8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1402 E. , 2023/2562 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacının 29.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda C harfi ile gösterilen bölüme yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, aynı raporda A ve B harfi ile gösterilen bölümlere yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Yörede 2016 yılında 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'na (3083 sayılı Kanun) göre yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda, ... ili, ... ilçesi, Kirişçiler Mahallesi, 29263 ada 17 parsel sayılı taşınmaz 8.116,91 m2 miktarıyla ve tarla vasfıyla davalı ... adına tescil edilmiştir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 17 parsel sayılı taşınmazın 2016 yılında yapılan toplulaştırma işlemleri sonucunda vekil edeni adına tescil edildiğini ancak daha sonra 2019 yılında dava konusu alanda 3 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan tahditte taşınmazın orman içinde bırakıldığını açıklayarak, 3 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan işlemin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alanın orman niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararı ile talebin orman sınırları içinde bırakılan taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin olduğu, idareyi zorlayıcı nitelikte bu davanın dinlenilemeyeceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından yapılan itirazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) kapsamında yapılan tahdide ilişkin olduğu, bu durumda taşınmazın A ve B ile gösterilen kısımları hakkında Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, C ile gösterilen kısım ise çalışmalarda orman dışında bırakıldığından bu kısıma ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 29.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda C harfi ile gösterilen bölüme yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, aynı raporda A ve B harfi ile gösterilen bölümlere yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu 29263 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 2016 yılında yapılan toplulaştırma işleminde vekil edenine verildiğini, vekil edenine verilen arazi üzerinde Orman Kadastro Komisyonu tarafından kadastro çalışması yapıldığını, 30 günlük askı ilanı süresinde itiraz edildiğini, idarenin bir bütün olduğunu, yapılan toplulaştırma ve tapu tescil işleminin tarım ve orman bakanlığınca yapıldığını, davalının Orman İdaresinden görüş alınmadığını ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın makilik alan içerisinde kaldığı, 30 günlük askı ilanı süresinde açılan davalarda Kadastro Mahkemelerinin görevli olduğunu, ilgili tutanağın 30.06.2020 tarihinde askıya çıkarıldığını, davanın askı ilan süresinde açıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dilekçesindeki anlatıma ve dosya kapsamına göre davanın, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılması istemine değil, orman niteliğinde olmadığı iddiasıyla orman tahdidinde orman sınırları içerisine alınmasına itiraza yönelik olduğu, davaya konu 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmalarında dava konusu yerin bulunduğu bölgenin tamamı orman olduğundan 3116 sayılı Kanun çalışmasının aplikasyonunun yapılmadığı ve A kısmının kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içinde, B kısmının P.CDLXII nolu 2/B bloğu içinde, C kısmının orman sayılmayan sarı alanda kaldığı, bu durumda dava konusu C bölümünün davaya konu çalışmalarda orman sınırları dışında sarı alanda bırakılması nedeniyle davacının bu kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince de bu kısım hakkındaki istemin hukuki yarar yokluğundan reddine, taşınmazda A ve B harfleriyle gösterilen bölümlere yönelik davanın ise kesinleşen orman tahdidine itiraz niteliğinde olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olunmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, 1946 yılında yapılan orman tahdidinin kesinleşmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesinde dava açılamayacağı bildirilmiş ise de yörede 3 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 27.11.2019 tarihinde kadastro çalışması yapıldığını ve davanın askı ilan süresi içinde açıldığını, dava konusu taşınmazın toplulaştırma işlemi sonucu vekil edenine verildiğini, toplulaştırma işlemi sonrasında yeniden orman kadastro işlemi yapılmasının doğru olmadığını, davanın konusunun 27.11.2019 tarihli 3 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan işlem olduğunu açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3116 sayılı Kanun, 6831 sayılı Kanun.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.4.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.