3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16527 E. , 2023/1773 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/224 Esas 2018/716 sayılı Kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2019/230 Esas, 2019/312 sayılı Kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;
1.Sanığın terör örgütüyle irtibatlı olan Kavak Özel Eğitim, Çarşamba Özel Sakarya Eğitim, Tanrıverdi Eğitim Kültür Şirketi ve Sürat Kargo şirketinde uzun yıllar çalıştığına, terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı tespit edilen ve 28.02.2016 tarihinde kendiliğinden feshedilen Çarşamba Memurlar Derneğine 20.04.2015 tarihinde üye olduğunun tespit edildiğine, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kurumu olan ve Bank ... olarak bilinen bankada 30.06.2004 tarihinde açılmış eski hesabı bulunmasına rağmen örgüt liderinin 2013 yılı Aralık ayında talimat verip 2014 yılı Ocak ayı içerisinde basına yansıyan Bank Asyaya sahip çıkılması, mali yapısının kurtarılması için para yatırılması talimatından hemen sonra hesabında 14.01.2014 tarihinde katılım hesabı açarak yine terör örgütü liderinin ikinci talimat tarihine denk gelecek şekilde 29.09.2014 tarihinde de ortak hesabına 10.000 TL yatırılıp katılım hesabı açtığının ve hesabında artışın meydana geldiğinin tespit edildiğine, usulüne uygun olarak el konulan dijital materyallerinden olan cep telefonunda terör örgütü mensuplarının bir kısmının kriptolu haberleşme programı olarak kullandıkları "Eagle" isimli programın sanığın telefonunda oyun programı görünümü altında yüklenmiş olduğuna bu sebeplerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterecek şekilde eylemlerde bulunarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine,
2.Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna,
3.Kararın sanık aleyhine bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "Sanığın Bank ... isimli bankada 30.06.2004 günü açılmış 436696 müşteri numaralı vadeli ve vadesiz mevduat hesapları bulunmaktadır. Hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın hesabında çeşitli bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, örgüt liderinin çağrısından önce de çeşitli zamanlarda katılım işlemlerinde bulunduğu, hesabını bankanın TMSF’ye devredildiği dönemde de aktif olarak kullanmaya devam ettiği ayrıca aylık hesap bakiyesinde 2014 Ocak ayından itibaren gelir düzeyini aşan bir artışın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sanığa ait hesap hacmi ve hareketleri dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY liderinin talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank ... isimli bankanın aktiflerini artırıcı işlemlerde bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, net bir kanıya varılamamıştır. C.K.B.’a ait 02.09.2016 günlü BİMER ihbarına, ihbarın soyut ve genel nitelikte olması, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde örgütsel faaliyette bulunduğuna dair görgüye dayalı somut bilgi içermemesi, tanık beyanı ya da resmi bir bilgi/ belge ile desteklenmemesi nedenleriyle itibar edilmemiştir. Sanığın örgüte müzahir olduğu değerlendirilen Çarşamba Memurlar Derneği’ne olan üyeliği, örgüt üyeliğinin delili olarak iddianamede belirtilmiş ise de; sanığın derneğe üye olmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına ne şekilde dahil olduğu ve ne tür eylemlerde bulunduğu hususu net olarak delillendirilememiştir. Bu sebeple söz konusu dernek üyeliği, örgüte sempati ve iltisakı gösterse de örgüt mensubiyetini ispatlar nitelikte deliller olarak kabul edilemez. FETÖ/PDY örgütüne üye olma suçundan haklarında kovuşturma yürütülen iki kişi ile sanık arasında kurulan irtibatların, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde eylem birlikteliği içinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususu iddianamede ve dosyadaki mevcut delillerle ispat olunamadığından sosyal ve beşeri ilişkiler nedeniyle sağlandığı değerlendirilmiştir.
Dosyada bulunan 04.07.2018 günlü dijital materyal inceleme raporunda; sanığa ait telefonda eagle isimli uygulamaya ilişkin verilerden bahsedilse de sanığın bu uygulamayı örgüt talimatıyla yüklediği ve kullandığı hususunda bir tespit yapılamadığından bu delile kuşku ile yaklaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında; her ne kadar sanık ...’ın yargı kararlarıyla silahlı bir terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiası ile kamu davası ikame edilmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösterir sempati ve iltisak boyutunu aşmayan davranışları dışında her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı mahiyette delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan beraatine dair aşağıdaki şekilde oy çokluğuyla hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.
280.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösterir sempati ve iltisak boyutunu aşmayan davranışları dışında her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı mahiyette delil elde edilemeyen sanık hakkında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma, sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2019/230 Esas, 2019/312 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.