Esas No
E. 2022/15790
Karar No
K. 2023/1632
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/15790 E.  ,  2023/1632 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2345 E., 2020/1039 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İzmir 15.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2019 Tarihli ve 2017/616 Esas, 2019/330 sayılı Kararı ile

1.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.

Ceza Dairesinin, 10.06.2020 Tarihli ve 2019/2345 Esas, 2020/1039 sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

müdafilerinin temyiz istemlerinde özetle;

1.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

2.Sanık müdafi ... ve sanığın temyiz aşamasında sundukları 02.02.2023 ve 10.03.2023 tarihli dilekçeler kapsamında; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla beyanlarda bulunmak istediğini bildirdikleri anlaşılmaktadır.

B. Sanık ...

müdafinin temyiz isteminde özetle;

1.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

2.Sanık müdafi ve sanığın temyiz aşamasında sundukları 02.02.2023 ve 10.03.2023 tarihli dilekçeler kapsamında; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla beyanlarda bulunmak istediğini bildirdikleri anlaşılmaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ... hakkında; yapılan yargılama, dosya içerisindeki tutanaklar, ByLock sorgu raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın sınıf öğretmeni olarak OHAL KHK'ları kapsamında hakkında işlem yapılan şirketlerden Sema Özel Eğitim Yayıncılık San ve Tic. A.Ş.,

Safiye Eğitim Kurumları A.Ş., Kadirli Serhat Özel Öğretim Kurumları A.Ş.'ye bağlı okullarda çalışma kaydı olması, örgüt içi tayine tabi olarak örgütün birçok özel eğitim kurumunda çalışmış olması, Bank Asyada örgütsel talimattan sonra para yatırıp hesaplar açılmış olması, sanığın örgüt üyeliği suçunun sübutu için gereken yoğunluk, çeşitlilik, önceden beri yapının içerisinde olma gibi kriterlerinin gerçekleşmiş olduğu ve suçunun sübuta erdiği ve yargılama aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma yönünde bir talep ve irade ortaya koymadığı ve bu durumda kendisini veya başka bir örgüt mensubunun suçunun aydınlanmasına faydalı bilgiler vermemiş olduğu da dikkate alındığında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde sanık üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkemece kabul edilmiş, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiş, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında; yapılan yargılama, dosya içerisindeki tutanaklar, ByLock sorgu raporları, tanık beyanları, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; matematik öğretmenliği mezunu olan sanığın, dosyaya yansıyan bilgiler itibariyle, FETÖ'ye irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen şirketler arasında olan Körfez Yayınları Bas.Yay.Bilg.Yaz.Rek.Tur.Özel Eğ.Paz.A.Ş, OHAL KHK'ları kapsamında hakkında işlem yapılan şirketlerden Kadirli Aktif Özel Öğretim Kurumları A.Ş, Özel Nesimeğt.Merk.Tic.Ltd.Şti, Saadet Eğt.Öğrt.İşlt.İnş.San.Tic.A.Ş.'de kurum çalışmalarının olması, Bank ... isimli finans kuruluşunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olduğu ve örgüte mali destek sağladığı, söz konusu finans kuruluşu olan Bank Asyanın mali yönden güç duruma düşmesi üzerine yapılan destek çağrıları üzerine sanık ...'ın bilirkişi raporu itibariyle Bank Asyada katılım hesapları açması ve hesap bakiyesini artırmaya yönelik gayret içinde olması, örgüt içi tayine tabi olarak örgütün birçok özel eğitim kurumunda çalışmış olması, sosyal medyadan H.E. isimli kişi ile R.P. isimli sanık ...'ın bir akrabası arasındaki yazışmalarda "H. kardeş, ... sana bir mesaj göndermiş benim sana iletmemi istiyor. O.H. denen şerefsize söyle hoca efendiye terbiyesizlik yapmasın, gelir elindeki telefonu titreşime alır g..tüne sokar. Sonra da çaldırtırım. Bu yazdıklarımı özelden aynen aktar. Pezevenk gitsin başka yerde havlasın.... ... bana yolladı aynen kopyala gönder dedi." şeklindeki yazışmalarda sanık ...'ın hoca efendi diye tabir ettiği ve amcasının oğlu vasıtasıyla haber gönderdiği H. isimli kişiyi örgüt ele başı hakkında olumsuz konuşmaması yönünde uyarmış olduğu yine sanık ...'ın hukuk fakültesini de bitirdikten sonra avukatlık stajını İzmir'de avukat A.A.'nın yanında yaptığı ve Av. A.A.'nın İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ üyeliğinden tutuklu olarak yargılanıp ağır bir ceza aldığı, yine sanığın dosyaya yansıyan bir kısım ihbar yazılarına göre gerekirse fetönün avukatlığını yaparım şeklinde beyanlarda bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, sanık ...'a ait 0505 (...) (...) (...) nolu telefon hattında soruşturma sürecinde ByLock IP'lerine bağlantı nedeniyle ByLock tespit edildiği belirtilmiş ise de bilahare Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının iradesi dışında ByLock'a yönlendirilenler (mor beyin) listesinde bu telefon hattının mevcut olduğu ve bilahare mahkemece İzmir Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden gönderilen 15.02.2018 tarihli yazıda da bu telefon hattının ByLock kullananlar listesinden çıkartılmış olduğu anlaşılmış ve sanık ... yönünden ByLock suçun sübutu yönünden bir delil olarak kabul edilmemiş, ancak bunun dışındaki yukarıda belirtilen deliller çerçevesinde sanığın örgüt üyeliği suçunun sübutu için gereken yoğunluk, çeşitlilik, önceden beri yapının içerisinde olma gibi kriterlerin gerçekleşmiş olduğu ve suçunun sübuta erdiği ve yargılama aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma yönünde bir talep ve irade ortaya koymadığı ve bu durumda kendisini veya başka bir örgüt mensubunun suçunun aydınlanmasına faydalı bilgiler vermemiş olduğu da dikkate alındığında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiş, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanıklar ve müdafilerinin temyiz aşamasında 02.02.2023 ve 10.03.2023 tarihlerinde sundukları dilekçeler ile sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla beyanlarda bulunmak istediklerini bildirmeleri karşısında, öncelikle sanıkların duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadelerinin alınması, verecekleri bilgilerin örgüt içerisindeki kaldıkları süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2019/2345 Esas, 2020/1039 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog