9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/10400 E. , 2023/632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2012/49 Esas, 2015/229 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
a)Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.06.2019 tarihli ve 14-2015/425585 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın cinsel saldırı ve yaralama suçunu işlemediğine, ruh sağlığından artırım yapılmasının gerçeğe uygun olmadığına, şikayetçinin gece kulübünde çalıştığı için zaten ruh sağlığının bozuk olduğuna, kasten yaralama suçundan delil olmadığına ve re'sen dikkate alınarak temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikayetçinin eşinden 1999 yılında boşandığı ve öz oğlu olan suça sürüklenen çocuk ...'ın velayetinin babasına verildiği ve uzun süredir görüşmedikleri, suç tarihinden 2-2,5 yıl önce şikayetçinin oğlu suça sürüklenen çocuk ile facebooktan irtibat kurduğu ve görüşmeye başladıkları, suça sürüklenen çocuğun babasının yanında bunaldığını söyleyerek annesi şikayetçinin yanına geldiği ve bir süre birlikte kaldıkları, suça sürüklenen çocuğun olay günü sabah saatlerinde annesi şikayetçinin çalıştığı bardan alarak eve getirdiği, şikayetçinin alkollü olduğu ve suça sürüklenen çocuk ile çalıştığı iş yerine geldiği için tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında suça sürüklenen çocuğun şikayetçiye tokatla vurduğu ve şikayetçinin de suça sürüklenen çocuğa karşılık vermeye çalıştığı, ancak suça sürüklenen çocuğa engel olamadığı ve suça sürüklenen çocuğun şikayetçiyi darp etmeye başladığı, bu sırada şikayetçinin vücudunun alt kısmındaki giysilerini yırtarak çıkardığı ve şikayetçinin direnmesine rağmen rızası dışında şikayetçi ile zorla cinsel ilişkiye girdiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
2.Delil olarak dosya kapsamında şikayetçinin olaya ilişkin değişmeyen ve tanık ...'in anlatımları ile örtüşen beyanları, suça sürüklenen çocuk savunması, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Tabipliğinin suça sürüklenen çocuk ile şikayetçi hakkındaki 09.10.2011 günlü raporları, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün suça sürüklenen çocuk ile şikayetçi hakkındaki 26.10.2011 tarihli raporları, 09.10.2011 tarihli olay yeri inceleme raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 21.12.2011 tarihli ekspertiz raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.11.2013 tarihli raporu, suça sürüklenen çocuk hakkında alınmış sosyal inceleme raporu mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Şikayetçi ...'un 09.10.2011 günü sabah saatlerinde Taksim Eğitim ve Araştırma Hastahanesine tecavüz ve darp olayı mağduru olarak getirildiği ve şikayetçinin tedavisinin ardından alınan ifadesinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduğu, birlikte yaşadığı öz oğlu ... ile sabah tartışmaya başladıklarını, sonra oğlunun boğazını sıkarak kendisini darp etmeye başladığını, bu sırada üzerindeki elbiseleri yırtarak kendisine tecavüz ettiğini beyan ettiği, şikayetçinin ilk tedavisinin yapıldığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastahanesinin 09.10.2011 tarihli raporu ile buna göre düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.10.2011 tarihli raporunda, şikayetçinin darp ve cebire uğradığının sabit olduğu ve yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirlendiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen ve usulüne uygun olan 22.11.2013 tarihli raporunda, şikayetçi ...'un 09.10.2011 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 21.12.2011 tarihli ekspertiz raporunda, şikayetçiye ait 9 nolu eşofman altı üzerindeki meni lekelerine ait genotip özelliklerin suça sürüklenen çocuk ...'ın genotip özellikleri ile uyumlu olduğu, şikayetçiden alındığı belirtilen vajinal sürüntü örneklerinden ve olay yerinden elde edildiği belirtilen 1 bulgu nolu külottaki meni lekelerinden şikayetçinin genotip özellikleri ile karışık olarak suça sürüklenen çocuk ...'ın genotip özellikleri ile uyumlu olduğunun belirtildiği, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporunun alınmış olduğu, tanık ...'in anlatımları, şikayetçinin olaya ilişkin değişmeyen beyanları, suça sürüklenen çocuk savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.09.10.2011 tarihli suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2012/49 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararında ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2012/49 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.