3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/23885 E. , 2023/1725 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/419 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3713 sayılı kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/93 Esas, 2021/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.05.2022 tarihli, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren, Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; *HTS Kayıtlarının yardımcı delil niteliğinde olduğuna, *HTS kayıtlarının ve bilirkişi raporunun çelişkili olduğuna, *Ardışıklık kıstasının açıklanmadığına ve aramaların tekil olduğuna, *Tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, *Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, *Suçun maddi ve manevi unsurlarının olşmadığına, * Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabullü "Tüm dosya kapsamı ile birlikte sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde yerel mahkemece yapılan yargılamada sanığın örgüt yapısı içerisinde hareket ettiğine dair iddia makamı tarafından hazırlanan iddianamede belirtilen İstanbul ilinde örgüt mahrem imamlarınca yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda kullanılan sabit hattan ve İstanbul ilinde örgüt mensuplarınca kullanıldığı tespit edilen diğer sabit hatlardan ardışık olmayan şekilde arandığı, bu hususla birlikte dosya kapsamında dinlenen tanığın ifadelerinin yer, zaman bakımından tutarlı olduğu ve ifadesinde sanık hakkında spesifik bilgilere yer vermesi dikkate alındığında sanığın gizlilik esası içerisinde faaliyet gösteren bu örgütün mensubu olduğu yönünde oluşan vicdani kanaat ve sonuç dikkate alınarak mahkumiyetine karar verildiği" anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Asker bir şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından aranması ve "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" nazara alındığında;
İstinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan sanığın ardışık arama kayıtlarını gösterir 17.06.2020 tarihli "Ankesör ve Büfe Analiz Raporu"nun, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, elde edilecek tüm bu delillerin ve CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda ve ya SEGBİS aracılığı ile beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma yapılmak, suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/93 Esas, 2021/90 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi' ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.