3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2023/141 E. , 2023/1765 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Cumhuriyet savcısı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/663 Esas, 2021/822 sayılı Kararının, katılan ... vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, temyizin kapsamına göre yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, müsnet suç için suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 2 nci fıkrasında öngörülen cezanın miktar ve türüne nazaran, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan ... vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2010/92 Esas, 2020/154 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
a)Silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarında ayrı ayrı beraatine,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarında ayrı ayrı beraatine,
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/663 Esas, 2021/822 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve o yer Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.12.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz istemi: Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden;
1.Düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın sınav sonuçlarının değerlendirilen 6 ölçütten 5'ine uyduğundan soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair çok kuvvetli şüpheli olduğunun tespit edildiğine,
2.Sınavdan önce sızdırılan sorulara sanığın sanığın yanıtlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
3.HTS kayıtlarının incelemesinde sanığın diğer şüphelilerle irtibatlı olduğuna ve 2011 Komiser Yardımcılığı sınav soruşturmasına aracılık yaptığı belirtilen M.A.E ve A.Y. İle bu sınava giren H.İ.E. İsimli şahıslarla telefon irtibatının bulunduğuna,
4.Sanığın sınav kamu zararına sebep olduğuna ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savsısının temyiz istemi:
1.Düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın sınav sonuçlarının değerlendirilen 6 ölçütten 5'ine uyduğundan soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair çok kuvvetli şüpheli olduğunun tespit edildiğine,
2.HTS kayıtlarının incelemesinde sanığın diğer şüphelilerle irtibatlı olduğuna ve 2011 Komiser Yardımcılığı sınav soruşturmasına aracılık yaptığı belirtilen M.A.E ve A.Y. İle bu sınava giren H.İ.E. İsimli şahıslarla telefon irtibatının bulunduğuna,
3.Mahkemede tanık sıfatıyla dinlenen O.İ. isimli şahsın anlatımlarıile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/106989 soruşturma numaralı 2018/26023 Esas sayılı iddianamesinde şüpheli N.Ö. isimli şahıs hakkındaki iddianamede geçen sanık hakkındaki anlatımlarının bulunduğuna,
4.Mahrem imamlar operasyonunda ele geçen ... SD karta yer alan verilerin incelenmesiyle oluşturulan Veri İnceleme Raporunda sanığa ait bilgilerin yer aldığına,
5.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, yine sanığın kamu kurum ve kuruluşları zararına zincirleme bir şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşıldığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser olarak görev yapmakta olduğu görülmüştür.
Mahkemede dinlenen O.İ. isimli tanığın sanık hakkındaki açıklamaları ve teşhisi atılı suçlama bakımından şüphe uyandıracak nitelikte ise de; söz konusu şahsın sanık hakkında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerine katıldığına ilişkin bizzat görgüye dayalı bilgisinin olmadığını, sanık hakkındaki bilgisinin V.G. isimli şahıstan edindiği duyuma dayalı olduğunu beyan ettiği, V.G. isimli şahsın kendi yargılandığı mahkemesindeki savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğinin anlaşıldığı, bu anlamda O.İ. isimli şahsın beyanlarının teyit edilemediği ve bu beyanlar neticesinde oluşan şüphenin bertaraf edilemediği;
Sanık hakkında atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına dayanak teşkil eden ve atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçu bakımından da delil mahiyetinde olan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın 2009 yılında gerçekleştirilen komiser yardımcılığı sınavına ilişkin soruları önceden elde ettiği hususunda çok kuvvetli şüpheli olarak sınıflandırıldığı anlaşılmış ise de, ceza mahkumiyetinin herhangi bir ihtimale değil her türlü şüpheden uzak kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, öte yandan bilirkişi raporunda da sanığın belirlenen 6 ölçütten 5 ine yakalandığından bahisle sınıflandırıldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun dışında, sanığın 2009 yılında gerçekleştirilen komiser yardımcılığı sınav sorularını önceden temin ettiğine ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerine katıldığına ilişkin görgüye dayalı herhangi bir tanık beyanının ve teşhisinin bulunmadığı;
Sanık hakkındaki HTS analizlerinin de her türlü şüpheden uzak şekilde atılı suçlamalar bakımından ispata elverişli nitelikte olmadığı; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca örgüt içi iletişimde kullanılan ByLock programını kullandığının tespit edilemediği ve sanığın havuz sorgusu sonucunda da örgüt ile irtibatlandırılabilecek diğer kriterlerde kaydına rastlanmadığının anlaşıldığı;
Öte yandan dosyada yer alan veri inceleme raporuna göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından çeşitli kriterlere göre fişlendiğinin belirtildiği dijital verilerde, sanığın "E" kodu ile (Farklı hayat görüşünden olan, işini iyi takip eden ve hayatının hiçbir döneminde FETÖ ile ilgisi olmayan kişileri ifade ettiği belirtilen kodlama) kodlandığının anlaşıldığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 2009 yılında gerçekleştirilen komiser yardımcılığı sınav sorularını, sanığın sınavdan önce diğer örgüt mensuplarından temin ettiği ve bu şekilde resmi belge niteliğindeki cevap kağıdını içerik itibariyle başkalarını aldatacak şekilde sahte olarak düzenlediği, oluşturduğu sahte belgeyi hile unsuru olarak kullanıp kamu kurumu niteliğindeki İçişleri Bakanlığını ve Emniyet Genel Müdürlüğünü aldatarak, sınava giren diğer adaylar zararına ve kendi yararına olacak şekilde sınavı kazandığına dair resmi belgeyi düzenlettirdiğine ilişkin iddialar bakımından, iddialara konu edilen silahlı terör örgütüne üye olma ve zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararında dolandırıcılık suçları bakımından, kesin, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak delillerin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında toplanan deliller itibariyle belirtilen suçların gerçekleştiği hususunda oluşan şüphe giderilemediğinden, "şüpheden sanık yararlanır" evrensel hukuk ilkesi gereği sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verildiği,
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konması bakımından:
1.Mahkemede tanık sıfatıyla dinlenen O.İ. beyanlarında, sanığın örgüt mensubu olduğunu kendisinden öğrendiğini söylediği V.G.'nin aynı suçtan yargılandığı Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/27 Esas sayılı dosyasının getirilip incelenerek sanık hakkında bir beyan bulunup bulunmadığının tespit edilmesi,
2.UYAP veri havuzundan araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin getirtilmesi ve bu şahıslar ile V.G.'nin ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde geçen N.Ö. hakkında düzenlenen iddianamede, N.Ö.'nün polis okuluna kurs için geldiğinde sanık Osman Ramazan Akyüz'ün de bulunduğu bir grup polis memuruyla birlikte örgüt tarafından sınıf sorumlusu olarak görevlendirilen V.G.'nin evinde düzenlenen toplantı ve organizasyonlara devam edip düzenli olarak himmet vermeyi sürdürdüğüne ilişkin ifadelerin yer aldığı görülmekle, N.Ö.'nün de usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/663 Esas ve 2021/822 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.