Esas No
E. 2021/26956
Karar No
K. 2023/848
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/26956 E.  ,  2023/848 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2012/2 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3.Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2012/2 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2016/10466 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmasından dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

4.Erzincan 1. Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 inci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve şüpheden uzak delil olmadığına ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kolluk görevlileri tarafından yapılan baskı sonucu soruşturma aşamasında mağduru öptüğünü beyan ettiğine, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve şüpheden uzak delil olmadığına ilişkindir.

3.Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği; sanıkların eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.

4.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde on dört yaşında bulunan ve Erzincan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim ve Değerlendirme Kurulu tarafından düzenlenen 30.05.2011 tarihli rapor ile Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Tarafından Düzenlenen 16.03.2012 tarih ve 48 sayılı rapora göre zeka geriliği bulunan ve konuşma yetisine sahip olmayan katılan mağdurenin, evinin önünde oynadığı esnada sanıklar tarafından evlerinin arka tarafında bulunan boş araziye götürüldüğü, burada sanıkların katılan mağdureyi yere yatırarak üzerindeki külotlu çorabı çıkarmak suretiyle cinsel organını elledikleri, vücudunda boyun, göğüs ve bacak kısımlarını elledikleri ve öptükleri, daha sonra katılan mağdureyi bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, bu esnada sanıkların mahallede oynayan çocuklar tarafından da görüldükleri, bu hususa tanık .... 'nin de tanıklık yaptığı, zira olaydan hemen sonra katılan mağdureyi elinde külotlu çorabı ile hırpalanmış ve şiddetli bir şeklide bağırıp ağlar vaziyette olduğunun, yine sanıkların katılan mağdureden uzakta bir yerde bulunduklarının tanık tarafından görüldüğü, bu hususa katılan mağdurenin kız kardeşi ...'ün de şahit olduğu, anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamı itibariyle sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde olay tarihinde on dört yaş içinde bulunan ve akıl sağlığı yerinde olmayan, konuşma yetisi bulunmayan mağdureyi, katılan mağdurenin evinin arka tarafından bulunan boş araziye götürerek mağdurenin cinsel organını okşadıkları, vücudunun değişik yerlerine dokunarak öptükleri, daha sonra katılan mağdureyi bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, bu şekilde üzerlerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri sabit görülerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin yeniden düzenlendiği anlaşılmakla lehe kanun değerlendirilmesi yapıldığında; değişiklik öncesi netice cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile altıncı fıkrası ve 62 nci maddesi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, değişiklik sonrası netice cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uygulanarak 3 yıl 9 ay hapis cezası olduğu görülmekle sanıklar lehine olan kanun maddeleri uygulanarak hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İtirazlarına Yönelik

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Katılan Mağdure Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İtirazlarına Yönelik

Mağdure ile annesinin aşamalardaki beyanları, savunmalar, tanık ... ile ...'ün beyanları, mağdurenin kilotlu çorabı ile kilotunda sanık ...'in menisinin bulunduğuna dair uzmanlık raporu, 09.10.2013 tarihli adli tıp raporunda mağdurenin olaya bağlı olarak ruh sağlığının bozulduğunu belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanıkların mağdureyi yere yatırarak üzerindeki külotlu çorabı çıkarmak suretiyle cinsel organını, boyun, göğüs ve bacak kısımlarını ellemeleri ve öpmeleri şeklinde sübuta eren eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığı gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/161 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog