12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/10644 E. , 2023/3189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince borca ve yetkiye itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu senet bedeli olarak 19.03.2018 tarihinde ... ... İnşaat San. Tic. A.Ş.'ye 150.000 TL ödeme yapılarak borcun itfa edildiğini, ödemeye rağmen alacaklı tarafından kötü niyetli olarak aleyhine takip başlatıldığını, davalı alacaklının göstermiş olduğu bu kötü niyetli ve ağır kusurlu davranışı gereği aleyhine %20 tazminata hükmedilmesi ve takibin durdurulması ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; unsurları tam olan ve alacağın temliki yoluyla edindiği takip konusu senetlerde bankanın yetkili hamil konumunda olup işbu senetlerin kendisine ödenmediğini, senetlerin zorunlu unsurlarının tam olduğunu, davacı yanca ilgili senetlerin düzenlendiğini ve lehtara teslim edildiğini, ilgili senetlerin ciro ve teslim yolu ile lehtardan usulüne uygun olarak devir alındığını, iyi niyetli yetkili hamil konumunda olmasına karşın senetlerin taraflarına ödenmediğini, borcun bankaya ödenmediğinin sabit olması ve dar yetkili icra mahkemesince başkaca araştırma yapılmasının mümkün olmaması, temel borç ilişkisinden kaynaklanan def'ilerin senedi iyi niyetle devralan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmaması hususları gözetilerek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu takibe dayanak senetlerin ... ... tarafından temlik cirosu ile davalı bankaya devir edildiğini, davalı bankanın ise yetkili hamil olduğunu, davacı borçlu ile dava dışı ... ... ile arasındaki sözleşmenin davalı bankaca bilinmesinin mümkün olmadığı gibi 3. şahıs niteliğindeki davalıyı da bağlamayacağını, zira senedin tedavülüne katılmış olan davacının yetkili hamil olan davalıya karşı senet bedelinin tamamından sorumlu olduğunu, İİK m. 169/a'ya göre borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça yetkili hamil olan davalı alacaklıya ödeme yapıldığına ilişkin bu minvalde bir belge ibraz edilmediğini, davacının yetki itirazının yerinde olmadığını, davacının yetki itirazında yetkili yeri göstermediğinden yetki itirazınında yerinde görülmediği gerekçesi ile borca ve yetkiye itirazın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; takip konusu borcun lehtara ödendiğini, ödeme dekontlarının mahkemeye sunulduğunu, sunulanın yeterli görülmemesi halinde Mahkemenin yazı yazarak resmi olarak bankadan dekontları talep etmesini ve ödemenin araştırılmasını istendiğini, mahkeme ödemeye ilişkin herhangi bir araştırma yapmadığını, takibe dayanak senedin nama yazılı olarak düzenlendiğini, lehtar ... ... İnşaat San. Tic. A.Ş. tarafından alacağın temliki yoluyla ... T.A.Ş.’ne devredildiğini, taraflarına hiçbir şekilde alacağın temlikinin bildirilmediğini, davalının temlike ilişkin usulüne uygun bir bildirim yapıldığına ilişkin bir beyanlarının da olmadığını, tek sundukları evrağın senedin protesto evrakı olduğunu, onun da taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının savunmasından ve sunduğu evraklardan anlaşıldığı kadarıyla yaklaşık 3 yıldır senedi elinde bulundurduğu ve senedin zamanaşımına uğramasına 4 gün kala icra takibi başlattığının anlaşıldığını, davalının senedi 3 yıldır tahsil yoluna gitmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; icra mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinin başlık kısmında yetkiye ve borca itiraz ibareleri yazılmış ise de, dilekçe içerisinde yetki itirazına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı gibi yetki itirazı yönünden yetkili icra dairesinin gösterilmesinin söz konusu olmadığı gibi usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazı bulunmadığından mevcut davanın İİK'nın 168 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz niteliğinde olduğunun açık olduğunu, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfına haiz bono olduğunu, yetkili hamil olan alacaklının, bonoyu bononun lehtarı ve birinci cirantası olan ... ... İnş. San. Tic. A.Ş.'nin cirosu ile devraldığının görüldüğünü, bonoyu ciro yoluyla devralan alacaklının, yapılan ödemeyi bile bile borçlunun zararına olacak şekilde bonoyu devraldığı konusunda herhangi bir delil bulunmadığından, bononun keşidecisi olan itiraz eden borçlunun, lehtara yaptığı ödemeyi iyi niyetli yetkili hamil olan alacaklıya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, borca itirazın belirtilen yasa maddesi ve İİK'nın 169/a maddesi kapsamında ispat edilememiş olması nedeniyle istemin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; somut olayda nama yazılı bir senet olduğunu alacaklının alacağın temliki yoluyla senedi devraldığını, protesto evrakı taraflarına tebliğ edilmediğinden faiz işletilemeyeceğini, nama yazılı senetler yönünden hukuki ilişkiye yönelik tüm itiraz ve defiler senedi devralan iyiniyetli kişilere karşı da ileri sürülebileceğini, devralanın iyiniyetinin aranmayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borca ve yetkiye itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk İİK md. 169, TTK md. 776-1,778/1-a
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.