3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/15114 E. , 2023/1787 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Diyarbakır 5.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/133 Esas, 2018/205 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18.
Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/82 Esas ve 2019/30 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
3.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
4.ByLock kullanımına ilişkin eksik inceleme ile karar verildiğine,
5.Sanığın ve müdafiinin yokluğunda hüküm verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğuna,
6.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
7.Suçlamayı kabul etmediğine, ByLock kullanmadığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "sanık savunmasında (...) (...) 95 46 numaralı telefon hattın kendisine ait olduğunu ancak bu hatta ByLock programını yüklemediğini ve bu programı kullanmadığını, FETO/PDY ile herhangi bir bağının olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş ise de; Sanığın kullandığı tespit edilen ByLock programına ilişkin olarak; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 Esas, 2017/4758 Karar sayılı ilamında da ByLock uygulamasının ayrıntılarının belirtildiği üzere ByLock iletişim sistemini sanığın kullandığının somut delillerle kanıtlandığı üzere, ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve bu durumda sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü gerektiği bu haliyle sanık hakkında düzenlenen ByLock sistem sorgu tasnif tutanağına ve dosya kapsamında bulunan HTS evraklarına göre sanığın (...) (...) 95 46 numaralı hat ve 44920991799090 IMEİ numaralı cep telefonu ile ByLock isimli programı kullandığının belirlenmiş olması, yine aynı hattın ByLock tespit edilen telefonlarda kullanıldığına ilişkin BTK dökümanlarının dosya kapsamında mevcut olduğu, ayrıca ByLock içeriklerine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde sanığın arama yapmak ve aranmak sureti ile ByLock isimli programı "latif1latif" kullanıcı adı ile kullandığının tespit edildiği, bu hususta düzenlenen değerlendirme tutanağı, sanığın ByLock tespit edilen GSM hattı ile 2014 yılının 8 ve 11 inci ayları arasında ByLock serverlerine ait IP adreslerine bağlantı yaptığına ilişkin BTK kayıtları, sanığın terör örgütü ile irtibatlı olması gerekçesi ile 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmiş olması ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan operasyon neticesinde ele geçirilen SD kartın incelenmesinde FETÖ terör örgütünün mahrem yapılanması tarafından emniyet personelleri hakkında bilgilerin tespit edildiği, bu bilgiler içerisinde sanığın FETÖ mensubiyeti olduğu, örgütün içinde olduğu ancak bazı zaaflarının bulunduğu, bağlı olduğu küçük bölgenin Diyarbakır, büyük bölgenin ise Gaziantep olduğunun tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullanmak sureti ile hiyerarşik yapısına dahil olarak terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğünün kabulü ile üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi suçunu işlediği" gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "23.08.2016" yerine yazılı şekilde yazılması mahallinde giderilebilecek bir yanılgı olarak değerlendirilmiş, 20.10.2017 günlü sarf kararına konu 100 TL'nin yargılama giderine eklenmeyerek yargılama giderinin terkin miktarının altında kaldığı gerekçesi ile sanıktan tahsiline karar verilmemesi aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından bozma nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın KHK ile kamu görevinden ihraç edilmiş olmasının müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre; ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan operasyon neticesinde ele geçirilen SD kartın incelenmesinde FETÖ terör örgütünün mahrem yapılanması tarafından emniyet personelleri hakkında tespit edilen bilgiler içerisinde FETÖ mensubiyeti olduğu, örgütün içinde olduğu ancak bazı zaaflarının bulunduğu, bağlı olduğu küçük bölgenin Diyarbakır, büyük bölgenin ise Gaziantep olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/82 Esas ve 2019/30 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2023 tarihinde karar verildi.