7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/14047 E. , 2023/2520 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/507 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 2000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/507 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2018/2912 Esas, 2021/1444 Karar sayılı ilâmıyla; " 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de; Sanığa ait işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ürünlerin toplam 13 adetten ibaret olması karşısında, temel cezada alt hadden uzaklaşılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gözetilmeden adlî para cezasında teşdit uygulanması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1..... firması adına vekilinin 16.12.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Ortaklar Çocuk Giyim isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.12.2014 tarihli ve 2014/2272 Değişik İş sayılı kararına istinaden ilgili iş yerinde aynı gün yapılan aramada; rafta satışa arz edilmiş halde toplam 13 adet Lacoste markalı kazağa el konulmuştur.
3.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4.Dosyada mevcut 24.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin iç yaka kumaş, kağıt etiket ve göğüs kısmında katılan adına tescilli markaların birebir taklit olarak kullanıldığına ve bu nevi kullanımların katılanın marka hakkını ihlal ettiğine dair görüş bildirilmiştir.
5.Sanık savunmalarında; iş yerinin kendisine ait olduğunu, suça konu ürünleri seyyar satıcılardan ucuz olduğu için alıp 10,00 TL karşılığında sattığını, satışının suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/2859 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.