9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/274 E. , 2023/1084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/570 Esas, 2021/816 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 8 yıl 4 ay, çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik etme suçundan aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/202 Esas ve 2022/1454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin aleyhe, sanık ve sanık müdafiinin lehe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca her iki mağdur yönünden ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün, çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik etme suçundan aynı Kanun'un 226 ncı maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 100 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına, şartları oluşmadığından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.01.2023 tarihli ve 9-2022/154963 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı, takdiri indirim uygulamasının ve vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan ...
Vekilinin Temyiz İsteği Duruşmaların SEGBİS ile katılımlarının sağlanarak veya başkaca zorunlu vekil tayin edilmek suretiyle görülmesi taleplerinin reddi nedeniyle temsil haklarının kısıtlandığı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün hatalı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında alınan raporlarda çelişki bulunması nedeniyle sanığın cezai ehliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, sanığa ait dijital materyallerin yüklenme zamanının araştırılması, suç tarihinin netleştirilmesi, beyanlarda sanığın evine geldiği yönünde bahsi geçen diğer çocukların tanık olarak ifadelerine başvurulması istemine ilişkindir.
D. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
1.Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mağdurların soruşturma aşamasında bahsetmedikleri ancak mahkeme aşamasında yeni ileri sürdükleri, yine soruşturma aşamasında bir defa olduğunu beyan ettileri ancak mahkemede birden fazla gerçekleştiğini iddia ettikleri eylemlerle ilgili ek iddianame düzenlenerek ceza verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde uygulaması yapılması, suç tarihinin netleştirilmesi, beyanlarda sanığın evine geldiği yönünde bahsi geçen diğer çocukların tanık olarak ifadelerine başvurulması,
2.Müstehcen Yayınları Okumaya ve İzlemeye Teşvik Etme Suçu Yönünden
Cinsel görüntülerin niteliğine ilişkin mağdur beyanlarının çelişkili olması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulabilmesi için ek iddianame düzenlenmesi gerektiğine, yine bahsi geçen suç yönünden madde metninde mağdurlar bakımından çoğul ifade bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkra hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığında ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın çocuğun cinsel istismarı, müstehcen yayınları okumaya ve izlemeye teşvik etme suçlarından cezalandırılması için kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında sanğın bir defa cinsel bölgelerine kıyafetleri üzerinden sürtündüğünü, bir defa iç çamaşırları kalacak şekilde soyduğunu ve cinsel içerikli görüntüler izlettiğini, bu eylemlerin üç yıl öncesinde gerçekleştiğini beyan eden katılan mağdurların duruşmada bahsi geçen eylemlerin birden fazla olduğuna ayrıca sürtünme eyleminin çıplak halde gerçekleştiğine, sanığın cinsel organını tutturduğuna ve izledikleri cinsel görüntülerin erkek çocuklarına ilişkin olduğuna yönelik anlatımda bulundukları, katılan mağdurların sanığın telefonunda çıplak görüntülerinin bulunduğuna dair telefon konuşmalarına ailelerinin şahit olmaları üzerine intikalin gerçekleştiği, soruşturma aşamasında katılan mağdurların birden fazla kez evine geldiğini beyan eden sanığın mahkemede bir defa kalabalık grup halinde geldikleri yönünde savunmada bulunduğu ve atılı suçlamaları reddettiği, sanığa ait dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede çok sayıda kız ve erkek çocuğuna ilişkin çıplak görüntü ile video tespit edildiği, sanığın tehdit suçundan cezai ehliyetinin olmadığına ilişkin Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 28.12.2020 tarihli raporu ile hakaret suçundan ve iş bu dosyadaki atılı suçlar yönünden cezai ehliyetinin bulunduğuna dair aynı hastanenin 20.10.2021 ve 02.07.2021 tarihli raporlarının dosya arasına alındığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın inkara dayalı savunması, katılanların örtüşür anlatımları, mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine dair raporlar, sanığın cinsel suçlar açısından cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin rapor, sanığa evinde el konulan dijital materyallerde erkek çocuklara ait cinsel görüntüler olması ve fotoğraflardaki cinsel organını tutturan şahsın fiziki görüntüsünün sanıkla örtüşmesi dikkate alınarak çocuğun cinsel istismarı ile müstehcen yayınları okumaya ve izlemeye teşvik etme suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada sanığın atılı suçlar yönünden cezai ehliyetinin tam olduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporunun ve yine sanıkla katılanlar arasında gün aşırı konuşma ve mesajlaşmalara ilişkin iletişimin tespiti kayıtlarının dosya arasına alındığı, neticeten mağdurların ve katılanların beyanlarının birbiriyle ve kendi içlerinde tutarlı olması, husumet olmaması, yaş farkı gözetildiğinde mağdurlar ile sanık arasındaki telefon görüşmesi yoğunluğunun ve evde görüşme durumunun olağan akışa aykırı olması dikkate alınarak sanığın evine gelen katılan mağdurların soyunmasını isteyip arkalarına geçip dans ederek cinsel organını arka özel bölgelerine sürtmesi şeklinde sübuta eren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı, ilk derece mahkemesince iddianame anlatımında bulunmayan ve mağdurların sadece kovuşturma aşamasında beyan ettikleri sanığın kendi cinsel organını mağdurlara elle tutturması şeklindeki eylemi de dahil edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin hatalı olduğu, yine müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik suçunun tek bir hareketle birden fazla mağdura karşı gerçekleştirmesi hususu gözetilerek cezasından ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafiinin Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme ilişkin Suç Tarihinin Netleştirilmesine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Soruşturma aşamasında sanıkla ilk defa 2017 yılı sonbahar aylarında yani intikalden 3 yıl öncesinde tanıştıklarını beyan eden katılan mağdurlardan Miraç'ın kovuşturma beyanında sanığın evine ilk defa 2020 yılı şubat, mart aylarında gittiklerine yönelik anlatımda bulunduğu, böylece katılan mağdurların suç tarihlerine ilişkin çelişkili beyanları ile cinsel eylemlerin başlama tarihine ilişkin anlatımlarının olmaması nazara alındığında; mahkemece mağdurların duruşmaya usulüne uygun katılımlarının sağlanarak sanıkla tanışma tarihi hususundaki çelişkinin giderilmesi, yine cinsel eylemlerin başlama tarihi ile ne zamana kadar devam ettiğine yönelik beyanlarının alınması suretiyle, sanığın hukuki durumu ile suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Sanık Müdafii, Katılan ...
Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanığın Eyleminin Sarkıntılık Aşamasında Kalıp Kalmadığına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Soruşturma aşamasında sanığın karşısında iç çamaşırları kalacak şekilde soyunduklarını beyan eden katılan mağdurların kovuşturma beyanlarında çırılçıplak soyunduklarını ve yine sanığın da çıplak olarak cinsel organı ile özel bölgelerine temas ettiğine dair anlatımda bulunmaları karşısında mahkemece mağdurların duruşmaya usulüne uygun katılımlarının sağlandıktan sonra sanığın cinsel organıyla özel bölgelerine dokunma eyleminin çıplak şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğine dair çelişkinin giderilerek sanığın hukuki durumu ile suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafiinin Müstehcen Yayınları Okumaya Ve İzlemeye Teşvik Etme Suçu Yönünden Kurulan Hükme ilişkin Cinsel İçerikli Görüntülerin Niteliği Ve İzletme Sayısına Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Soruşturma aşamasında sanığın sadece bir defa cinsel içerikli video izlettiğini beyan eden katılan mağdurların kovuşturma beyanlarında görüntülerin erkek çocuklarına ilişkin olduğuna ve birden fazla kez izlediklerine dair anlatımda bulunmaları karşısında, mahkemece mağdurların duruşmaya usulüne uygun katılımlarının sağlanarak görüntü içeriği ve izletme sayısı hususlarındaki çelişkinin giderilerek sanığın hukuki durumu ile suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili,
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/202 Esas ve 2022/1454 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma sebeplerine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.