Esas No
E. 2021/15551
Karar No
K. 2023/1586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/15551 E.  ,  2023/1586 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1572 E., 2019/75 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2017 tarihli ve 2017/162 Esas, 2017/186 Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.01.2019 tarihli ve 2018/1572 Esas, 2019/75 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Cezai sorumluluğun başlangıç tarihinin ve kastın verlığının tespitinin yapılmadığına,

3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine,

4.Kanunsuz suç ve ceza olmaz, hukuki güvenlik ve yasaların öngörülebilirliği ilkelerinin ihlal edildiğine,

5.Bir yapılanmanın terör örgütü olduğu bilinmeden yapılan eylemlerden dolayı bireylerin sorumlu tutulamayacağına,

6.Dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden karar verildiğine,

7.Eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine,

8.Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve belirleyici rol atfedilen ByLock programına ilişkin evrakın değerlendirme dışı tutulması halinde sanığın cezalandırılmasına imkânı bulunmadığına,

9.Sanığın ByLock programını kullandığının her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğine, HTS, CGNAT kayıtları ile ByLock tespit değerlendirme tutanağındaki dijital verilerin birbirleriyle örtüşmediğine ve bu hususta bilirkişi raporu alınması gerektiğine,

10.Sanığın ByLock programını kullanmadığı sabit olmakla birlikte ByLock'un ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,

11.ByLock'un yasak delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,

12.Silahların eşitliği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

13.HTS kayıtlarının atılı suçun delili olamayacağına,

14.Nasıl ve ne şekilde, kim tarafından hazırlandığı, nasıl ele geçirildiği, verilerin bütünlüğünün korunup korunmadığı belli olmayan fişleme listelerinin yer aldığı SD kartın delil olarak kullanılamayacağına, veri inceleme raporunun dayanağı olan ... SD kartta yer alan bilgileri doğrulayacak SD kart verisi ekran görüntüsünün dosyada mevcut olmadığına,

15.Dosyada dinlenen tek tanık E. U.’nun dedi kodu niteliğindeki beyanlarının sanığa atılı suçun delili olamayacağına,

16.Sanığın kurs taksidi adı altında örgüte aylık yardım yaptığına dair bir iddia bulunmadığı gibi bu hususta sanığın savunmasının da alınmadığına,

17.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kulladığını kabul ettiği (0507) (...) (..) (..) no'lu GSM hattının, dosyaya Siirt Emniyet Müdürlüğü'nün 02.11.2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin Analiz Raporu ve ekinde sunulan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; 11.08.2014 ile 17.05.2015 tarihleri arasında toplam 64760 kez ByLock sunucularına ait 46.166.160.137, 46.166.164.176, 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 nolu IP adreslerine bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan 356555051731280 ve 358080053617875 IMEI numaraları ile Siirt Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 07.09.2017 tarihli güncel ByLock sorgu evrakında tespit edilen IMEI numaralarının aynı olduğu ve her iki evraka göre tespit edilen ByLock'a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği, sanığın bu şekilde ayrıntı ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. C.D'nin 24.04.2017 tarihli 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) ve 14.07.2017 tarihli 2017/1443 Esas ve 2017/4758 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock programını kullandığı,

Dosyada mevcut 29.07.2017 tarihli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile bu tutanağın incelenmesi ile düzenlenen 08.11.2017 tarihli Araştırma Tutanağında sanığın kullanmış olduğu (0507) (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını indirerek kullandığı ve kullanıcı ID numarasının "96791", kullanıcı adının "servi", şifresinin "a.123456" olduğu, sanığın program üzerinden arama, mesajlaşma ve mail yoluyla haberleştiğine dair log ve veri kayıtlarına dair tespitlerin bulunduğu, sanığın ByLock üzerinden 13 farklı kişiyle irtibatlı olduğunun tespit edildiği,

Sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma aşamasında benzer mahiyette ifadeler veren tanığın beyanından; sanığın 2015 yılında tayinle Baykan'a geldiği, katıldığı sohbetlerde Fetullah Gülen'in vaazlarının izletildiği, kitaplarından kısımlar okunduğu, sanığın da farklı bir sohbet grubuna gittiğini bildiği, Baykan küçük bir yer olduğu için tedbir amaçlı sohbet gruplarının bölündüğü anlaşılmıştır.

Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliği tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 19.09.2017 tarihli HTS raporuna göre; sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği (0507) (...) (..) (..) telefon numarasından haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetici ve/veya üye oldukları iddiası ile soruşturma yapılan şahıslar ile çok sayıda iletişim kaydının bulunduğu,

Siirt Kom Şube Müdürlüğü'nün 19.09.2017 tarihli Veri İnceleme Raporunun incelenmesinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 201/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ... SD kartın Kom Daire Başkanlığına teslimini müteakip yapılan imaj alma işlemi neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği anlaşılmakla, sanık ile ilgili raporun değerlendirilmesinde sanığın örgüt içerisinde “SAYA” “FETÖ mensubu olup -gassalın elindeki meyyit- olarak ifade edilen ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru” olarak daha sonra “SAYV” “FETÖ mensubu olup -gassalın elindeki meyyit-olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memuru” olarak kategorize edildiği, sanığın kurs taksidi adı altında aylık 400,00 TL örgüte finansal destek sağladığı, "adı geçen personelden sorumlu mahrem yapı örgüt üyesi" anlamına gelen "öğretmen" kısmı ve vekil olarak görev yapan emniyet görevlisi bilgilerinde sanığın isminin yer aldığı, Baykan'da göreve başladığı 08.06.2015 tarihi itibarıyla örgütle bağının devam ettiği ve bu bilgiler ile tanık beyanının uyumluluk gösterdiği,

Siirt Kom Şube Müdürlüğünce Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından gelen hesap hareketlerine dair CD’nin incelenmesi ile düzenlenen 11.11.2016 tarihli ön inceleme raporuna göre; sanığın 20.10.2008 ile 28.02.2012 tarihleri arasında Bank ... Hesabı açtırdığı, bu hesapları 10.05.2016 ve 05.11.2015 tarihlerinde kapattırdığı, Bank ... kredi kartı kullandığı, 2014 yılında Işık Sigorta (CAN) adlı örgüte müzahir firmadan sigorta sözleşmeleri yaptığı, hesabı kapattığı tarihe kadar hesap hareketinin devam ettiği, ancak örgütün talimat tarihlerine denk gelen bir hesap hareketin bulunmadığı,

Sanık hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2017 Tarih ve 2017/2328 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia olunarak mahkemenin iş bu dosyası ile birleştirilmesi talepli dava açıldığı, dosyanın mahkememizin 2018/2 Esas sırasına kaydedilerek dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği,

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak yoğun bir şekilde kullandığı, ByLock içeriklerinin tespit edildiği, örgütün mahrem (Emniyet Yapılanması) kısmının hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, mahrem yapının sohbet toplantılarına katıldığı, ByLock içeriklerine göre mahrem hizmet yapılanmasından olan örgüt mensuplarıyla irtibatlı olduğu, örgüte finansal destek sağladığı, örgütün emniyet mahrem yapılanmasında öğretmenlik ve vekillik görevlerinin bulunduğu ve 08.06.2015 tarihi itibarıyla örgütle bağının devam ettiği anlaşılmakla, sanığın örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkememizde bir tereddüt oluşmadığından sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiş ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan emniyet mahrem imamlar soruşturma dosyası kapsamında gizli tanık "GARSON" tarafından sunulan, FETÖ mensuplarınca tutulan gizli fişlemelerin bulunduğu dijital verilerde "Fetö mensubu olup -gassalın elindeki meyyit- olarak ifade edilen ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru ifade eden" "SAYA" ve yine "FETÖ mensubu olup -gassalın elindeki meyyit-olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurunu ifade eden" "SAYV" olarak kodlanan, yine iş bu veri inceleme raporuna göre; kurs taksidi adı altında aylık 400,00 TL örgüte veren, örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde vekillik ve öğretmenlik görevi bulunan, Baykan'da göreve başladığı 08.06.2015 tarihi itibarıyla örgütle bağının devam ettiği tespit edilen ve bu bilgilerin sanığın örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığını bildiğine dair tanık anlatımları ile uyumlu olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.01.2019 tarihli ve 2018/1572 Esas, 2019/75 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog