3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16393 E. , 2023/1089 K.
"İçtihat Metni"
¸ İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 tarihli, 2017/91 Esas ve 2018/43 Karar sayılı kararı ile sanık ... Ç. hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan 5237 Sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 Sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
TCK 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.12.2018 tarihli, 2018/1281 Esas ve 2018/2591 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, -Aleyhe beyanların soyut ve çelişkili olduğuna, -Deliller yetersiz olmakla suçun unsurlarının bulunmadığına, -Mayıs 2016 öncesi örgütün terör örgütü olarak belirlenmediği, bu nedenle bu tarih öncesi eylemlerin suç oluşturmayacağına, -Duruşmalı inceleme yapılması vesair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın savunmaları, tanık beyanları, diğer şüphelilerin savunmaları, teşhis tutanağı, arama tutanağı, Bank ... kayıtları, sendika kayıtları, HTS analiz raporu, ihbar tutanağı, olay yeri inceleme raporu, CD ve kitap inceleme tutanakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın eylemlerinin yardım boyutunu aştığı, yukarıda sayılan delillerden de anlaşılacağı üzere, yönetim kadrosunda olmamakla birlikte örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğu, örgüt talimatlarıyla hareket ettiği, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirdiği, son döneme kadar örgütle irtibatını koparmadığı, öğretmen mütevelli grubunda görev aldığı, örgüte eleman kazandırmaya yönelik faaliyetleri gerçekleştirdiği, hiyerarşik yapıya bağlılığında geçmişten, yani bu yapının kamuoyunda terör örgütü olarak bilinmediği polis okulu öğrenciliği dönemden bu yana süreklilik bulunduğu, zira yukarıda da izah edildiği üzere o dönemde dahi toplayıcı öğrenci olarak örgüte eleman kazandırma yönünde çaba sarf ettiği, soruşturma ve yargılama sürecinde tespit edilen eylemlerinin çeşitlilik de gösterdiği, süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, özetle tespit edilen eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu ve sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşılmıştır, şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, eleştiri dışında hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine, Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile TCK'nun 53/1. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi; Usul ve yasaya aykırı olup, sanık ve müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu, şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, polis memuru olarak görev yapmakta iken kurumlar arası geçişle öğretmenliğe geçen, polis okulu öğrenciliği döneminde örgüte eleman kazandırma faaliyetlerinde bulunan, öğretmen olduktan sonra da örgütün Isparta il yapılanması içerinde mütevelli olarak yer alıp bu kapsamda örgütsel toplantılara katılan, örgüte eleman kazandırılması ve maddi destek sağlanması faaliyetlerini yürüten organizasyonlarına devam eden ve örgüt liderinin talimatı üzerine Bank ... Katılım Bankasında bankancılık işlemi yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.12.2018 tarihli, 2018/1281 Esas ve 2018/2591 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.