9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/15499 E. , 2023/826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.03.2016 tarih ve 2015/595 Esas, 2016/501 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.09.2020 tarihli ve 14-2016/188093 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirmediğini, cinsel organında kaşıntının mevcut olduğunu, bu nedenle çeşitli doktorlara gittiğini, dosyaya gelen raporların ve tanıların sanık savunmalarını destekler nitelikte olduğunu, mağdure tarafın sanığın eylemini cinsel amaçlı olarak algıladığını, oysaki sanığın cinsel amaçlı bir eyleminin bulunmadığını, gerçekleştirdiği eylemin rahatsızlığı sebebi ile olduğunu ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince; "Sanık savunmaları, katılan beyanları, sanık müdafii beyanları, katılan vekili beyanları, teşhis tutanağı, nüfus adli sicil kayıtları, adli raporlar ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde: Olay günü çocuk mağdur ...'in ikametinden çıkıp okuluna gitmek üzere otobüs durağına doğru yürüdüğü sırada, sanığın arkasından gelip cinsel organını çıkararak eliyle oynamak suretiyle mağduru takip ettiği, mağdurun, sanığın cinsel organını çıkardığını görmediğini, ancak olay tarihinden iki hafta önce de sanığın aynı şekilde kendisini aynı şekilde anlayamadığı birşeyler söyleyerek takip ettiğini beyan ettiği, dinlenen tanık .... alınan yeminli beyanında sanığın cinsel organını çıkararak mağduru takip ettiğini gördüğünü, sanığın hiçbir aşamada üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, cinsel uzvunda mantar hastalığının olduğunu ve cinsel organının devamlı kaşındığını beyan ettiği ancak dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı çocuk mağdura karşı cinsel taciz suçunu işlediği sabit görülmekle, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar durumu değerlendirilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın daha önce kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, sanığın duruşmadaki hal ve tavra cezanın geleceği üzerine yapacağı etkiler dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) bentleri uyarınca sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiş, her ne kadar sanık ifadesinde mantar hastalığı olduğunu ve kaşındığını beyan etmiş ise de dosyaya celp edilen raporlar kapsamında sanığın dışarıda bu şekilde yani cinsel organını kaşıyıp çıkartacak kadar mevcut bir rahatsızlığının bulunmadığına varılmış suçtan kurtulmak amacıyla söz konusu savunmada bulunduğu sonucuna varılmış, savunması mahkememizce kabul görmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mağdurenin dinlenilmesinden vazgeçilmesinin ardından yapılan yargılama sonucunda soruşturma aşamasında alınan ifadeye istinaden mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması ve 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinde hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabileceği hususunun düzenlenmesi karşısında, her ne kadar aynı Kanun'un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulan çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir" ifadesine yer verilmiş ise de, maddi gerçeğin aydınlatılması açısından zorunlu olduğu durumlarda mahkeme tarafından da mağdurenin tekrar dinlenebileceği nazara alınıp, aynı zamanda olayın tek tanığı konumundaki mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 236 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince temin edilerek ayrıntılı ifadesinin alınmasından, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde alınan ifadesinin okunarak taraflara söz hakkı verilip diyeceklerinin sorulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olarak görülmüştür.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.03.2016 tarih ve 2015/595 Esas, 2016/501 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, açıklanan gerekçeye göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.