9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/13721 E. , 2023/680 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; Kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdure ...'ın şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin bu mağdureye yönelik kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının mağdure ...'a yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden kurulan hüküm ile mağdureler vekilinin mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri açısından; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2015 tarihli ve 2015/130 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davalarının açıldığı,
2.Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/30 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek bu suçtan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiği, atılı diğer suçtan beraat kararları verildiği görülmüştür.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.06.2020 tarih, 14-2016/112934 sayılı kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteği;
Mağdure ... için tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı kapsamında kaldığına ve unsurları oluştuğu halde her iki mağdure yönünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği;
Sanığın mağdure ... yönünden nitelikli cinsel istismar eyleminin sübut bulduğu ve bu suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 2014 yılı Ağustos ayı içerisinde yaşları ... olan mağdureler ... ve ...'e yönelik olarak alıkoyma ve ...'a yönelik olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması isteniyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanık aşamalarda alınan değişmeyen savunmalarında; mağdure ... ile 2014 yılı Ağustos ayı içerisinde kapalı pazaryerinde giyim üzerine sergilerinin bulunduğu yerde tanıştıklarını, aynı günün akşamı mağurenin kardeşi olan diğer mağdure ...'te olmak üzere parka gittiklerini, mağdurelerin karınlarının aç olduğunu söylediklerini, kendilerine para verdiğini, parka oturdukları sırada mağdure ...'ın kendisine babasından şiddet gördüğünü, evlerine gitmek istemediğini, kendisinin yurttan ayrıldığını söylediğini, kendisinin ise eve gitmesi konusunda ısrar etmesine rağmen gitmeyeceğini söylediğini, saatin geç olduğunu, birlikte kendi rızaları ile ... ilçesinden ... ilçesi istikametine giden ... Köyü otobüsüne bindiklerini, ... ilçesinde dedesine ait bağ evine gittiklerini, kapıyı tekme atarak kırıp içeriye girdiklerini, gece yarısından sonra ... olan mağdure ...'in salonda yatttığını, mağdure ...'ın ise yatak odasına geçerek kendisini çağırdığını, kendisinin yanına giderek oturduğunu, ailesinin yanına gitmesi konusunda nasihatte bulunduğunu, ancak mağdure ...'ın kendisini tutarak kendisine çektiğini, bu esnada sevişmeye başladıklarını, mağdurenin cinsel organını sürterek seviştiğini, cinsel organının üst tarafına veya ayak arasına boşaldığını, karanlık olduğu için kan gelip gelmediğini bilmediğini, olaydan bir hafta sonra salı pazarında mağdure ...'ın yanına geldiğini, parmağındaki yüzüğü gördüğünü, sorduğunda kendisinin de nişanlandığını söylediğini, mağdure ...'ın yaşının ... olduğunu, İlçe Emniyet Müdürlüğüne geldiğinde öğrendiğini, oysa ki mağdure ...'ın beden görüntüsünün on sekiz yaş üzeri olduğunu düşündüğü için kendisi ile ilişkiye girdiğini savunmuştur.
3.Mağdure ... kovuşturma aşamasında 05.10.2015 tarihli alınan ifadesinde; her ne kadar kardeşi ... ile çarşıya gittiklerini, babasının o gün alkol kullandığını bildiklerinden eve gitmek istemediklerini, olay günü çarşıdaki kapalı pazarda tanıştığı sanık ile yanında kız kardeşi olduğu halde birlikte vakit geçirdiklerini, eve gitmek istemediklerinden sanığın kendilerini sokakta bırakamayacağını ...'te müsait ev bulunduğunu söylediğini, hep birlikte sanığın bulduğu yere gittiklerini, bulundukları yerde sanığın kendisinin rızası olmadığı halde yatağa gelerek üzerindekileri çıkartıp cinsel organını cinsel organına soktuğunu, bu olaya kendisinin hiçbir şekilde rızasının olmadığını beyan etmiş ise de, olayın akabinde sıcağı sıcağına Emniyet Müdürlüğünde alınan 23.09.2014 tarihli ifadesinde, sanıkla tanıştıktan sonra hep birlikte ...'teki bağ evine gittiklerini, sanığa kendilerinin evden kaçtıklarını söylediklerini, geceleyin sanığın yanına gelerek dudağından öptüğünü, sevişmeye başladıklarını, cinsel organını cinsel organına sokmaya çalıştığını, saınğın kendisi ile ilişkiye girmesine müsade ettiğini, ilişkiye kendisinin de rızasının bulunduğunu, ilişki esnasında kan olup olmadığını hatırlamadığını, ertesi günü de hep birlikte otostop çekerek ... ilçesine geldiklerini, durumu annesine anlatmadığını, Salı günü pazarda sanığın yanına gittiğinde parmağında yüzük olduğunu gördüğünü, sorduğunda kendisini nişanladıklarını söylediğini, kendisinin ilk kez sanık ile ilişkiye girdiğini beyan etmiştir.
Mağdurenin sonradan vermiş olduğu aile-toplum baskısına dayalı ifadesine itibar edilmemiş, sıcağı sıcağına vermiş olduğu 23.09.2014 tarihli olayla uyumlu beyanlarına mahkemece itibar edilmiştir.
4.Olayın oluşumuna dair görgü tanığı bulunmamaktadır. Mağdurenin dosya arasında mevcut 14.05.2015 muayene tarihli ... Devlet Hastanesince düzenlenen Sağlık Kurulu Raporu içeriğine göre, mağdurenin kemik yaşının on altı yaş ile uyumlu olduğunun bildirilmesi üzerine bu rapor içeriğinin açıklattırılması için yazılan müzekkereye verilen cevapta, mağdurenin muayene tarihi olan 11.05.2015 tarihindeki röntgen filmleri değerlendirilerek kemik yaşı tayini yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bu duruma göre mernis doğum tutanağı içeriğine göre de, 15.03.2000 doğumlu olan Mağdure ... ...'ün olay tarihi itibarıyla kemik yaşının on beş yaşın üzerinde olduğu maddi vaka olarak tespit edilmiştir.
5.Yine Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden aldırılan 23.09.2014 tarihli rapor içeriğine göre, mağdure ...'ın bakire olmadığının, mağdure ...'ın 23.09.2014 tarihinde yapılan muayenesinde muayene edildiği tarihten on gün öncesinde herhangi bir tarihte söz konusu yırtığın meydana gelmiş olabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
6.Sanığın aksi başka türlü delille ispat edilemeyen savunmasına göre, mağdure ... ile tanıştığında on sekiz yaşında olduğunu düşündüğünü savunmuştur. Sanığın bu savunmasının dosya arasında mevcut mağdure ...'a ait kemik yaşı tespiti içeriği ile de doğrulandığı görülmüştür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükmü incelendiğinde, "(2) bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır" şeklindeki düzenleme karşısında sanığın mağdure ...'ın yaşı konusunda hataya düştüğü kanaatine mahkememizce varılmıştır. Zira mağdure ile sanığın ilk kez olay tarihinde karşılaştıkları ve tanıştıkları, sanığın mağdureyi daha önceden tanımadığı, sanık savunmasını doğrular mağdure ...'a ait kemik yaşı tespiti raporu mağdure ...'ın olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu 23.09.2014 tarihli ifadesi ile mağdure ...'in aşamalarda sanık savunmasını doğrular nitelikte vermiş olduğu beyanları bir bütün olarak ele alındığında sanığın cinsel saldırı suçundan dolayı hata hükümlerinden faydalanmasının gerekeceği hususunun daha adaletli olacağı kanaatine varılmıştır. Bu haliyle sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin hata hükümleri de gözetilerek vasıf değiştirerek 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde ifadesini bulan "Reşit olmayanla cinsel ilişki" suçuna dönüşmüştür. 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesindeki suçun takibinin ise şikayete tabi olup yine aynı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca "Bu suç hakkında yetkili kimse 6 ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz" hükmü gözetildiğinde mağdure ...'ın soruşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmaması ve sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ötürü yetkili olan mağdure ...'ın süresinde de dosyaya yansımış bir şikayetinin bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı mağdure ...'a yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ötürü açılan kamu davasının vaki şikayet yokluğu nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdureler Vekilinin Mağdure ...'a Yönelik Suçlar İçin Temyiz İstemi Yönünden
Kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdure ...'ın şikayetçi olmadığı ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, mağdure ...'a yönelik suçlar yönünden vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Mağdureler Vekilinin Mağdure ...'e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Mağdure ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre sanık hakkında mahkemece kabul ve takdir kılınan düşme ve beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunmuş ve bu nedenlerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
1.Mağdureler Vekilinin Mağdure ...'a Yönelik Suçlar İçin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.O Yer Cumhuriyet Savcısının Mağdure ...'a Yönelik Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ile Mağdureler Vekilinin Mağdure ...'e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/30 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile mağdureler vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile mağdureler vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.