9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/13772 E. , 2023/1170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan, neticeten hükmolunan 1.500,00TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli, 2015/186 Esas ve 2015/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca beş eşit taksit ile ödenmek üzere 1.500,00TL adli para cezası, kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiyle 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca beş eşit taksit ile ödenmek üzere 1.500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.06.2020 tarihli ve 14-2016/132946 sayılı, kısmi ret ve kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; şikayetçiyi rahatsız ve taciz etme maksadı ile aramadığına, numaranın arkadaşına ait olduğunu düşünerek birden çok kez aradığına, hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğuna, yine mahkumiyet hükmü verilecekse de talebi ve sabıkasız oluşu gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ya da adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin cinsel maksat taşımasından ötürü eylemlerin bir bütün olarak değerlendirilerek cinsel taciz suçundan hüküm kurulması gerekirken kişinin huzur ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmasının Kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında tanışıklık bulunmayan taraflardan sanığın 27.10.2014 günü kullanımında olan 0539 (...) (..) (.6) numaralı hat üzerinden şikayetçinin kullandığı 0536 (...) (..) (.0) numaralı hattı arayarak görüşmede şikayetçiye "..." ismiyle hitap etmesi üzerine şikayetçinin yanlış numaranın arandığını söylemesine karşın sanığın ısrarla aramaya devam ettiği, olayın kolluk kuvvetlerine intikali ile şikayetçinin alınan ifadesinde anılan numara kullanıcısının yirmi beş gün önce de arayarak "Saat dört gibi müsait olur musun? Boş oda var" şeklinde sözler sarf ettiğinin beyan olunduğu hadise ile ilgili olarak mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemleri sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görülmemiş olup, onama gerekçesine göre bozma görüşlü Tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli, 2015/186 Esas ve 2015/534 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarihli, 2015/186 Esas ve 2015/534 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykrırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.