1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2012/2633 E. , 2012/5279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanığın suç tarihindeki yaşının tespitine yönelik olarak, Adli Tıp Genel Kurulunun 16/06/2011 gün ve 346 sayılı raporunda, sanığın suç tarihinde radyolojik olarak yirmi yaşını bitirmiş olduğuna yönelik görüş bildirilmişse de, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 17.11.2008 gün ve 6065 sayılı raporunda, "Sanığın olay tarihi 15.01.2007 tarihinde (radyolojik) olarak yirmi bir yaşı içerisinde olduğu; ancak 27.07.1990 doğumlu olduğu bildirilen kişinin 15.09.2008 günü Kurulca yapılan muayenesinde fizyonomik olarak nüfus kaydına uyumlu yaşlarda gözükmekte olduğu, bazen kemik yaşının hormon, beslenme veya genetik gibi faktörlerin tesiri ile gerçek yaşa göre büyük çıkabileceğinin tıbben bilindiği, dolayısı ile gerçek yaşının Mahkemece değerlendirilmesinin uygun olduğu" yönünde görüş bildirildiği, bu rapor üzerine Mahkemenin yaptığı araştırma sonucunda sanığın bebeklik çağında aşılama dönemine, topuk kanı alınmasına ve çocukluk çağında okula başlama zamanına ilişkin resmi belgelerin getirtildiği, bu belgelerin içeriği ile sanığın nüfus kaydındaki doğum tarihinin uyumluluk gösterdiği, aynı zamanda sanığın babasının, annesine karşı "... olmayan kızı alıkoyma" ve "kızlık bozma" suçları ile yargılandığı Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 1988/43 esas-1988/22 karar numaralı dosyasının da celp edildiği, sözkonusu dosyanın ve nüfus kayıtlarının incelenmesinde, sanığın annesi ile babasının 08.01.1988 tarihinde evlenmesi nedeni ile kamu davasının 765 sayılı 434/1 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği, ayrıca tanık olarak yeminli beyanlarına başvurulan Filiz ve Netice'nin, sanığın nüfus kaydında belirtilen tarihte doğmuş olduğuna yönelik açıklamaları birarada değerlendirildiğinde, Mahkemenin sanığın suç tarihinde nüfus kaydına göre TCK.nun 6/1-b maddesi kapsamında hukuken "çocuk" olduğunu kabul edip, tayin edilen temel ceza üzerinden yaş küçüklüğü nedeniyle aynı Kanunun 31/3 maddesi uyarınca yazılı oranda indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmeyerek, tebliğnamenin aksi görüşle bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
2.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın "kasten öldürme" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı yaş küçüklüğü ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede haksız tahrikin varlığına; müdahil vekilinin yaş küçüklüğü nedeni ile indirim yapılmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hüküm tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 26/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi. 26/06/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafiileri avukatlar ... ile Büşra Öztürk'ün yokluklarında 28/06/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.