9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/12431 E. , 2023/854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/1266 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan beraat hükmünün ise katılanın, ... ile eve giren sanığa evi terk etmesini söylemesine rağmen sanığın evden çıkmadığı nazara alınarak atılı suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanın temyiz isteği; katılan konumda olduğuna, hükmü temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi verdiğine, ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; dayısının eski eşi olan katılanın eve kendisinin davet ettiğine, şayet atılı suçu işlemiş ise katılanın sonradan neden telefonlarını açtığını anlamadığına, katılanın dayısı hakkında konuşmak için kendisini eve çağırıp iftira attığına, ves re'sen tespit edilecek temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, "...sanığın cinsel saik ile katılana hitaben söylemiş olduğu 'kimseye söyleme, zaten söylesen de kimse inanmaz, ben senden hoşlanıyorum, seni öpmeden çıkmam.' şeklindeki sözlerin ve katılana karşı şortunu açarak cinsel uzvunu gösterme, katılanı öpmeye kalkma, okşamak için yanaşmak gibi davranışların bir bütün olarak 5237 sayılı TCK'nın 105/1 maddesine temas ettiği..." şeklindeki kabulüyle sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Düşme sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hükmün gerekçe kısmında cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemler sayılırken sanığın cinsel organını da teşhir ettiği belirtilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurularak çelişkiye düşülmüştür; ancak Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarihli iddianamesinde cinsel taciz eyleminin teşhir suretiyle işlendiğine yönelik bir anlatımın bulunmaması ve iddianame anlatımıyla uyumlu olacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
3.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/1266 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararına yönelik katılan ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/1266 Esas, 2015/388 Karar sayılı kararına yönelik katılan ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.