak gösterilmesi gerekirken aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı suçlar soruşturma bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen 2017/68532 sayılı mahrem hizmetler soruşturması kapsamında gizli tanık Garson tarafından verilen Microsd karttan temin ile sanığa ilişkin olduğu belirtilen 05.03.2018 tarihli veri inceleme raporuna ekli tüm ve güncel listede sanık ...'ın "SAYA" olarak kodlandığı, "Kurs taksiti: 300", "Etüt 2015: 4", "Zümre Başkanı: İsmail", "Öğretmeni: İsmail", "Asil Vekil: Şakir" olarak gösterildiğinin anlaşılması karşısında; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığına yazı yazılarak anılan listede isimleri yazılı "İsmail" ve "Şakir" isimli şahısların tespit edilip edilmediği, yine sanıkla birlikte bu şahıslara bağlı olarak başkaca kişi veya kişilerin tespit edilip edilmediğinin sorularak tespitleri halinde kişiler hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma veya dava bulunup bulunulmadığının ilgili yerlerden sorularak varsa ifade ve beyanlarının temini ile gerektiğinde tanık olarak dinlenmelerini müteakip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, hükümden sonra dosyaya gönderilen başka dosya şüphelileri M. Y. ve S. S.'nin sanık hakkındaki beyanlarının CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulup savunma ve delillerinin tespiti ile yapılan yargılama sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin zorunlu olduğu lüzumu görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 289/1-a,e ve 280/1-e maddeleri uyarınca bozulmasına ve dava dosyasının hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 286/1 inci maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verilmiştir.
3.Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/165 Esas, 2021/191 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1198 Esas ve 2021/1664 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Tanıkların yüzyüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmaması gerektiğine,
2.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3.ByLock kullanmadığına,
4.Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmayacağına,
5.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
6.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
7.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
9.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
10.Sanığın kastı bulunmadığından hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
11.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, örgütün, amacın gerçekleştirilebilmesi adına hayatın normal akışı içerisinde beraber hareket etmeleri mümkün olmayan Kanunlarımıza göre silahlı, zor kullanma ve yaptırım uygulama yetkisine sahip ve mesleki hiyerarşi içerisinde görev yapan kamu çalışanları, devlet memurları, diğer üst düzey çalışan veya emekli olmuş kamu görevlilerini, Bürokrat, Gazeteci, Yazar ve Akademisyen, Sivil Toplum Kuruluşları mensuplarını aynı amaç etrafında faaliyet gösterecek şekilde bünyesinde barındırdığı ve süreklilik arzeden gizli ve hiyerarşik bir yapılanma olduğu bilinmekle, sanığın Kırıkkale Sulakyurt İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak çalışırken darbe girişimi sonrası açığa alındığı, KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, örgüt ile hangi tarihte temas kurduğu, öncesinde hiyerarşisi içinde olup olmadığı tespit edilemese bile, polis okulundan mezun olduktan sonra özellikle Tokat iline tayin olduğu 2006 yılından itibaren öncesinde cemaat denilen, sonrasında paralel yapı veya örgüt olarak adlandırılan yapı içerisinde yer aldığı, örgüt liderinin talimat dönemine denk gelen tarihte örgütün en önemli finans kaynaklarından Bank ...'da hesap açtırdığı, düzenli olarak sohbet adı altında gerçekleşen örgütsel toplantılara katıldığı, sohbet sonrası himmet vererek örgüte finansal destek sağladığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca garson kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyal içeriğine göre, sanığın örgüt içerisinde SAYA ve SAYV (FETÖ mensubiyeti olup "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memuru) olarak kodlandığı, her ay 300,00-TL, bir anlamda maaşının belli oranında kurs taksiti adı altında düzenli yardımda bulunduğu, görev yaptığı yerdeki polis memuru arkadaşlarına örgüt mensuplarının gizliliği sağlamak üzere kullandığı ByLock programını yükleyip kullanmalarını söyleyerek örgütsel tavır sergilediği, bir çok delile ve irtibata, tanık anlatımlarına rağmen inkâra dayalı savunmasıyla halen örgütsel sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, yoğunluk, çeşitlilik, süreklilik ve gizlilik unsurunu sağladığı, örgüt içerisinde faaliyet alanları, iş bölümü ve sorumlulukların tespit edilerek örgütsel sorumluluk dağılımı yapıldığı bilinmekle, sanığın Emniyet yapılanması içerisinde yer aldığı, düzenli olarak sohbet adı altında gerçekleşen örgütsel toplantılara katılarak bağını sürdürdüğü, sohbet sonrası himmet vererek örgüte finansal destek sağladığı, polis memuru arkadaşlarına örgüt mensuplarının gizliliği sağlamak üzere kullandığı ByLock programını yükleyip kullanmalarını söyleyerek örgütsel tavır sergilediği, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, yoğunluk, çeşitlilik, süreklilik ve gizlilik unsurunu sağladığı, geçmiş yıllarda başladığı anlaşılan örgütsel faaliyetlerin güncel gelişmelere bağlı olarak, farklı zamanlarda yeniden oluşturulduğu, bir bütünlük ve süreklilik içerisinde devam ettiği bilinmekle, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütün en önemli finans kaynaklarından Bank Asyada 25.03.2014 tarihinde açılmış hesabının olduğu, ancak hesap bakiyesinin olmadığı, hesap açtırdığı tarihin örgüt lideri ...'in Bank Asyayı ayakta tutmak amacıyla banka nezdinde hesap açma ve para yatırma talimatı verdiği dönem ile paralellik gösterdiği, sohbet sonrası himmet vererek örgüte finansal destek sağladığı, ayrıca henüz teknik tespiti yapılamasa bile, muhtemelen başkası adına kullandığı hat üzerinden gizli haberleşme ağına dahil olduğu, faaliyetlerini örgütsel sorumluluk ve talimat ile yerine getirdiği, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, yoğunluk, süreklilik ve gizlilik unsurunu sağladığı, örgütsel faaliyetlerin devamlılığının ve lidere bağlılığın sağlanması adına düzenli olarak önceden belirlenen ev, iş yeri veya dernek gibi kapalı, piknik alanı gibi açık ancak kuytu yerlerde gizli örgütsel toplantılar yapıldığı bilinmekle, sanığın düzenli olarak sohbet adı altında gerçekleşen örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, yoğunluk, süreklilik ve gizlilik unsurunu sağladığı, örgüt mensuplarının faaliyetlerine ilişkin örgüt sorumlularına rapor verildiği, benzer şekilde örgütsel faaliyet alanları hakkında analiz içeren dokümanlar/ raporlar düzenlendiği bilinmekle, sanığın rapor verme gibi faaliyetinin belirlenemediği, münhasıran örgüt mensuplarının haberleşme ağı ByLock veya başkaca bir programı yüklediği veya kullandığının teknik olarak tespit edilemediği, ancak yüz yüze haberleşme sağlayarak, yahut sohbet toplantısında bilgi aktarımında bulunduğu, görev yaptığı yerdeki polis memuru arkadaşlarına örgüt mensuplarının gizliliği sağlamak üzere kullandığı ByLock programını yükleyip kullanmalarını söyleyerek örgütsel tavır sergilediği, hatta kullandığı, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, yoğunluk, süreklilik ve gizlilik unsurunu sağladığı, örgütün sempatizanları üzerinden etkinliğini arttırıp, soruşturmaları kamuoyunda tartışılır hale getirmek için örgütsel bir tavır alarak, bölücü terör örgütü mensupları tarafından daha önceki tarihlerde gerçekleştirilen çeşitli eylemler yaptığı bilinmekle, sanığın süreç içerisinde örgüt lehine olarak propaganda yaptığı veya Devlet mekanizmasını zorda bırakacak davranış sergilediğinin belirlenemediği, ilgisiz kişilerin eline geçmesi yasak olan, ilgisiz kişilerin eline geçmesi durumunda devletin iç ve dış güvenliği ile kamu düzenini tehlikeye düşürecek özelliğe sahip, devlete ait gizlilik dereceli evrak, doküman, bilgi ve belgeler ile istihbarat toplama yetkisine sahip ilgili birimlerce hazırlanmış istihbari nitelikteki rapor ve değerlendirmelerin temin edilerek örgüt amaç ve stratejisi doğrultusunda kullanılmasının hedeflendiği bilinmekle, sanığın Bilgi Güçtür felsefesinden hareketle, örgütün mahrem bilgileri edinmek için istihbarat birimine yerleştirildiği, Tokat'ta sanığın bulunduğu sohbet grubu ve kişi sayısına bakıldığında ne kadar yayıldıklarını gösterdiği, zaten 17/25 Aralık sonrasında edindikleri bilgileri nasıl kötüye kullandıklarını gösterdikleri, konumu ve faaliyetlerini ısrarla inkâr ederek, örgütsel gizliğe riayet ettiği, Emniyet İstihbarat biriminden aldığı bilgileri örgüte aktardığı, zira Mahkemenin 2017/180 ve 2017/195 Esas sayılı dosyalarına konu yargılamalarda nasıl bilgi aktarımı yapıldığının tespit edildiği, örgüt üyeliği için gerekli hiyerarşi, süreklilik, yoğunluk, gizlilik ve çeşitlilik unsurunu sağladığı kabul edilerek, sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt liderinin talimat dönemine denk gelen tarihte örgütün en önemli finans kaynaklarından Bank Asyada hesap açtırdığı, düzenli olarak sohbet adı altında gerçekleşen örgütsel toplantılara katıldığı, sohbet sonrası himmet vererek örgüte finansal destek sağladığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca garson kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyal içeriğine göre, sanığın örgüt içerisinde SAYA (FETÖ mensubiyeti olup "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memuru) olarak kodlandığı, düzenli kurs taksiti adı altında para yardımı yaptığının gösterildiği, görev yaptığı yerdeki polis memuru arkadaşlarına örgüt mensuplarının gizliliği sağlamak üzere kullandığı ByLock programını yükleyip kullanmalarını söyleyerek örgütsel tavır sergilediği, bunca delil ve irtibat, tanık anlatımlarına rağmen inkâra dayalı savunmasıyla halen örgütsel sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, örgüt üyeliği için gerekli kriterleri taşıdığı, bağımsız hareket edemediği, aldığı talimatlarla tavır geliştirdiği vicdani kanaatine varılarak, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilmiş,
TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş, örgütsel konumu, suç işleme iradesinin ağırlığı ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince takdiren ve alt sınırdan uzaklaşmadan ceza tayin edilmiş, mahkumiyet kararı verilen eylem 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesi kapsamında terör suçu sayıldığından aynı Kanun'un 5/1 nci maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış, adli sicil kaydına yansıyan geçmişi ve yargılama sürecinde olumsuz davranışının tespit edilememesi nazara alınarak takdiri indirim uygulanmış, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içinde düzenli olarak sohbet adı altında gerçekleşen örgütsel toplantılara katıldığı, sohbet sonrası himmet vererek örgüte finansal destek sağladığı, örgüt içerisinde SAYA olarak kodlandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1198 Esas ve 2021/1664 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.