Esas No
E. 2023/603
Karar No
K. 2023/2215
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2023/603 E.  ,  2023/2215 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2976 E., 2022/1690 K.
SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 6.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 416.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34.

Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/2976 Esas, 2022/1690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Katılanın, 31.12.2021 tarihinde saat 10.30 sıralarında ev telefonunu arayan ve kendisini asayiş şubeden polis olarak tanıtan bir şahsın eşi ile konuştuğu, kimliklerinin ve bankadaki paraların Fetöcüler tarafından ele geçirildiğini, bütün para ve altınları toparlamalarını, operasyon yapılacağını, savcının gelmesi halinde hepsine el koyacağını söylediği, kendisinin eve geldiğinde eşinin korkmuş halde olayı anlattığı, katılanın da telefonla konuşmaya başladığı, katılanın ilk başta durumu kabul etmediğini söylediği, daha sonra 155'ten SMS göndermeleri üzerine şahsın istihbarattan polis olduğuna inandığı, kendisine Hakan Fidan isimli şahıstan bahsettikleri, kendisinin MİT müsteşarı olduğunu bildiğinden şahsa tüm bilgilerini verdiği, hac ibadeti için ayırdığı 144 gram altını söylediği, fotoğrafları şahsın telefonuna attığı, daha sonra telefoncuya gitmesini söyleyerek 05528589245 nolu hattı aldırdıkları ve hattı sürekli açık tutmasını söyledikleri, şahsın talimatlarına uyarak bankada bulunan altınları paraya çevirdiği, paraların ve dekontların fotoğraflarını şahıslara gönderdiği, daha sonra paraları poşete koyarak iki sokak aşağısında sesinden yabancı olduklarını düşündüğü iki şahsa 130.000,00 TL para ve 70.000,00 TL değerinde ziynet eşyasını verdiği, telefonda kendisini savcı olarak tanıtan kişinin ise katılana evine dön dediği, katılanın 12 gün boyunca şahıslarla irtibat halinde olduğu, bu sırada Tuzla ve Gebze'de bulunan evlerini 950.000,00 TL ve 650.000,00 TL değerinde satılığa çıkarttığı, katılanın damadının durumdan şüphelenmesi üzerine polise haber verdiği, polislerle beraber hareket ederek şahısların talimatlarına uydukları ve görüşmeye devam ettikleri, noterde evi satmış gibi göstererek içerisinde sözde para ile gerçek 10.000,00 TL bulunan parayı poşete koydukları ve şahıslara poşeti götürdüğü ve poşeti gelen şahsa verdiği daha sonra polislerin sanığı yakaladıkları, katılanın 13.11.2022 tarihli canlı teşhis tutanağıyla, 31.12.2021 tarihinde Şifa Mahallesi, Emiroğlu Caddesi, Sazlık Sokak üzerinde bir poşet içerisinde bulunan 200.000,00 TL parayı verdiği şahsın sanık ... olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Kollukça tanzim edilen 13.01.2022 tarihli olay ve yakalama tutanağında sanığın olay yerinde katılanın verdiği poşeti aldığı ve "dur! Polis'" diye bağrılması üzerine sanığın kaçmaya başladığı ve sanığın katılana ait olan 10.000,00 TL para ile yakalandığının tespit edildiği, aynı tarihli canlı teşhis tutanağında da, katılanın vâkî fiilleri gerçekleştiren sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, olayda kullanılan 05343680760 numaralı hattın yabancı tâbiiyetli Mustafa Elbaşa isimli bir şahıs adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de sanığın olay günü katılanın elinden parayı aldığı ve sonrasında kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, katılanın ilk etapta 200.000,00 TL parayı bir poşet içerisinde telefonda kendisine söylenen yere götürerek teslim ettiği, teslim ettiği yerde iki kişi olduğunu, bu iki kişiden birinin de sanık olduğunu teşhis ettiği, ikinci olayda da sanığın katılandan parayı aldıktan hemen sonra yakalanıp suçüstü yapıldığı, bu haliyle sanığın suçu katılana karşı birden fazla kez işlediğinin sabit olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, telefonda katılanla görüşen şahıs dışında konuşmalarından yabancı oldukları anlaşılan iki şahsın da parayı almaya geldiği ve birinin ikinci kez parayı almaya geldiğinde yakalandığı ve haliyle diğerlerinin açık kimlik bilgileri tespit edilememiş olsa da en az üç kişinin iştiraki ile suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışmasız bırakılması, ve yine; hükümde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edildiğinin belirtilmesine ve buna göre hapis cezasının teşdiden uygulanmasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi uyarınca temel ceza tayini sırasında adli para cezasının farklı bir gerekçe de gösterilmeksizin aynı gerekçe ile asgari hadden tayin edilmiş olması hususu eleştirilip istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun kabul edilerek, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/2976 Esas, 2022/1690 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.