5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/16034 E. , 2023/6404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
B) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2007 yılında işledikleri icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, C) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2011 yılında işledikleri ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet. Serik (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.05.2014 tarihli ve 2012/583 Esas, 2014/447 sayılı Kararının sanıklar ..., ... ve ... ile adı geçen sanıklar müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 2003/5-41 Esas, 2003/54 sayılı Kararında belirtildiği üzere; tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın mümkün olmaması karşısında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi kapsamında sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla, şikayetçi bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Serik Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2012 tarihli ve 2010/4211 Soruşturma, 2012/830 Esas, 2012/447 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Serik (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.05.2014 tarihli ve 2012/583 Esas, 2014/447 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2007 yılında işledikleri icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2011 yılında işledikleri ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz sebepleri Sanıklar 20.05.2014 havale tarihli süre tutum temyiz dilekçeleri ile; kararı süresi içinde temyiz ettiklerini bildirmişlerdir.
2.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanıklar müdafii 30.09.2014 havale tarihli temyiz dilekçesi ile; sanıklar hakkında mahkumiyete yeterli delilin bulunmadığı, hukuka aykırı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, görevi kötüye kullanma suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün iken 2 ayrı ceza verilmesinin mümkün olmadığı yönlerinden hükümleri temyiz etmiştir.
3.Şikayetçi bakanlık vekilinin temyiz sebepleri Mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin aleyhe olan hususlar yönünden bozulmasına karar verilmesi istemine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıklardan ...'nun Boğazkent Beldesi Belediye Başkanı, mimar ...'in ve harita mühendisi ...'nın ise belediyede imar görevlileri oldukları, Boğazkent Beldesi 205 ada 4 parsel sayılı taşınmazda projeye aykırılıklar olması sebebiyle yapı tatil zaptı düzenlendiği, buna ilişkin ceza tahakkukunun kararlaştırıldığı ancak yıkım için girişimde bulunulmadığı, bu parseldeki yapı için yapı kullanma izni verildiği, ayrıca Şendoğan Büfe isimli iş yerinde büfe alanına ek olarak gölgelik, çayhane lokanta gibi yapılar yapıldığı, bu yapıların kaldırılması yönünde işlemde bulunulmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesini müteakip zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece; yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında bir kez icrai davranışla görevi kötüye kullanma, bir kez de ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Şikayetçi ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi bakanlık vekilinin beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar ..., ... ve ... ile adı geçen sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.05.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle; Serik (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.05.2014 tarihli ve 2012/583 Esas, 2014/447 sayılı Kararına yönelik sanıkların ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.05.2023 tarihinde karar verildi.