9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16423 E. , 2023/1576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2014/434 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi Katılanın üvey annesi olduğuna, ona kötü bir söz söylemediğine, saygısızlık yapmadığına, maddi anlamda destek olmak için kendisini aradığına, katılanın telefon kayıtlarının incelenmediğine, temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ''Sanık ...'ın katılan ...'in üvey oğlu olduğu, katılanın olay tarihinde ... Restaurantta bulaşıkçı olarak çalıştığı, sanık ...'ın yaklaşık 2 haftadır çalıştığı işyerinden çıkıp ikametine gittiği sırada katılanı takip ettiği ve kullandığı cep telefonunu arayarak rahatsız ettiği, sanık ...'ın kullandığı 0545 861 .. .. nolu gsm hattında katılanın kullandığı 0545 553 .. .. nolu gsm hattını arayarak "Seninle dışarıya çıkalım, seninle birlikte olalım" şeklinde tekliflerde bulunduğu, katılanın sanığı uyarmasına rağmen sanık ...'ın vazgeçmediğini, sanığın en son 18.08.2014 günü gece saat 01.00 sıralarında katılanı telefonla arayarak "Telefonu neden açmıyorsun, seni müze parkına götüreyim, yemek yedireyim, seninle birlikte olalım" şeklinde sözler söylediği, sanığın 18.08.2014 günü akşam saat 20.00-20.30 işten çıkıp evine gittiği sırada katılanı evine kadar takip ettiği, katılan ...'in kullandığı 0545 553 .. .. nolu gsm hattının 04.08.2014-19.08.2014 tarihleri arasındaki görüşme detay bilgilerinin TİB'den temin edilmesi üzerine yapılan incelemede, sanık ...'ın kullandığı 0545 861 .. .. nolu gsm hattından katılanı 08.08.2014 günü 19:14 09.08.2014 günü saat 12:42, 19:47 ve 21:35'de, 10.08.2014 günü saat 01:28, 17:11, 17:13, 17:14, 17:29, 17:35'de, 11/08/2014 günü saat 00:42'de, 14.08.2014 günü saat 12:42,17:51'de, 15.08.2014 günü 12:34, 21:06, 22:16, 16.08.2014 günü saat 15:35, 18:46'da, 17.08.2014 günü saat 13:01'de ve kullandığı 0534 246 .. .. nolu gsm hattından katılanı 10.08.2014 günü saat 15:55'de aradığının tespit edildiği, iddia, ifade tutanakları, HTS kayıtları, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, mahkememizce oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkememizce oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmekle birlikte; Her ne kadar sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında katılanı lokantada bulunduğu sırada görerek halini hatırını sorduğunu, sonrasında yanından ayrıldığını ve katılana telefon açmadığını beyan etmiş, yargılama aşamasında alınan savunmalarında da katılanı, babası rahmetli olduğu için yardım etmek amacıyla aradığını beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasında katılanı hiç aramadığını beyan ettiği, katılanın üvey oğlu olan sanığa iftira atması için herhangi bir husumetinin de bulunmadığı kanaatine varılmış, sanığın TİB kayıtlarına göre de katılanı belirli gün aralıklarla defalarca aradığının anlaşılması karşısında suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları inandırıcı bulunmamış, ayrıca sanığın eylemini değişik zamanlarda posta ve elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiği görülmüş, bu şekilde sanığın katılanı belirtilen suç tarihleri arasında sürekli olarak telefonla arayarak ve katılanı işyerinden çıkıp evine giderken takip etmek suretiyle rahatsız ederek üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, sanığın belirtilen suç tarihleri arasında muhtelif zaman dilimlerinde gerçekleşen bir kısım telefon görüşmelerinde katılana çıkma, cinsel ilişki teklifinde bulunarak üzerine atılı zincirleme şekilde cinsel taciz suçundan cezalandırılması yoluna gidilerek ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.' IV.
GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli ve 2014/434 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.