3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16479 E. , 2023/1778 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2018 ... ve 2018/59 Esas, 2018/326 sayılı kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3, 5/1, 62, 53/1, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3507 Esas, 2019/9 sayılı kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinde;
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, başka maddi deliller üzerinden desteklenmediğinden tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, beyanların çelişkili olduğuna, delilerin hukuka uygun elde edilmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehine olan hiçbir delilin toplanmadığına, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "Ordu İl Emniyet Müdürlüğünün 18.12.2017 tarihli yazısı ve ekinde bulunan sanığa ait telefon hattının başka askeri personeller ile sabit hatlardan ardışık olarak aranmalarını gösterir tabloyu içeren tutanak, sanığın tevil yollu ikrar içerikli savunması, tanık C. K. beyanı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, örgüt hiyerarşisi içerisinde mahrem imam sıfatıyla faaliyetler yürüten sivil bir şahsa zimmetlenerek bu şahsın kontrolünde düzenli olarak takip edildiği, görev yaptığı yerlerde örgütsel bağlılığını devam ettirerek faaliyetler yürüttüğü, benzer suçtan yargılaması yapılan ve sanıkla birlikte görev yapmış olan C. K. isimli askeri personele mahrem imamlar tarafından ulaşılması hususunda aracılık görevi üstlendiği, böylelikle örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Ordu İl Emniyet Müdürlüğünün 18.12.2017 tarihli yazısı ve ekinde bulunan sanığa ait telefon hattının başka askeri personeller ile sabit hatlardan ardışık olarak aranmalarını gösterir tabloyu içeren tutanak, sanığın tevil yollu ikrar içerikli savunması, tanık C. K. beyanı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Örgüt hiyerarşisi içerisinde mahrem imam sıfatıyla faaliyetler yürüten şahsa zimmetlenerek bu şahsın kontrolünde düzenli olarak takip edildiği, görev yaptığı yerlerde örgütsel bağlılığını devam ettirerek faaliyetler yürüttüğü, benzer suçtan yargılaması yapılan ve sanıkla birlikte görev yapmış olan C. K. isimli askeri personele mahrem imamlar tarafından ulaşılması hususunda aracılık görevi üstlendiği anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılamada usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, belirtilen eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3507 Esas, 2019/9 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.